30 Mart 2011 Çarşamba

Saç Bakım Yağları - Harem Saç Bakım Yağı


Uzun bir süredir saç bakım yağı arıyordum. İnternetten araştırırken HAREMS 'in ürünlerini keşfettim. Daha önce kuaförümün de kullandığını görmüştüm ama kuaförün ıslak saça uygulama şeklini beğenmediğim için satın almak istememiştim.

Harems'in sitesini görünce direk dağıtıcı firmadan almanın daha uygun olacağını düşündüm ve aldım. Saç bakım yağı bugün bana ulaştı, kargo ödemesi ile ilgili ufak bir sıkıntı olmuştu. Kargo ücretini bir yanlışlıktan dolayı yine ödemek zorunda kaldım, firmayı bilgilendirdiğimde hemen arayıp ilgilendiler, karışıklık olduğunu istersem ücreti iade edebileceklerini veya kargo ücretini ödemeden cilt maskesi ürünlerinden gönderebileceklerini söylediler. Ne şanslıyım, yine 4 ayak üstüne düştüm. :) Firmaya teşekkür ederim.

Bu arada saç bakım yağını hemen denedim. Sprey şeklinde bir uygulaması var. Kuru saça masaj ile uygulayarak, 2 saat bekletiyorsunuz. İçerisinde; Badem Yağı, Susam Yağı, Ceviz Yağı, Defne Tohumu Yağı, Isırgan Yağı, Hint Yağı, Jojoba Yağı, Fındık Yağı, Menekşe Yağı, Ylang Ylang Yağı, Çam Terebentin, Lavanta Yağı, Sarımsak Yağı, Hindistan Cevizi Yağı, Zeytin Yağı, Buğday yer alıyor.

Özellikle Saç dökülmesi, kepek sorunu olanlar  mutlaka denemeliler. Fiyatı da oldukça uygun. 125 ml 15 tl.

Bu arada almak, incelemek, bilgi edinmek isteyenler için;  Harems Ottoman TIK TIK.. 

Sitede Saç Bakım yağlarının dışında, bitkisel şampuanlar, cilt maskeleri, masaj yağları, vücut bakım yağları da yer alıyor. Denedim yorumladım, incelemeden geçmeyelim efendim. :)

Saç Bakım Yağları - Harem Saç Bakım Yağı, Saç Bakım Yağı Nereden Alınır?, Saç Bakım Yağı Kullanıcı Yorumları

29 Mart 2011 Salı

Saksıda Soğan Ve Patlıcan Yetiştirme


Manavdan aldığım soğanların tadı bozuldu, pazardan aldıklarım daha güzel ama sebze-meyve pazarının da iki bölümü var. Bir bölümünde manav ürünleri satılıyor, diğer bölümü köylülere ayrılmış, köyünde ev bahçesinde ne yetiştirmişe onu getirip satıyor. Diğer satıcıların sebzeleri gibi gösterişli ve iri değiller ama hem tad bakımından hem de sağlık açısından daha kaliteli oldukları kesin, tecrube ile sabittir.

Soğanların tadı kalmayınca bu yıl yine balkonda sebze yetiştirmeye giriştim. Kıskacık soğanlardan ektiğim soğanlar hızla büyüyor, yemeklere katmak istediğimde saksıdan koparıyorum, bunları da geçen hafta gelişi güzel  ekmiştim, soğan sık dikilmeyi sevmez ama bunlar yerini sevdi ve hızlı yeşil dallarını uzatmaya başladılar, tohum vermelerini istiyorum..

Bu arada toprağa bir miktar organik gübre karıştırdım. Fiyatına gelince; Organik gübrenin 5 kilosunu 9 tl ye aldım. Ağır koktuğunu duymuştum ama hayvan gübresi gibi değil, bitkileri yakmadan besliyor, ayrıca haftada bir yumurta kaynayılan su ike suluyorum. 2 haftada 1 defa da yumurta kbuklarını kum gibi ezerek topraklarına karıştırıyorum, kabuklardaki kalsiyum yeşil yapraklarını güçlendiriyor. Bir de fotoğrafta kalpli alanda yer alan küçük yaprak patlıcan fidesi.. Orada nasıl yetişir bilmiyorum, daha önce saksıda patlıcan denememiştim, ama ekenleri görünce ben de denemek istedim.

Pazar günü bahçe düzenledik, biber, bamya, domates, marul, nane, maydanoz.. daha adı aklıma gelmeyen bir sürü tohum ve fide ektik, ama ben öyle dalmışım ki fotoğraflamayı bile unuttum. Diğer hafta fotoğrafları da eklerim.

Bu arada kocaman 2 tane sarmaşık gül aldım. Hedefim yukarıdaki resim.. Daha sadece dallardan ibaret olan gülüm fotoğraftaki gibi kapıya sarılır umarım.. Bu kapıyı ve gülleri çok sevdim.. En azından dallarından koparılmadan 'yaşayarak' güzel bir görüntü sağlıyorlar.


Geçen hafta pazarda annem biber fidanı alırken satıcı  teyze bana da 'kadife çiçeği' fidanı hediye etti. Saksıya ektim, minik bir çiçek verdi. Yaprakları bile çok güzel kokuyor. Ama nedense bu çiçeği pek seven yok. Niye ki?

Bu arada lale arıyorum ama hiç biryerde bulamıyorum, internette de yalnızca soğanları satılıyor, çiçekli olanları yok. Haftaya da Koçtaş'a bakmak lazım.. Çok çalışmam gerekiyor çok.. :)


Saksıda Soğan Ve Patlıcan Yetiştirme, Saksıda Yeşil Soğan Yetiştirme, Saksıda Sebze Yetiştirme

28 Mart 2011 Pazartesi

Tülin Şahin Saç Rengi


Koleston markası  diğer boyalaraa nazaran saç tellerinin içerisine derinlemesine işliyor ve 4 haftaya kadar parlak, kalıcı bir renk veriyor. Özellikle saç beyazlarının kapanmasını isteyenler için iyi bir boya markası.

Koleston saç boyalarının 'reklam yüzü değil reklam saçı' Tülin Şahin. :) Ne kadar bakımla kapatılmaya çalışılsa da Tülin Şahin'in saçları biraz bakımsız görünüyor sanki? Ya da fotoğraflarda bir sorun var..

Koleston boyalarının kalıcılığı tartışılmaz ama bu boyalarla saçınızı bir defa boyadıkta sonra başka bir saç rengine geçerken saçı çok yıpratıyor.


Koleston boyaların kızıl boya serilerinin hepsi çok kaliteli, diğer boyalar gibi rengi çabuk solup turunculaşma yapmıyor, sürekli parlak bir görünüm veriyor. ama bir dezavatjı var, amokyaklı bütün boyalar gibi onun da ağır bir kokusu var..

Boya markaları reklam yüzü ya da saçları olarak sürekli ünlüleri karşımıza çıkarmak yerine halktan birilerini gösterseler daha güzel olmaz mıydı? Reklam çalışmaarında buna da yer verirlerse daha çok beğeni kazanabilirler, çünkü türk kadınlarının %65 'i evde saç boyarken Koleston markasını tercih ediyor ve reklamlarda oynamaya da söz sahibi olacaklardır değil mi? ^_^

Tülin Şahin Saç Rengi, Tülin Şahin Saç Rengi Nedir?, Tülin Şahin Saç Rengi Koleston

25 Mart 2011 Cuma

Saç Dökülmesi Hangi Bitkisel Yöntemler İle Geçirilebilir?



Saç dökülmesini engellemek için, halk arasında kulaktan kulağa dolaşan birçok yöntem var. Fitoterapist Mustafa Aydıner doğa ve basit teknikler ile saç dökülmesini engeleyen yöntemleri belirtiyor, kına ve zeytinyağı karışımı ile yapılan  yöntemi,  saç bakımı için bir dönem kullanmıştım hem saçlarımı gürleştirdi hem de parlaklık verdi. Geçen yıllarda yaptığım bir uygulamaydı tekrar aklıma geldi, denemek lazım..

Odun külleri ile saç dökülmesini engelleme yöntemi, kulağa ne kadar ilginç gelse de Osmanlı devrinde bayanların sıkça uyguladığı bir yöntemmiş. Sinemaki de kolayca bulabileceğimiz saç gürleştirmek için doğal bir yöntem.

Saç Dökülmesini Engellemekden daha önce bahsetmiştik. Piyasada bulunan kimyasal maddeler ve paraben içerenkozmetik saç bakım ürünleri yerine bu doğal yöntemleri denemelisiniz..

Saç Dökülmesi Hangi Bitkisel Yöntemler İle Geçirilebiliyor?, Saç Dökülmesini Engellemenin Bitkisel Yolları, Saç Dökülmesini Engelleyen Bitkiler

Penti 2011 İlkbahar Yaz


Takılar, saç modelleri, samur kürkler.. derken çoraplar da Osmanlı Modasının etkilerini kraasyonlarına yansıtmaya başladılar.

Penti' ye sesleniyorum; çorap modellerinde biraz daha işlemeli osmanlı minyatürlerinin olduğu desenlere yer verirseniz harika olacak ve bayanların ilgisini mutlaka çekecektir.


Penti 2011 İlkbahar Yaz, Penti 2011 Modelleri, Penti Yaz Çorapları

Sefa Doğanay Saba Tümer

               

                 

Sefa Doğanay'ı çok başarılı ve mütevazi bulduğumu daha önce de yazmıştım. Taklit yeteneğinde, şüphesiz ki çok başarılı ama onun dışında olgunluğu ile gönlümüzde yerleşmeyi başardı.

Hızla ünlü olan, tabiri caiz ise kendini birşey sanan, diğer insanlardan üstün gören ünlüler gibi değil. Sefa, eminim ki böyle devam edecek ve Türkiye'nin en iyi talk showcusu olacak.

Saba Tümer'in şirin kahkahalarıyla hoş sohbetleri yukarıdaki videolarda..

Sefa Doğanay Saba Tümer, Sefa Doğanay Saba Tümer Sohbeti

24 Mart 2011 Perşembe

Eski Sandalye Yenileme


Karşınızda 20 yıllık bir sandalye.. Eskimiş olmasına rağmen bana hep çocukluğumu hatırlattığı için ondan vazgeçemiyorum. Gerçi revize ettiğim haliyle çok değişti ama olsun yine de.. Önce-sonra diye ayırmak üzere eski halini de koymak isterdim ama pek bir kötü olmuştu, eskidiğinden.. Oturak kısmındaki pembe kılıf aslında bir kılıf değil çok sevdiğim arka kısmı dondurma lekeleri ile dolu olan 12 yaşımda hiç üstümden çıkarmadığım tişörtüm. Ne diktim ne yapıştırdım. Tişörtü hiç kesmeden kollarından sandalye minderine bağladım.
Hahaha şu pembe atlet tarzı spor üst nerden geldi derseniz, onu da evdekileri güldürmek için yaptım. Şaka maka ciddi ciddi bu sandalyeden bir bayan silüeti çıkaracağım gibi. :D

Eski Sandalye Yenileme, Eski Sandalyeleri Yenileme, Eski Sandalyeleri Değerlendirme, Eski Sandalyeleri Nasıl Yenileriz?

23 Mart 2011 Çarşamba

Hürrem Mi Mahidevran Mı?



Muhteşem Yüzyıl dizisi ile gündeme gelen, Osmanlı Devleti 10. Padişahı Sultan Süleyman'ın, Eşleri ve hayatı daha çok merak edilmeye başladı.

Dizi ile beraber Hürrem Sultan hakkında az da olsa bilgi edinilmeye başlandı. Yalnız nefret edilen bir karakter oldu. Hani türk sinemasının Erol Taş'ı, Aliye Rona'sı gibi birşey oldu neredeyse.. Sanki kötü kadın müzeyyen.. :) (hepsini rahmetle anıyoruz)

Hürrem mi Mahidevran mı? derseniz, Hürrem hırslarının esiri olmuş, bu yolda herkesi harcamayı göze alan bir  karakter. Bu yüzden hürrem'i sevmiyorum.

'O devirde yaşasaydık biz hangisini olmayı seçerdik?' diye tartışmalar var, öncelikle hiç bir kadın eşinin hayatında başka bir kadın olmasını istemez. Erkek-kadın olarak da ayırmak doğru değil, kazlar bile tek eşlidir, insanlar onlar gibi olmıyorlar mı? :p

'o devirde böyleymiş' diyenler var. Duruma bakılırsa Sultan Süleyman 4 eşliydi. Ama Hürrem'i daha çok sevdiğini belirtiyor. İslam dinini yaymak için savaşan bir padişaha uygun bir durum değil bir eşini diğerlerinden daha çok sevmek.. Bir de aynı anda birden fazla insana nasıl âşık olunabilir? duruma var tabii, karışık meseleler..Dini bilgilerim profesyonel boyutlarda olmadığı için çok yorum yapmak istemiyorum. Ama görüldüğü gibi padişah da olsa o da bir insan ve bir çok hatası var, devlete hükmetmesi bu hatalarının varlığını yok etmiyor.

Mahidevran, Hürrem'e göre  daha masum. Her ne kadar Muhteşem Yüzyıl dizisinde reyting uğruna 'mahidevran'ın hürremi  dövmesi, zehirlemesi, yüzüğünü çalması' konuları işlense de tarih kitaplarında böyle bir bilgiler yer almıyor. Zaten dizi birebir Sultan Süleyman'ın hayatının aynısı değil. 'Esinlenerek senaryosu yazılıyor' diye uyarıyı gösteriyorlar ..

Mahidevran, Hürrem gibi sinsi değil yaptıkları ortada. Sadece aşkı için savaşıyor. Hürrem'in niyeti ise Osmanlı'da önemli bir yer edinmek, tarih boyu bahsedilmek.. Görünüme bakılırsa bunu başardı. Tabii ebedi hayatında, yaptıklarının (pargalının boğularak öldürülmesi, şehzade mustafanın şehid edilmesi vs vs) hesabını nasıl veriyor bilemeyiz :D

Eğer Mahidevran Sultan Mustafa'dan sonra başka bir çocuk dünyaya getirseydi, o da hürrem'in entrikalarına kurban gidecekti. Hürrem'in tek derdi Oğlunu tahta çıkararak, 'valide sultan' olmaktı, halbuki oğlu tahta çıkmadan öldü ve Hürrem Sultan'ın ölümünden sonra oğlu 2. Selim tahta çıktığı ilk gün bütün erkek kardeşlerini boğdurtarak öldürttü. Hürrem de boş hırslarıyla beraber toprak oldu gitti..

İster padişah ol, ister sultan, ister valide sultan Kime kaldı ki bu dünya?  :D

Bu arada dizi açısından eleştirecek olursak, Mahidevran (Nur Aysan) Hürrem'den (Meryem Uzerli) daha güzel. Estetik olarak da Mahidevran ve Sultan Süleyman (Halit...) birbirlerine daha çok yakışıyorlar. Meryem Uzerli her bölümde biraz daha fazla kilo aldığı için kötü görünüyor. Yapımların duruma el atmalatı gerekiyor. Üstelik Hürrem'in konuşamaları da çok kaba, sanki Caroline konuşuyor :D

Mahidevran'ın saf kişiliğinden çıkıp, Hürrem gibi sinsi planlar kurmayı öğrenmesi gerekiyor, aksi halde tarihin acıdığı Mahidevran Sultan, Tarihin ayıpladığı Hürrem Sultan kalacaktır/kalmıştır. Senaristler tarihten esinlenerek yazdıkları senaryoyu biraz tersine çevirseler? Hürrem'in yerinde Mahidevran Sultan olsa? Kanuni onu sevse? Belki de Osmanlı Devletinin gerilemesi 100 daha ertelenirdi, ne dersiniz?

Hürrem Mi Mahidevran Mı?, Muhteşem Yüzyıl Dizisi Yorumları

Golden Rose Nail Art


Golden Rose’un benzersiz oje serisi Golden Rose Nail Art Oje ile sanat eseri şıklığında tırnaklara sahip olacaksınız. Tırnaklarınızı tuval olarak kullanacak, ince fırçası sayesinde istediğiniz deseni tırnaklarınıza uygulayacaksınız.

Golden Rose’un şık tasarımlı şişesi ile piyasaya sunulan; özel, ince fırçaya sahip, çabuk kuruyan ve uzun süre kalıcı bu oje serisi ile istediğiniz deseni kolayca uygulayabiliyorsunuz.

Golden Rose Nail Art Oje Fiyati 1.90 TL’dir.

Basın bültenidir.

Golden Rose Nail Art, Golden Rose Nail Art Oje

Öyle Bir Geçer Zaman Ki İncinin Gelinliği


Reyting rekorları kıran 'Öyle Bir Geçer Zaman Ki' dizisinin inci öğretmeni nişanlısıyla evlendi.
Dizide İnci öğretmenin mimikleri biraz kafa karıştırıcıydı, evlenirken mutlu değildi, sanki o da Mete'ye karşı boş değildi, ama aralarındaki yaş farkı onu rahatsız ediyordu?

İnci Hoca'nın nişanlısı onu aldatıyordu ama İnci hoca bunun Metenin uydurduğu bir yalan olduğunu düşündü ve evlendi. İleriki bölümlerde aldatılmasına şahit olacaktır.


Diğer bir konu ise dizinin ilk bölümünden beri 3 tane gelin çıktı (Caroline, Aylin, İnci)  ve hepsinin gelinlikleri 2010 ve 2011 gelinlik modellerinden oluşuyordu, keşke 1970'lerin vintage gelinlik modelleri kullanılsaydı, diziyi daha dikkat çekici kılabilirdi. 


Öyle Bir Geçer Zaman Ki İncinin Gelinliği, Öyle Bir Geçer Zaman Ki İnci Hoca Gelinliği, Öyle Bir Geçer Zaman Ki İncinin Gelinliği Markası

21 Mart 2011 Pazartesi

Ucuz Çin Alışveriş Sitesi

Yurtdışı alışveriş sitelerinden sık sık bahsediyorum. Sizlerden de çok soru geliyor, genellikle 'güven' sorunumuz var, ama şimdiye kadar yurtdışı alışverişlerinde bir sorun yaşamadım. alışveriş yapanlarında yorumları gayet olumlu.

Gelelim yeni konumuza; yine yurt dışından ucuz ürünler satan bir siteden bahsedeceğim. 2-3 dolara bile kıyafetler mevcut.

Örneğin yukarıdaki resimde mankenin üzerinde bulunan kırmızı hırka 3 dolar. Ucuz değil mi?
Yurt dışı alışverişlerinde 2 sorun var, birincisi taşıma ücretleri ürün fiyatlarından fazla, ikincisi de buna bağlı olarak değişim yapmak istediğinizde taşıma bedeli ürün bedelinin 3 katına çıkıyor.

Bu sıralar sanal ortamlarda bu sitelerden ürün getirip satanlar çoğalmaya başladı.

Bu arada siteye göz atmak isterseniz tık tık---->;  SALE DRESS

Sitede 'müslüman giyim' bölümü de var, tesettür kıyafetler satılıyor.

Bu site diğerlerine göre daha profesyonel, adresinizi yazdığınız zaman Türkiyenin illeri ve ilçeleri sıralama da yer alıyor, beğendim.

Gönderim ücretlerine gelince, ilk 950 gr için şöyle;


Ucuz Çin Alışveriş Sitesi, Çin Alışveriş Siteleri, Çin Malları Satan Siteler

Kemoterapi Gören Kanser Hastaları İçin İstanbulda Kalacak Ücretsiz Yer

Yetenek Sizsiniz Türkiye Sefa Doğanay Final Performansı

                     

2011 yılının Yeteneksizsiniz Türkiye Programınında finalisti belli oldu, aslında şaşırılmayacak bir sonuçtu; Sefa Doğanay..

Muhakkak ki yalnızca taklit yeteği değil efendiliği mütevazi tavırları ile de türk halkının beğenisini topladı.

Yarışmanın ilk 5' i de tahmin edilen isimlerdi. Yalnız ilk 5'in içerisinde olması gereken 2 isim daha vardı, Kaan Gülsoy ve Sihirbaz Oğuz.. İlk 5'de Türkan Kürşad yerine Kaan Gülsoy'un olması gerekiyordu, o biraz süpriz oldu sanki, çünkü Türkan Kürşad'ın final performansı başarılı değildi, diğer bölümlerde halk üzerinde sesiyle etki bıraktığı için performansı çok iyi olmamasına rağmen smslerde ilk 5'e girdi. Kaan Gülsoy'un tek bir dezavantajı vardı; Türk halkı rap şarkıyı anlamıyor, dinlemiyor ve sevmiyor. Halbuki Kaan, seslendiği parçaları orjinallerinden daha çok iyi söylüyordu, inşallah ileriki günlerde sesini sık sık dıyabiliriz.

Finalde görmememiz gereken tek grup sanırım kuzeyin uşaklarıydı.. Başka yeteneklerin haklarını aldılar sanki? Smslerle seçilmesinin en büyük nedeni, yöresel bir dans yapmalarıydı.

Ve Aref Ghafouri.. Herkesi yine şaşırtmayı başarabildi, hani insanın aklına 'acaba o seyircilerle anlaşmalımıydı?' diye bir düşünce gelmiyor değil.. O da çok başarılıydı ama Sefa Doğanay ile beraber yarışması dezavantaj sağlamıştı, Sefa taklitleri dışında bu kadar sevilmeseydi belki de yarışmanın birincisi Aref Ghafouri olacaktı..

Finale çıkan herkes çok başarılıydı gerçekten hak eden kazandı..

Yetenek Sizsiniz Türkiye Sefa Doğanay Final Performansı, Yetenek Sizsiniz Türkiye Final Yorumları, Yetenek Sizsiniz Türkiye Final

19 Mart 2011 Cumartesi

Hürrem Sultan Büyücü müydü?



Osmanlı Devletinin 10. Padişahı Kanuni Sultan Süleyman'ın,  resmi nikah kıydığı eşi Hürrem Sultan, tarih kitaplarına konu olan en önemli hatta tek padişah eşidir.

Kanuni, Babası Yavuz Sultan Selim tahtta iken Manisa valisi olarak görev yapıyordu, burada arnavut göçmeni olan Mahidevran ile tanıştı ve nikahlandı. Kanuni Mahidevran Sultan'a büyük bir aşk ile bağlıydı. Kanuni manisa valisi iken, Mahidevran kısa bir zaman sonra gebe kaldı ve Kanuni'nin (yaşayan) ilk erkek çocuğunu dünyaya getirdi.

Yavuz Sultan Selim vefat edince, Kanuni çocukluğundan beri arkadaş olduğu (köle pazarından aldığı) devşirme  ibrahim (pargalı) ile beraber   Topkapı sarayına geldi ve tahta çıktı. Rutenyalı bir köle olarak osmanlı sarayına giren roxalanne kısa zamanda padişahın gözdesi olmuştu. Kanuni, Roxanne'ye Hürrem ismini koydu. Sultan Süleyman tahta çıkınca Mahidevran sultan çocuklarını da alarak istanbul'a geldi. Tarih kaynaklarında  'çocuklarını' olarak belirtilir, bundan anlaşıldığı üzere, Mahidevran sultan saraya geldiğinde 2, çocuğuna gebeydi, ancak talihsiz bir olayla bebeğini düşürdü.

Bazı dizilere konu olduğu üzere, Mahidevran Sultan Hürrem'e karşı bir şiddet uygulamış değildir, Aksine tarih kaynakları Hürrem'in mahdevran sultan'ı devamlı kıskandığını, kötülemeye çalıştığını anlatır. Çünkü Mahidevran Sultan'a kanuni büyük değer vermekteydi.

Diğer yandan Kanuni'nin sadrazamı ve en güvendiği adamı Pargalı İbrahim Mahidevran Sultan'ı ağabey'i gibi koruyordu. Pargalı İbrahim, Kanuni'nin kızkardeşi Hatice Sultan ile evlenince sarayda daha da güçlenmişti.

Mahidevran, ağırbaşlılığı ile sevilen ve korunan bir hasekiydi. 1524 de Hürrem ilk çocuğu olan şehzade mehmet'i dünyaya getirdi. Şehzade mehmetden sonra Mihrimah 'ı doğurdu. Kanuni bu süreler içerisinde anlatıldığı gibi Hürrem'e karşı büyük bir aşk beslemiyordu.

Hürrem'in kanuniyi tabiri caiz ise, avucunun içine alma dönemleri Ayşe Hafza Sultan'ın (Valide Sultan) ölümü ile başlıyor. Valide Sultan'ın ölümünden sonra amasya'ya vali tayin edilen  şehzade mustafa ile beraber Mahidevran Sultan da gelenk olarak oğluyla beraber gidiyor. Bundan sonra Hürrem dönemleri başlıyor.

Batılı kaynaklarda Hürrem Sultan'ın doğduğu Ukrayna'da 1525 den itibaren büyücülerin yoğun yaşadığı anlatılmaktadır. Rivayetlere göre Hürrem Sultan Kanuni'ye büyü yapmıştır. Hürrem'in yaptırdığı büyülerin etkisinde kalan Kanuni Sultan Süleyman, Mahidevran Sultan'dan olan öz oğlunu öldürtür.

Hürrem Sultan'ın yaptırdığı bütün büyülerin nedeni oğlunun  tahta çıkmasını istemesinden kaynaklanıyordu. Bu kadar uğraşmasına rağmen Hürrem Sultan 18 Nisan 1558 yılında 52 yaşındayken öldü ve oğlunun tahta çıkışını göremedi.  Üstelik Hürrem Sultan'ın ölümünden sonra öz oğulları taht kavgasına girdi ve tahta çıkan Hürrem ve Kanuni'nin Sultan Selim diğer erkek kardeşlerini boğdurtarak öldürdü.

Hürrem Sultan Büyücü müydü?, Hürrem Sultan Kanuni'ye Büyü Yaparak mı Kendisine Aşık Etti?

Versace 2011 Yaz Elbise Modelleri

Versace 2011 Yazı için elbise modelleri ve renkleri cıvıl cıvıl. İddialı kesimlerinin yanında 18. yy Avrupa giyiminin 'modernleştirilmiş' havası verilmeye çalışılmış.


18 Mart 2011 Cuma

Kanuni Sultan Süleyman Öz Oğlu Mustafayı Neden Öldürttü?



Kanuni Sultan Süleyman, Osmanlı cihan devletinin büyük hükümdarı idi. Rus asıllı karısı Hürrem Sultan ile damadı Rüstem Paşanın entrikaları sonucu oğlu Mustafa adına düzenlenen sahte mektupları araştırma gereği duymadı. Duygularına esir oldu, öz oğlu Mustafanın öldürülmesini emretti. Rüstem Paşa nın Sadrazamlığı 15 yıl kadar sürdü. Öldüğünde serveti sayıldı, Osmanlı ülkesinin en zengini olduğu anlaşıldı. Tarihçi Peçevi Rüstem Paşanın Uçan kuştan bile rüşvet alarak kesesini doldurduğunu yazdı. Osmanlı Kanuni zamanında Arşı alaya yükselmişti, ama padişahın ayakları yere basmıyordu, gerçekleri ise hiç göremiyordu! Osmanlı rüşvet ve iltimas belası ile içten çürümeye çökmeye başlamıştı bile Devleti aliyyeyi şahane-i Osmani sözlerinin anlamını öğrenmek için lügatlere bakmaya bile gerek yok En büyük yüce Osmanlı devleti anlamına gelir. Özellikle Türk soyundan gelen hakanların yönettiği ve 16.yy içinde dünyanın en büyük devlet haline gelen Osmanlıyı ifade etmek için kullanılır. Hazar Denizin den Avrupa içlerindeki Viyana kapılarına kadar Osmanlının sınırları kuzeyde Moskova yakınlarından güneyde Afrika içlerindeki Sudanın daha aşağısında kalan Kongo ormanlarına kadar dayanmaktadır. Güneşin doğduğu Endonezyadan yine güneşin battığı Fasa-Moritanya sahillerine kadar uzanan topraklara sahiptir. Ve de Osmanlının idare merkezi İstanbul Dolayısıyle Topkapı SarayıDolayısıyle Divanı Hümayundur.

Fatih Sultan Mehmet, İstanbul fethinden sonra Topkapı Sarayını yaptırırken devletinin kıyamete kadar yaşaması düşünmüş olmalı ki devletin temellerini adalet üzerine dayandırmak istemiş. Topkapı Sarayının orta yerinde hükümet toplantılarının yapıldığı yerin üzerine yüksekçe bir kule yaptırmış adına da Adalet kulesi denmiş İnsanların inançlarına ve soyuna bakılmadan herkese adaletli yaklaşmayı amaçlayan bir düşünce yansımış Topkapı Sarayına yani Payitahtı Ali Osmanın merkezi İstanbul şehrine

Sonradan Topkapı Sarayının ilk giriş kapısının sağına ve soluna altın sarısı Arapça harfleri ile iki kitabe yerleştirilmiş. Kapının sağ tarafında olan kapının üzerine Allah yeryüzünün idaresini sultana (Türk hakanına) vermiştir yazısı yerleştirilmiş Aynı kapının sol duvarı üzerinde olana da O, yeryüzünde insanlar üzerindeki zulmü ortadan kaldırmakla görevli ve halkın koruyucusudur sözleri yerleştirilmiş. Ne muhteşem bir düşünce ve onun bağlı olduğu inanç değerleri Böylece Osmanlının temelleri kaynağını Kurandan alan düşünceye/inanca dayandırılmış.

Fatihin torunları İstanbulun fethinden kısa bir süre sonra tarih sahnesinde rol oynuyorlar. Osmanlı tahtında Sultan Süleyman var. Ona devletini zirveye taşıdığı için Muhteşem Süleyman diyorlar. Ülkenin sosyal hayatının her anını kurallara bağlayan yasalar çıkarttığı içinde Kanuni şöhretini almış. Avrupalılar onun dünyanın en büyük devletine Türk İmparatorluğu (Turkish Empire) adını layık görmüşler. Gücün, ihtişamın arşı alaya çıktığı bir zaman yaşanıyor İstanbulda. Kanuni, gönlünü hoş etmek üzere genç ve güzel saray gözdesi Hürrem Sultan ile evleniyor. Aslen Ukraynalı bir papazın kızı ve asıl adı da Aleksandra Lisovska olan bu genç ve güzel kız sarayda aldığı eğitim ve terbiye sonrası Hürrem adına layık görülüyor. Kendini koruyan güzelliği kendi içinde yaşatan anlamına geliyor Hürrem. Kalem kaşları, incecik belleri, sürmeli gözlerindeki bakışları ile Süleymanın kalbini titretiyor ve Osmanlı padişahı ile evleniyor. Ve yıllar geçiyor. Hürremin Kanuni ile olan evliliğinden bir kızı oluyor: Mihri mah adı veriliyor. Ay parçası anlamına da geliyor, Mihrimah Hürrem Sultan , gönlünün efendisi, gözleri iki çeşme yoluna baş koyduğu efendisi Süleyman ile yaşadığı aşk ile geçen yılları sonucu koskoca cihan hükümdarına Aşk mektupları yazdıracak kadar da cilveli işveli bir hatun. Hürremin kızı mihrimah 17 yaşına geldiğinde 1537 yılı içinde evlenmek üzere arayışlar başladı. Makam ve mevkii yerinde olan, herkesin hayran kaldığı, kudretli ve de zengin birisi ile evlendirilmesi lazım MihrimahBöyle düşünmüştü Hürrem Sultan. Ve de bu iş için Rüstem Paşayı uygun bulmuştu. Tanışmalar görüşmeler ve konuşmalardan sonra Mihrimah ile Rüstemin evliliği Allahın emri, peygamberin de kavli ile sonuca vardı. Yalnız halkın dilinde bir söylenti vardı: Rüstem Paşanın dürüst birisi olmadığına inananlar, onun hasta olduğunu ileri sürüyorlardı. Rüstem Paşada Diyarbakır Valisi ve de kumandanı idi. Bu işin aslını öğrenmek üzere Diyarbakıra müfettişler gitti. Gizlice Rüstemin yatağı araştırıldı. Yorganında birnbsp; bit lekesi bulundu. Ve de İstanbula Marazı(hastalığı) yoktur amma yorganında kehle (Bit) izleri vardır sözleri yazıldı, rapora Ve sonrasında İstanbul da görkemli bir tören ile Rüstem Paşa ile Mihrimah Sultan evlendi. Bundan sonrası Rüstem Paşanın Devletlu olması lazımdı. Öyle de oldu yani Devlet kadar güçlü olacaktı. Ama nasıl! 1544 yılında Osmanlı Sadrazamlığı görevinde bulunan Hadım Süleyman Paşa görevinden alındı. O nun yerine II.Vezir Özdemir Paşa veya III.Vezir Hüsrev Paşa dan birisinin geçmesi gerekecekti. Bu sırada Hürrem Sultan ın istekleri/entrikaları gündeme geldi. Her iki vezir Özdemir Paşa ile Hüsrev Paşa laf getirip götürmeler sonucu birbirine düştü. Vezirler arası kavga çatışmaya dönüştü. Ve Hürrem in isteği ve de Kanuninin kabul etmesi üzerine Rüstem Paşanın istikbali birdenbire parladı Sadrazam oluverdi. Onun bu durumuna bakanlar Kehle-i İkbal sözünü kullandılar yani bir bit parçasının istikbalini yücelttiği insan anlamına geliyordu. Rüstem Paşa, resmen Osmanlı Devletinin kaderinde söz sahibi olan en yüksek mevkide bir insandı. Ama ipler perde arkasında kayınvalidesi Hürrem Sultanın elinde idi. Ve de Hürrem Sultan, Osmanlı tahtına kendi öz oğlu Selimin geçmesini arzu ediyordu. Elinde fırsat iken de e Kanuninin en büyük oğlu Mustafanın başının yenmesinin gerektiği görüşündeydi. Yıllar geçiyor, Kanuni Sultan Süleyman yaşlanıyor, Osmanlı orduları zaferden sefere koşarak deryalarda ve karalarda sınırları genişletiyordu. 1553 yılına gelindiğinde Osmanlı için İrandaki Safevi şahlarının tehlikesi birdenbire arttı. Sınırda yaşanan olaylar sonrası İran üzerine sefer açılması gündeme geldi. İşte o günlerde Kanuninin huzuruna Amasyada Valilik yapan oğlu Şehzade Mustafa mühürlü mektuplar geldi. Mustafa kendi ikbali (yükselmesi padişah olması) için İran şahına yardım ve işbirliği teklif ediyordu. Kanuninin başından kaynar sular döküldü. Kızgınlığını içine gömdü. Devletinin bekası (yaşaması) için bir karar vermesi onu da icra etmesi gerekiyordu. 1553 yılı Bahar aylarında orduyu da alarak Konya ovasına kadar geldi. Vilayet ve Sancak beylerini yanına çağırdı. Amasya Valisi oğlu Mustafayı da çağırmıştı. Mustafa, babasının bu isteği üzerine askerlerini de yanına alarak Osmanlı Otağı hümayununa (padişah çadırına) geldi. Kapıda iken nöbetçi askerler silahını da bırakarak içeri gir uyarısında bulundular. Halbuki padişahlar ile görüşmek üzere şehzadeler silahları ile huzura kabul olurdu. Kanuni, oğlunun gözlerine dalgın dalgın baktı. Hal hatır sordu. Sonra da #8220;İstirahat buyur diyerek dinlenmesini istedi. Mustafa huzurdan çıktıktan sonra çadırına doğru gitti. Ve o anda beklenmedik bir olay gelişti. 7 dilsiz cellat üzerine çullandılar. Ellerindeki baltalar ile geleceğin padişahının neresi gelirse (beline, kafasına) vurmaya başladılar. Mustafa, cellatlara direndi. Onları dağıttı veya yere serdi. İşte o anda ünlü cellat Zal Mehmut Ağa elinde balta ile geliyordu. Nutku tutuldu. Zal Mahmut, onun sarayda iken sık sık görüştüğü en yakın arkadaşları arasında idi. Zal Mahmut, elindeki baltayı Mustafaya Yallah dedi ve vurdu. Mustafa yere düştü. Cellatmar kement ile boğazını bağladılar. Ve elleri ile sıkarak Mustafayı nefessiz bıraktılar. Ve cesareti ile askere örnek, fazileti ile herkesin gönlünü kazanan şehzade Mustafa - sözde Devletin bekası (yaşaması) için öldürülmüş oldu! O koskoca cihan padişahı Kanuni, oğlu Mustafa adına mühür basılı mektupların başkaları tarafından yazılmış ve taklit edilmiş düzmece bir belge olduğunu araştırması gerekmez miydi! Bütün dünya insanlarını zulümden kurtaracağını söyleyen ve bu sözleri Topkapı Sarayının giriş kapısına yazdıran Osmanlı7nın kuruluşunun temel felsefesine de aykırı değil miydi olanlar! Bağdat yöresinde kumandanların ot biçtirmek bahanesiyle halka zorla çalıştırmak isteyenlere ceza verilmesi kanunlarını çıkarmamış mıydı Kanuni! Keza Osmanlının yüce tarihi, Macaristan ovasında sefere giden askerlerin hristiyan köyden geçerken bir bahçeden meyve koparırken bile akçe parayı kese ile astıkları halka zulüm değil adaletle davrandıkları yazılmamış mıydı Osmanlı Tarihinin altın sayfalarına!Koskoca Kanuni, kendi kanından canından bir parça olan oğlu Mustafaya adaletin zerresini neden göstermemişti!

Rüstem Paşa ve Hürrem Sultanın entrika yönetimi yıllardır sürdü gitti. Kanuninin gönlü hoş edildi. Sahte gülücükler ile dostluk gösterileri yapıldı. Ama Mustafanın olayını unutmayanlardan Taşlıcalı Yahya Bey beddua kokan aşağıdaki ağıt destanı yazdı:

Meded meded yıkıldı bu cihanın bir yanı
Ecel celalileri aldı mustafa hanı

Tolundu mihr-i cemali bozuldu divanı
Vebale koydular al ile al-i osmanı

Geçerler idi geçende o merd-i meydanı
Felek o canibe döndürdü şah-ı devranı

Yalancının kurı bühtanı bugz-ı pinhanı
Akıttı yaşımızı yaktı nar-ı hicranı

Cinayet etmedi etmedi canı gibi onun canı
Boğuldu seyl-i belaya tağıldı erkanı

Nolaydı görmeyeydi bu macerayı gözüm
Yazıklar ona reva görmedi bu rayı gözüm

Mustafanın cesedi Bursaya gitti. Ve orada kendisi için yaptırılan türbeye kondu. Kanuni, oğlunun cenaze namazına katılmış mıydı? Cenaze namazını kıldıran hocanın merhumu nasıl bilirdiniz?sorusuna ne cevap verebilmişti! Merhuma hakkınızı helal edin sözleri karşısında ağzından ne sözler dökülmüştü! Hepsinden de önemlisi musalla taşında cansız bedeni yatan Mustafa babası ve onun canını almak üzere gönderdiği cellatları için ne düşünüyordu, acaba! Tarihin sessiz sayfaları arasında kaldı bu düşünceler Mustafanın öldürülmesi olayına Yeniçeriler karşı geldi. İsyan belirtileri vardı. Kanuni durumdan rahatsız oldu. İsyancıların feryatlarının arşı alaya çıkması üzerine damadı Rüstem Paşayı sadrazamlıktan aldı. Yerine Kara Ahmet Paşa, sadrazam oldu. Ahmet Paşa nın Sadrazamlığı iki yıl kadar sürdü (1553-1555 yılları arasında) Hürrem Sultanın istekleri doğrultusunda Rüstem Paşa yeniden Sadrazamlık görevine getirildi. Devran öyle bir devrandı ki! Geçen yıllar insanların fikrini zikrini bir bir ortaya çıkardı. Rüstem Paşanın Sadrazamlığı ikinci kez 5 yıl kadar sürdü, 1561 yılına kadar. İshal hastalığına yakalandı. Dermansız kaldı. İpek kumaştan yorganı içinde başucunda altın şamdanlar, avizeler altında son nefesini verdi! Boğazı yutkundu. Suyu bile içemiyordu! Gözlerinin feri döndü. Ikınmalar, sancılanmalar (altına kaçırmalar) sonrası inleyerek can çekerek öldü. Geriye onun için Olucak bir kişinin bahtı kavi talii yar.
Biti dahi mahallinde anın işine yarar. sözleri kaldı. Tarihin kirli sayfalarında. Aradan geçen yıllar sonra Tarihci Peçevi, Osmanlı vakanüvisti Peçevi Tarihi olayları, Kanuni zamanında yaşananları yazarken Rüstem paşa bahsinde acı gerçekleri gözler önüne serdi. Rüstem Paşanın çoğunu rüşvetle elde ettiği servetinin listesini verdi. Rüstem Paşanın geride bıraktığı malları servetinin dökümü insanı derin derin düşündürüyordu: Anadolu ve Rumelide 815 çiftlik, 476 su değirmeni, 1.700 köle, 2.900 at, 1.106 deve, 100 gümüş eyer, 500 altın eyer, 2.000 zırh, 130 çift altın üzengi, mücevherle süslü 760 kılıç, 1.000 gümüş mızrak, 78 bin duka altını, 11.200.000 akçe değerinde nakit parası vardı. Bu kadar serveti elde ederken kaç yöneticinin (Vali, Kumandan, sancak beyi, din adamı) tayinini kaç para rüşvet alarak yapmıştı.

Fatih Sultan Mehmetin Kuran idealleri üzere kurduğu Osmanlı Devleti, cihan devleti olduğu bir sırada kudreti ile zirveyle çıktığı arşı alaya uzandığı bir zamanda nefsine hakim olamayan duyguları ile karar veren Kanuninin yaptığı yanlış ve sadrazamın en büyük rüşvet soygun hareketinin başında bulunması ile içten içe çürümeye başlamıştı. Başı gökyüzüne ulaşan ala ayakları yere basmayan Kanuni ve onu izleyenlerin basiretlerinin bağlanması ile Osmanlı tarih sahnesinde çöküşün acı gerçeklerinin yaşandığı bir döneme giriyordu.

Kanuni Sultan Süleymanın türbesi, yanıbaşında kızı mihrimah sultan var İstanbulda Kapalıçarşıda hayat devam ediyor Üsküdarda Mihrimah sultan Camisi ve iskele meydanı Üsküdar Valide Sultan-Mihrimah Sultan camisi Kanuni Sultan Süleyman türbesi, Süleymaniyecamisi avlusu içindedir.

Kanuni Sultan Süleyman Öz Oğlu Mustafayı Neden Öldürttü?, Şehzade Mustafa Olayı, Şehzade Mustafa'nın Ölümü, Şehzade Mustafa

Pembe Maske


Öyle Bir Geçer Zaman ki dizisinin Berrin'i, Çağrı Yıldız Atiksoy'un makyajla kapatılmasına rağmen görünen sivilceleri izleyicilerin de dikkatlerinden kaçmamıştı. Tolga Güleç'i (Ahmet) twitterdan takip edenler geçen haftalarda bu fotoğrafı paylaştığını görmüşlerdir.


Yıldız Çağrı Atiksoy, 1,5 aylık bir cilt bakımının ardından Pembe Maske sayesinde cilt sorunlarından kurtuldu.

Pembe Maske nin uygulandığı merkez; Enes Bio Center.

Pembe Maske ' nin kullanımına gelince, cilt analizinizin duruma göre maske kıvamı ayarlanıyor ve tıpkı gerçek bir maske gibi yüzünüze göre şekillendiriliyor. Isıyıp soğuyarak, cildin sıkılaşmasını ve maske içerisindeki vitaminleri almasını sağlıyor. Olgun ciltler için hazırlanan maskenin içinde yoğun olarak;  Q10 Elastin hylünorik asit etken maddeleri, A, E, F vitaminleri, Çinko, Demir, Selenyum kullanılıyor.



Pembe Maske ciltte koyu ve katı bir kıvama geldikten sonra, 5-10 dakika içerisinde yüz mimik hareketleri ile ya da uzman yardımı ile yüzden çıkartılıyor.

Fiyatına gelince, cilt tipinizin durumu ve tedavi uygulanışına göre fiyatlarda değişiyor. Buna rağmen fiyatı çok yüksek miktarlarda değil tabii ki. Önemli olan estetik merkezinin kaliteli bir yer olması..

İçeriğinde ne var diye merak edenler için; yukarıda yazdığım karışımla dışında, içeriği de cilt tipinize göre belirleniyor. Cildinize uygun bileşenler ve vitaminlerden oluşan karışımlar hazırlanıyor. 5 hafta süren tedavi sonucu berrak bir cilde kavuşuyorsunuz.

Zuhal Olcay, Tuba Büyüküstün gibi ünlüler de Pembe Maske yöntemi kullananlardan..

Not: Sponsor olacak bir Cilt Bakım Merkezi var ise, ben de 'Pembe Maske ' yi mutlaka denemek istiyorum. ^_^

Uyarı; Başkalarına faydalı olabilmek adına ürün yorumlarınızı belirtebilirsiniz.  Yalnız yorumlarınızda farklı site linkleri belirtmeyiniz. Site linki olan yorumlar yayınlanmamaktadır.



Pembe Maske, Pembe Maske Ne Kadar?, Berrin'in Pembe Maskesi, Pembe Maske Tuba Büyüküstün, Pembe Maske Nasıl Yapılır?

17 Mart 2011 Perşembe

Beren Saat 2011 Patos Reklamı



Patos, Reklam çalışmalarından Beren Saat'i seçerek mükemmel bir tercih yapmış. Reklamın kurgusu, anafikri de çok güzel..


Beren Saat 2011 Patos Reklamı

14 Mart 2011 Pazartesi

Bugünlerde Ben {Mart 2011}

                                 verimli

*Bu aralar zamanımın büyük bir kısmını ders çalışarak geçiriyorum. Haziran ayına kadar tamamlanması gereken kocaman bir araştırma var. Beynim otomatik sisteme döndü, yemek yerken bile yemekleri araştırma konusu ile bütünleştiriyorum. Sabah kahvaltısında, tabağımda gördüğüm sosisi finans siteminin kaynağı olarak yorumluyorum.  Deliriyor muyum? Hani bazı resimlerde olur ya (aşağıdaki gibi) her bakan farklı bir şey görür. Yanı resimde 3 amaç resmedilmiştir. Benimkisi de öyle birşey..

