12 Mart 2013 Salı

Üvey Anneden Kalan Miras


 Sumru hanımın ilk evliliği. bir erkek çocuğu var, adı Uğur. Uğur 6 yaşında iken babası yurt dışına iş seyahatine gidiyor ve bindiği uçak düşüyor. Kayıtlı bütün yolcuların naaşlarına ulaşıldığı halde uğur'un babası Selim beyin cesedi bulunamıyor. Ceset bulanamayınca yıllar süren hukuki bir süreçten sonra öldü kabul ediliyor ve eşi dul olarak kayıtlara geçiyor. Uğur 10 yaşına geldiğinde, yani 5 yıl sonra annesi Sumru hanım 2 çocuğu olan ve eşinden boşanmış Ahmet bey ile ikinci evliliğini yapıyor. Uğur, anneanne ve dedesi ile yaşamaya başlıyor. Bu evlilikten 2 hafta sonra uçak kazasında öldüğü düşünülen ancak cesedi bulanamayan, Uğur'un babası Selim Bey çıkıp geliyor, kaza sırasında yüzüğün bir yanı tamami ile yanmış, 4 yıl süre ile hafıza kaybı ile yatalak olarak bir köy evinde yatmış.


Dava konusu olayın gerçekleştiği yıl 1980' dir. Dönemi düşünecek olursak, medya ve tv kanalları günümüzdeki kadar hızlı, yaygın ve en önemlisi teknolojik kaynaklara sahip değildir. Selim bey 5 yılı yatalak ve hafızası kayıp geçirdiği için ailesine ulaşamamıştır.

Selim bey, eşi Sumru Hanımın evlendiğini duyunca oğlunu almak istiyor. Ancak Sumru Hanımın babası ve annesi, Selim beyin Uğur'u kendi memleketi olan Katara (Suudi Arabistan)  götüreceğini ve bir daha getirmeyeceğini düşünerek Uğur'u babasına vermiyorlar.


Burada hikâyeyi bölüp araya giriyorum; kanunlarca 'öldü' kabul edilen bir şahsın geri gelmesi durumunda nikahlanan eş ile boşanmış sayılır. Yeniden evlenmek için nikah yapan eşin mahkemeye başvurarak tekrar boşanması gerekir. Aynı gün içinde evliliklere yapılan itirazlarda boşanma aynı gün resmi olarak gerçekleşir. (aynı gün maddesini unutmayalım.)

Selim bey, hukuki yollarla yaşadığını kanıtladıktan sonra oğlunu sahte bir pasaport ile yurt dışına kaçırır. Sumru hanım 15 yıllık hukuk mücadelesine rağmen oğlunu bulamaz, ikinci eşinin ilk evliliğinden olan bir kız, bir erkek çocuğu kendi nüfüsuna alır, Kimliklerinde Anne adı olarak,  Sumru Hanımın adı yer alır. Ek olarak Sumru hanımın ilk eşinden kalma işletmelerini yönetmesi için nüfusuna geçirdiği üvey çocuklarına ve 2. eşi Ahmet beyi vasileri tayin eder.

Oğlu Uğur 25 yaşında iken Sumru hanım kalp krizi geçirerek vefat eder. Üvey çocukları ve 2. eşi cenazeye katılmazlar.

 2. eşi Ahmet bey Sumru hanımın ölümünden 5 gün sonra yeni bir evlilik yapar.

Sumru Hanımın anne ve babası ölümünden 10 gün sonra Uğuru özel bir dedektif yardımı ile nihayet bulurlar. Uğur annesinin başka bir adam için kendisini bıraktığını düşünerek hiç aramamıştır. Sumru hanımın anne ve babası, Ahmet beyin Sumru hanımın ölümünden 5 gün yaptığı evliliğe ve cenazeye katılmamalarına  içerleyerek mirasın bir hayır kurumuna verilmesi için dava açarlar.

Sumru hanımın üstüne kayıtlı bulunan 32 gayrimenkul ve 3 milyon değerindeki mücevher vardır.

Buna göre; miras haklarında 'vasiyet olmadığı sürece,' 1. dereceden kan bağı bulunan herkes kanuni mirascıdır. 

Anlattığım hikâyede Sumru Hanımın malları 1. eşinden edinilmiş mallardır, ancak 1. eş zengin olduğu için malların iadesini talep etmemiştir. Sumru hanım,  kan bağının miras üzerindeki etkisini bildiği için 2. eşinin çocuklarını nüfusta üzerine almıştır. Ancak Sumru hanımın mirası Selim bey ile evli iken edinildiği için Selim bey de hukuki olarak mirastan hak talep edebilir. Resmi kayıtlara göre de Sumru hanım ev hanımıdır, evliliğinden önce çerçi bir babanın kızı olarak yoksul bir hayat sürmüştür. Dolayısı ile babadan gelen veya değer getirici etkisi bulunan geçmişten gelen bir serveti de yoktur.

Davaya göre, Ölüm ani gerçekleştiğinden, Sumru hanım avukat ve doktor eşliğinde vasiyetini bildirirken yoğun bakıma alınmış ve hayatını kaybetmiştir. Doktor ve Avukatın şahitliğine göre; Sumru Hanım 32 gayri menkulünden gelen kira bedellerini 10 yıl süre ile adını belirttiği hayır kurumuna aktarılması şartı ile İlk eşi Selim'e, geri kalan 3 milyon değerindeki mücevherleri ve resmi olarak kayıt dışı olan, Sumru hanımın annesine emanet edilen 200 bin tl'yi  Öz oğlu Uğur'a bırakmıştır. Avukat ve doktor şahitliği olan ancak kağıt üzerinde imzalandırılarak tastik edilmiş bir belge olmadığından avukat ve doktorun şahitliği yeterli değildir.

Vasiyet söz ile belirtilirken kamera kaydı alabilirdi.

Sumru Hanımın 1. eşi Selim Bey ve Öz Oğlu Uğur mirasın tamamının hayır kurumuna aktarılması için mirastan hak talep etmişlerdir. Durumdan haberdar olan üvey çocuklar ve 2. eş Ahmet bey, Sumru hanımın 32 gayrimenkul ve 3 milyon değerindeki mücevherlerini, vasi tayin edilmelerini kullanarak satışa çıkarmışlardır.

Neşe Tuana / Hukuku Bilmek Gerek



Konunun devamını 19.03.2013 de yazacağım..




Üvey Anneden Kalan Miras, Annenin Üvey Evlatları Anneden Mirasçı Olabilirler Mi?, Miras Hukuku Mal Paylaşımı, Vasiyeti Yazılmamış Miraslar, Aynı Gün Boşanma, Öz Ve Üvey Evlatlar Arası Mal Paylaşımı


Hiç yorum yok: