5 Ocak 2012 Perşembe

Bisiklete Binmeyi Bilmeyen Kız





Bisiklet sürmeyi bilmezdim ben. kızların bisiklet sürmesi ayıptı.

Babam, yalnızca erkek çocuklarının bisiklete binmesine izin verirdi, yalnızca onlara sarılırdı işten geldiğinde..
Kızlarına sarılan babaları görünce kıskanırdım mesela, anlayamazdım neden sarıldıklarını..

………..

Babamın işe gittiği günler, bahçe avlusuna abilerimin bıraktığı bisikleti gizlice dışarı çıkarır, başka mahallelere götürüp sürmeye çalışırdım. Bazı babalar yeni bisiklet sürmeyi öğrenen çocuklarına küçük destek tekerlekler alırdı, kıskanırdım o çocukları..


Bir keresinde yine bisikleti gizlice dışarı çıkarıp uzak mahallelere sürmek için götürdüm, mahalle arasında sürerken, bisikleti durduramayıp mahalle arasından çıkıp otoyola dalmıştım, aniden önüme büyük bir otobüs çıktı ve şöför son anda fren yaparak kıl payı otobüsü durdurdu. Otobüsün önünde kalmıştım, otobüs şöförü bana söylenirken ben salya sümük ağlıyordum.

Kimseye söylemedim bunu..

O günden sonra bir daha bisiklete de binemedim.

Canımı kurtarırken, umutlarımı, çocukluk hayallerimi öylece o otobüsün önünde bıraktım.. Hayallerimin peşinden koşmak için omuzlarım eğilmişti belki de tembeldim, yapamadım..


Neşe Tuana ‘Şilan’ için yazdı.

Bisiklete Binmeyi Bilmeyen Kız, Neşe Tuana

Hiç yorum yok: