29 Ocak 2015 Perşembe

Sinemada Neden Patlamış Mısır Yenir?


 Maliyeti 5 tl bile olmayan büyük boy bir kova mısıra 15-20 tl veririz, enayi miyiz? -Eveeetttt.. Artık almayacağız değil mi? - Hayıııırrrrr..

Sinema izlemek halk günlerinde 7 tl iken, bir kova mısıra 15-20 tl vermek oyunculara da haksızlıktır, kulaklarını çınlatırım, bu olaya dur desinler! :P 

Sinema sektörü içinde daha çok kazanan bir 'market işletmesi' sektörü var, sektör içinde sektör yaratmak..

Peki hiç düşündünüz mü? sinemada patlamış mısır yeme geleneği nereden geliyor? Neden sinemada hamburger, karışık çerez, döner,  lahmacun ya da çiğköfte yemiyoruz?  -sanki satan var..

Yukarıda belirttiğim gıdalar koku, hızlı hazırlanış, raf ömrü, bozulmama özellikleri bakımından sinemada tüketilmeye uygun değildir. Kuruyemiş tarzı gıdaların, sinemada yenilmesi de kabuklarının dağılacağını düşündüğümüzde, sinemada temizlik için harcanacak ekstra bir zaman kaybı oluşturacaktır.

Mısırın, kâr oranı yüksek ve tarımda üretimi kolaydır. Yapılması çok kısa bir zamanda olur.

Kolaylık ve' kazandırılmış alışkanlık'  nedenleri ile sinemada patlamış mısır yenilmektedir.

Bilseniz iyi olur;

 İlk bildiğimiz sinemayı icat edenler, 1845 yılında 11 kg'lık sinema sektörleriyle Augustus ve Louis Lumiere Kardeşlerdir.






Markantalya Mantı Keyfi


Markantalya'da yemek yemek zorunda kaldığım zamanlarda, genelde mantı keyfi'ni tercihe diyorum. Buharda pişmiş mantı damak tadıma uygun geliyor.

Dün de öyle düşünerek, Mantı Keyfinden 'buharda pişmiş dana etli mantı' aldım, ancak eti hiç pişmiş değildi, mantı ağızda dağılmayacak kadar sertti. Et mantısında pek de başarılı olamamışlar, buradan okurlarsa bunlara dikkat etmelerini tavsiye ederim, pişmemiş bir yiyeceği servis etmek doğru değildir, gerekir ise müşteriye verilmeden önce mevcut pişmiş olanları çalışanlar tadına bakarak kontrol etmelidirler.

'En iyi mantıyı anneler yapar, sonra biz' sloganları gereği pişmemiş mantıya rağmen kendilerini hoş karşılıyorum, dürüstlüğü severim. :) bana 'iyi pişmiş bir mantı' borçları var. :)

'Nerede Ne Yenir?/Yenmez'  konulu fikir yazılarınızı nesetuanacom@gmail.com' a gönderebilirsiniz.



Brokolinin Faydaları


Brokoli, hücre yapısını koruyan bir gıdadır, kanser hastalığına karşı vücudu korur. Düzenli tüketenlerde hücre yapısının bozulmadığı tespit edilmiştir.

Kolesterolü düşürür, kalsiyom bakımından da zengin olduğu için vücutta biriken toksinlerin atılmasında yardımcıdır.

C ve D vitaminleri deposudur.

Bir güneş ülkesinde yaşamamıza rağmen Türkiye, en çok D vitamini eksikliğinin yaşandığı ülkelerdendir. Güneş ve brokoli ile D vitamini eksikliğinizi tamamlayabilirsiniz.

Yiyin işte iyi bir şey. :)



Brokoliyi güzelce yıkadıktan sonra yapraklarını da atmadan haşlıyorum. Bazen içerisine bir kaç havuç dilimi atıyorum. Dağılmayacak şekilde haşladıktan sonra çok az sarımsaklı yoğurt üzerine döküp servis ediyorum.

Kolay ve oldukça sağlıklı bir besin.

Brokoli kaç kaloridir?

150 gram brokoli 39 kaloridir.

150 gram brokoli için besin değerleri;






28 Ocak 2015 Çarşamba

Tantitoni Termos


Fiyatı 39.90 tl.

2,5 litrelik çelik bir termosum vardı, evde sinema keyfi yaparken sürekli mutfağa çay makinesine gitmek yerine termosa doldurur içeriye getirirdim, uzun yolculuklarda da epeyi işe yarıyordu ama 2,5 litre olduğu için dev gibi birşeydi, dün Markantalya Tantintoni'de bu pembişi görünce yapıştım ve kardeşim bana aldı. :)

Dev termosum ile takas ettik. Aslında kalite olarak değil de renk olarak baktım duruma, umarım pişman olmam..

Henüz denemedim, cam hazneli olduğu için çelik termosa göre kullanımı biraz daha zor, düşünce içindeki cam paramparça oluyor ki daha önce aldığımız 2 tane cam hazneli termosumuz kırıldı.

Bu renk çok şirin, mutfağımdaki küçük aletler de hep pembe.. Tantintoninin Pempiş termosu da aralarına katıldı, kullandıktan sonra yorumumu da yazarım..

Bir de bazen internet sitelerinde ürünler mağazalardan daha ucuza satılıyor, kızıyorum.. Sonra neden bizden değil de internetten alıyorsunuz diyorlar. En içten dileklerim ile ayıplıyorum kendilerini.. :)



Tantitoni Termos, Tantitoni Pembe Termos, Pembe Termos, Termos, Cam Hazneli Termos, Tantitoni Termos Kulllanan, Tantitoni Termos Kullananlar, Pembe Mutfak Aksesuarları

Ebabil Kitap




Televizyon kanallarında reklamı dönen dua kitapları var, birisini tesadüfen görüp içeriğini beğendiğim için telefon ile aradım ve müşteri temsilcisinin arayıp adresimi öğrenmesi için kaydımı oluşturdum.

 Ertesi gün Ebabil kitap firması olduğunu anladığım kitabevinin müşteri temsilcisi, tv reklamlarında 11.90 tl olarak yalan bilgi verdiği kitabın kargosu ile 20 tl olduğunu söyledi, onu kabul edip, ses çıkarmadan 'tamam, kitap içeriğini beğendim' diyerek gönderim için adresimi verdim.


Adres verdikten sonra sürekli 'inşallah, maşallah, hakkınızı helal edin, allah razı olsun, hayırlısı olsun, çok şükür, Allahın izni ile' diye her cümlesinde 'ben dindarım' etkisi yaratmaya çalışan müşteri temsilcisi bayan, birden 'hakkınızı helal edin ben size 5 kitap, 3 kitap daha göndereyim 60 tl olsun, 5 daha göndereyim 100 tl olsun dağıtın çevrenizdekilere, sevaptır..' dediğinde dumur olmakla beraber 'hayır, benim sadece 20 tl' m var'  diyerek parasız moduna girdim, Allah'ın adını ticari işleri için kullanan firma müşteri temsilcisi 'paran yoksa biz sana gönderelim'  hani kitap dağıtmaya sevaptır dedi ya.. demek yerine 'ya allah rızası için alacaksınız bu devirde nelere 60, 100 tl vermiyoruz biz' deyince..

bana dediya bana.. hem de bana.. :D 

'Ben diğer kitabı da almıyorum hadi hadi..sizin gibiler yüzünden insanlar müslümanlıktan soğuyor.. hadi hadi 'dedim. Ben suratına telefonu kapatırken kadın hâlâ kitap fiyatları sayıyordu..

Dini kullanıp maddiyat sağlamaya çalışan insanların kökünü kazımak isterim!

5 vakit namaz kılarım, yolculuğa çıktığımda kılmadığım namazlar olur kendime söylenirim,  kapalı değilim, bir hafıza eşdeğerde kuran-ı kerimi okurum, dış görünüşüme baktığınızda bunları kesinlikle anlayamazsınız. İnsanları dini inançlarına göre sınıflandırmam, 'şu namaz kılıyor, bu kılmıyor, bu dindar, bu değil' diye konuşan, insanları sınıflandıran biri varsa 'her kim olursa olsun' onu silerim, arkadaşlık etmem, hayatımda bir rolü olamaz.

Aynı şekilde Allah'ın adını ticari işlerinde kullananların başını ezerim!! böyle insanları farkettiğimde işini bozmadan onu silmem!

Televizyonlarda çıkan reklamlardan kitap almayın, benim gibi işten güçten dışarı çıkacak vakit bulamayanlar da tanınmış kitapevlerinin internet sitelerinden alım yapsınlar..

Ebabil kitapevini kara listeye aldım, siz de alın efendim.. Denedim yorumladım, aklınızda bulunsun..


Ebabil, Ebabil Kitabevi, Dini Sömürenler, Ebabil Kitap, Televizyonda Satılan Kitaplar, ebabil kitap namazı sevdiren kitap,  ebabil kitap esmaül hüsna

22 Ocak 2015 Perşembe

Kahvaltı Nasıl Yapılır?


Farkettim ki hiç yazılarıma günaydın, iyi geceler, merhaba diyerek başlamamışım ne ayıp.. :)
Günaydın.. Sabah 07.30'dakalkan birisi için oldukça geç kalmış bir günaydın..

Geçen haftanın aksine birkaç gündür ve bugün Antalya'da çok sıcak, şirin bir güneşli hava var, iyi ki Antalya'da yaşıyorum, güneşsiz, denizsiz 'sevdiklerimsiz' yaşanmaz..

Fotoğraf haziran 2014 yazından kalma..Zamanın niye bu kadar çabuk geçtiğini irdeliyorum, zaman çok mutlu, çok çalışan, çok sabırlı, çok ılımlı, çok sakin insanlara daha hızlı geçiyor belki de..

Yaz mevsimini çok özledim, bu kadar kış yeter, yaz gelebilir mi lütfen?



 Kahvaltı en önemli öğünümüzdür, en iyi beslendiğiniz öğün olmasına dikkat edin, haftada en az 3 kere  yumurta yiyin. Kibrit kutusu büyüklüğünde bir peynir, en az 6 zeytin, 4-5 adet ceviz için günlük kahvaltı ihtiyacınızı karşılayacaktır.

15 Ocak 2015 Perşembe

Yağdır Mevlam Kar

(Isparta-Davrazdayım)

 Hava kaç derece bilmiyorum, Antalya'da son 10 yılda görmediğim garip bir mevsim yaşanıyor, soğuk! 
Güneşe sarılamadığım zamanlar beni ürkütür, ürkmekteyim! 

Sevgili iki gözüm Antalya, biliyorum ki en geç 2 gün sonra güneş ile yüzümüze gülümsemeye başlayacaksın. Sulu sulu şakalarını kesmeni diliyorum, bilesin ki bitkilerimin sana çok ihtiyacı var, kapalı balkonda, senin gelmeni dört gözle bekliyorlar.. 



Sevgili Antalya, sen Isparta değilsin, bırak kar yağdırır gibi soğuk 'yar-dır-ma-yı..'

Sebze pazarını karıştırmak için dışarı gidiyorum ya kocam beni lahanaya çeviriyor, bunu da giy, bu ince onu da giy şunu da giy  üşüme.. 
Hava soğuk, içimiz sıcak. ellerimiz üşürken kalbimiz ısıtır, eritir karları..

Saçlarım uzun ya aklım kısa değil ki. Arada bir kel oluyorum, bir günlük 'bu saç benim' oyunumuz var. Bugün benim başım kel, eşimin saçlar kızıl.. Sevgili eşim, eş nedir ? düzeltirim cümleyi 'kocam'..  ve seslenirim; 'Dünyam, dünyam..' seslerin çınlar kulaklarımda.. 'sus' bakiyim.. Sözümün kesilmesinden mütevellit saçlarımı geri isteyebilirim..

Şimdi saçım kel.. 'Saçım kel olunca aklım kısa olur mu?' cümlesindeki 'ayrıntı bozukluğunu' bulmanızı isterim. Anlam bozukluğu nedir ki? Biri ona 'anlam bozukluğu' dedi diye öyle olduğu nasıl doğruluk kazanır? Sorgulamayan beyin, deyimlerden ibrettir, biri söyler sen senelerce tekrar eder durursun.. Mösyö, yaratıcılık nerede? beyin sorgulanır mı? Günde ikibinüçyüzellibeş kere herşeyi sorgulayıp merak etmekteyim. Hayır, hayır insaları değil..

Sevgili beynim, seni severim..


Nerede kalmıştık? Antalya soğuk.. Ben zaten her zaman üşürüm. Kış dediğin dergileri karıştırıp, kestane yemek olsun istemem, yazmak isterim.

 İnstagram'da herkes zengin, hey dostum  zengin nesil geliyor, gelmiş.. Zenginlik dediğin 2 bardak sıcak süt. Ahh elektrikler kesik, ocağım indüksiyonlu.. Sütü mum ile de ısıtırız.. Dostum indüksiyonlu ocak bir harika..




Hava soğuk, portakalın kilosu 1 tl, greyfurt'un kilosu 1 tl nin yarısı, alın yiyin alamayana alın verin, 1 tl belki sizi bin türlü beladan kurtarır.

Para üstü 10 kuruş kalınca almadan çıkıyorsunuz değil mi? Ben alıyorum ya, 10 kuruşları attığım kumbaramda  100 tl para birikmiş, bilmenizi isterim. Faizi ile iade edilecek ise operasyonsuz, devlet eliyle el konulmasını isterim.

Gazeteler dedikoducu mahalle sakinleri gibi, gruplaşmaya girişmişler. Dedem çalışmayan insanların dedikodu yaptığını söylerdi hep, doğrudur efendim. Özgürlükçü olmayan gazete para kuklasıdır, tez ilk sayfaları kesile..

Hakkı gaspedilmiş her bireye adalet isterim!

Ben bu konuya nereden geldim? Meyve yiyim.. Şey..Antalya'da hava soğuk, yağmur çok yağıyor, yağmurlu havalar sıcak evinde oturan ben için bir harika ama kendimle ilgilenmediğim zamanlar oluyor, bu havada dışarıda kalanlar ne yapar? Aklım.. beni üzmek istemen bir harika, takdire şayansın.. üzülmek dediğin nefisle taçlandırıldığında kısa süren bir tatil.. Merhaba nefsim unuttun mu?.. 

Nar geldi, bana müsade..















8 Ocak 2015 Perşembe

Kanal Tedavisi Sonrası Yüzde Şişlik



Geçen hafta pazartesi günü gece randevusu ile gittiğim özel diş hekimi,  dişlerimi rvg (az birradyasyon ile çekilen röntgen görüntüsünün bilgisayara verilmesi)  ile kontrol ettikten sonra sağ alt, ilk sıra azı dişimde düşen minik dolgu altında köke kadar ulaşmış olan bir çürük oluştuğunu söyledi. Takibinde kanal tedavisine hemen başlamak için uyuşturucu iğneleri yaptı.

Yapanlar bilir, iğnenin etkisi başladığında tükürüklerinizi kontrol edemez, yanağınız balon gibi şişmiş ve herkes bunu görüyor gibi hissedersiniz, tedavi başladığında artık ağzınızdan değil burnunuzdan nefes almanız gerekir, aksi durumda mide bulantınız başlar.

(Görsel: ADÜ diş hekimliği fakültesi)

Hayatımda ilk defa dişçide burnumdan nefes alarak mide bulantımı yenmiş olmama rağmen bu kanal tedavisi benim için çok sağlıklı geçmedi. Çene kemiğimde ilk günlerde oldukça belirgin olan bir şişlik oluştu, ilaçları düzenli kullanmış olmama rağmen hâlâ dokunduğumda şişkinliği hissediyorum. Bugün 10. günü. Kanal tedavisi sonrası ilk 10-15 günde yanak ve yüzde şişkinlik olması normal, sonuçta vucüdunuzdan bir uzuv kopuyor, bu süreçte ağrının ya da şişkinliğin sebebini bu yüzden tam olarak anlayamıyorsunuz.

Diş hekimim 3 gün önceki son kontrolde yine ilaçlara devam etmem gerektiğini söylerek, bir kaç rvg alımından sonra duruma anlam veremeyip şişkinlik için olabilecek ihtimalleri sıralayıp, geçici dolgu ile dişimi kapattı. İlaçlara devam etmemi, şişkinliğin inmmemesi durumunda dişe alttan bir kesi atıp 'apikal rezeksiyon' yapacağını söyledi. Apikal rezeksiyon; kanal tedavisi yapılan diş köküne çene kemiği üzerinden direk kesi atılarak, kökün temizlenip kapatılması şeklinde küçük bir diş ameliyatı.

Ancak sorun şu ki kanal tedavisi yapılan dişimde kök ağrıları 1 haftada geçtikten sonra şimdi hiç bir ağrı, sizlama, sıcak ya da soğuk gıda alımlarından sonrada hiçbir şekilde ağrı yok, yani diş kemiğimdeki şişliğin dişim ile ilgili olduğunu düşünmüyorum, ki diş hekimim anlamadığı için bir kaç kez çekip baktığı rvg'm sonrası diş kemiğimin sertleştiğini kendisi söyledi. Daha çok yapılan uyuşturucu iğnelerden kaynaklı çene kemiğimin kendini korumaya alıp sertleştiğini düşünüyorum. Yarın farklı birdiş hekimine de gideceğim.

Bir hastalık olduğunda doktora gittikten sonra bütün tıp kitaplarını, kaynaklarını karıştırıp söylenen tanıyı araştırır, öğrendiklerimi aklıma not edip 2. randevuya doktoru terletecek bir sürü soru ile giderim. Genelde 'sen bayağı araştırma yapmışsın' diyerek bilmedikleri soruları kahkahaları ile bastırırlar. Alanı ile ilgili bir  soru sorduğumda onu bilmemesine rağmen o işten para kazanan insanların haram kazandığına inanırım her zaman..

Kusura bakmasınlar -isterse baksınlar umrumda değil- ama tıp alanında öyle garip olaylar ile karşılaştım ki bir hastalık olduğunda araştırmadan hiç bir şekilde hiç bir doktora güvenmiyorum, kardeşimi hiç sahip olmadığı bir hastalıktan sırf para kazanmak için ameliyat masasına yatırmaya kalkan da uzman bir doktordu.. en yakın arkadaşımı hastalığı ile alakasız bir tedavi uygulayıp her seansta cebini dolduran da uzman bir doktordu.. şikayet edildikleri zaman herşeyi kılıfına uydurmayı da bildiler..

Yani asla 1 doktora güvenmeyin, bir kaç doktora danışın ve her zaman herşeyi araştırın hiçbir şeye körü körüne inanmayın..

Bu yazım 'doktorlara' laf sokuşturmacası ile başlayarak,  'işini düzgün yapmayan herkese ulaşsın efendim..

Kanal Tedavisi Sonrası Yüzde Şişlik, Kanal Tedavisi Sonrası Ağrı, Kanal Tedavisi Sonrası Ağrı Nasıl Geçer?, Kanal Tedavisi Sonrası Dişte Hassasiyet, Apikal Rezeksiyon, Apikal Rezeksiyon Nedir?, Apikal Rezeksiyon Yaptıranlar, Diş Hekimi Antalya, Kanal Tedavisinden Sonra Ağrı Olur Mu?, Çürük Diş, Diş Röntgeni, RVG, Rvg, Kanal Tedavisi, Kanal Tedavisi Antalya, Diş Hekimleri, Diş Hekimi, Antalya Diş Hekimleri



5 Ocak 2015 Pazartesi

Gece Çorba İçmek Kilo Aldırır mı?

(Üzerine rende kaşar döktüğüm dometesli çorbam)

Birşeye 'kesinlikle olur' demeyi hiçbir şey için uygun bulmuyorum.

Gece Çorba İçmek Kilo Aldırır mı? Aldırmaz mı? 

Şekil N ben, günde 5 öğün yemek yiyen bir insanım, normal tombik (bu nasıl normal ise :) )  bir insanın 1 öğünde yediğini 5'e 6'ya bölerek yemek yiyorum, bunu özellikle yapıyorum sanmayın, genetik ve kazanılmış alışkanlıklar ile midem daha fazlasını kabul etmiyor. Gece çorba da içerim, yemek de yerim. 48 kiloluk bedenimi muhafaza da ederim.Allah bir hastalık vermez ise böyle devam ederim.. :F

Her gıda kilo yapabilir. 'Gece çorba içmek kilo yapmaz efendim' diyen her kim varsa yalan söylüyordur, bahane arayıp kendinizi buna inandırarak  içmeyin!

Gıdalar doğru ve vücut kimyasına uygun tüketilmediği zaman kilo da yapar hastalık da..

Hani bir de 1 tanecik domatesi kaynatıp içine şehriye atıp pişiremediğiniz için alıp içtiğiniz, 'hiçbir katkı maddesi içermez' yazan o hazır çorbalar var ya hepsinde katkı maddesi var, raf ömrünü uzatmanın başka çaresi yok.. Aksini belge ile açıklayabilecek hazır çorba firmalarına selam iletirim.