                                       images


*Hani derler ya; hep ders olmaz biraz mola.. Ben ders çalışırken yeni birşeyler öğreniyorum, öğrenmek varken mola'ya gerek yok ki..

*Dikkat ettim eskisinden daha az dergi, kitap, gazete okuyorum. Yalnızca edebi ve bilimsel makaleleri okumaya zaman ayırıyorum. İnanmayacaksınız ama rüyamda ders kiaplarının tekrarını görüyorum. :D Sanırım bu şundan kaynaklanıyor; uyumadan önce en son neyi düşünüseniz beyin uykuda da onu tekrar ediyor. Örneğin Türkiyede çoğu insanın en büyük eğlencesi televizyon, dolayısı ile dizi izleyerek uyuyorlar. Rüyada dizinin bölümlerini görmeleri olağan :D Çocukken de çizgi film görürdük rüyamızda ya.. onun gibi birşey..

*İnsan neden çalışır?Niye kariyer sahibi olmak ister? diye bana sorsalar, 'sorgulayabilmek için' derim. Herşeyi araştırabilmek, sorgulayabilmek ne güzeldir. Ama ya herşeyin iki yönünü de bilmedikleri için sorgulayamayanlar? her bilgiye gelenek-görenek-alışkanlık diye inananlar..

*İnsanın hayatın anlamına varmadan hiç sorgulamadan yaşaması ve son nefesini öyle vermesi ne korkunç birşey..

*Daha bilmediğim ne kadar çok şey var, ömür yeter mi hepsini öğrenmeye?

*Tembellikte güzeldir, ama tembel olmayı da hak etmek gerek, önce çalış sonra tembelliğin keyfini çıkar. Kendim için ders çalışıyorum, yaşadıkça hedeflerim(iz)  farklı yönlere gidiyor, değişiyorum.(uz)

*Tembelim ben de, herkes kadar.. ama arada bir bana bağıran bir yanım  var, 'hadi kalk' diye söylenip duran. o susmayan ses..

*Sınavları oldum olası sevmedim, ama asıl sınav insanın kendisine karşı verebildiği/verdiği sınav..

*Sanırım gidip ders çalışmam lazım, bugün çok tembellik ettim. Ve bu tembelliği hakedecek bir çalışkanlık göstermemiştim, kendime cezalıyım. =)

*Bahçeye soğan ektim. Bir de şeker gübresi diye tabir edilen gübre ile suladım. Yumurta kabuklarını da çöpe atmayıp ezerek toprağa karıştırıyorum. yumurta kabuklarında kalsiyum var, toprağı besliyor ve soğanların yeşilliklerini canlılaştırıyor.

*Hocamla çalışıyoruz. 'Sana ders anlatmayı öğreteceğim ' diyor. Ben ise, ' bana ders anlatmayı değil ders öğretmeyi öğretin lütfen' diyorum..

*Benim el yazım çok güzeldir, daha önce söylemişmiydim?

*İnsanın kendini övmesi kadar fena birşey olmasa gerek.=)

*Karşı komşunun bir horozu var evlerden ırak.. Sabah 5 akşam 9 çalışıyor.. Bir horozun saate bakar gibi aynı saatte 'üüürüürürüür' diye çığrınmasında ilahi bir neden aramalımıym?

*Yakında taşınacağım. Ev temizliğinden bir hal oldum. Taşınma sırasında, bakkalda çok değerli olan kartonları toplamaktan vazgeçtim, alışveriş merkezinden şeker çuvallarından istedim, sağolsunlar baloncuklu taşıma korumalarıyla beraber verdiler, koli yerine çuvala koydum eşyaları temiz temiz.. E önceden çuvalları çamaşır makinasına attım, yakadım. Kimse duymasın. :P

 *Dışardan eve ne geliyorsa yıkıyorum. Temizlik delisiyim. Ufacık bir toz, dağınık bir ev sıkıntı nedenim..

*Diş ağrısı fena birşey. Çürükler en çok azı dişlerini seviyorlar, dişlere dikkat, günde 3 kere fırçalayalım.

*Tam bu yazıyı yazarken elimi kupa fincana atıyorum ve bardağın içi boş, su bitmiş.. günde 3 litre su içmek gerek..5 lt su 1,250 tl. Damla su markasının çeşme suyundan bir farkı yok, tavsiye olarak; içmeyin..

*Dün gece bir kedi yol boyu apartmana girene kadar arkamdan geldi, bu sabahta siyah bir kedi beni kolladı. Geçen gece yağmurdan apartmana sığınan bir kediye bir kap süt vermiştim, Naptı? bütün akrabalarına 'bu kızı koruyun, kollayın' diye haber mi saldı ki? ^_^ Kediler, sizlere dokunamasam da uzaktan çokça seviyorum.

*Arada sırada burada tembel olabilirim, ama burdaki (blogdaki) tembelliğim başka bir yerdeki çalışkanlığım demektir. Durmak yok yola devam. Son olarak; Herkes için;  http://www.nesetuana.com/  :)

Yayınlanmasını istediğiniz yazılarınızı, anılarınızı ve fikirlerinizi tuananese@gmail.com 'a gönderebilirsiniz. Kendi blogunuz gibi..









* Hayatımız boyunca çok çeşitli yollardan geçiyoruz. Farklı hayatlar yaşıyoruz. Ama sonunda hepimizi birleştiren sonsuzluğun başlangıcı olan şey bir avuç toprak.. Erkan Esenboğa'yı saygıyla anıyorum..Mekanı cennet olsun.

Bugünlerde Ben Mart 2011, Neşe Tuana

Saç Dökülmesini Önlemek

                      SAC


Saç dökülmesi, stres, vitamin eksikliği, beslenme şekilleri, genetik özellikler ve yaşadığınız coğrafi bölgenin iklimine göreoluşabiliyor. Uzmanlar günde 80 ile 100 tel arası saç dökülmesinin normal olduğunu söylüyorlar, eğer saçınız uzun ve kalın telli ise günde 100 tel saçınızın dökülmesi aklınıza 'acaba bir hastalığım mı var?' sorusunu getirecektir. Saçı çok uzun birisi olarak bu konuda bir kaç yorum yapabilirim sanırım. :)


Saçlarınızı hiçbir zaman ıslak bırakmayın, banyodan sonra havluyla hafif nemli kalıncaya kadar kuruladıktan sonra fön makinası ile kurulayın. Kendi kendine kurumaya bırakılan saç, baş ağrısı yapar, saçları kurutur ve döker.

Piyasada bulunan bir çok şampuan, bizlere çeşitli vaadlerde bulunur. Güvendiğimiz ünlülerle, görselliği güvenilir reklamlar hazırlarlar. Halbuki çok iyi görünen bazı şampuanlar içerdiği maddelerden dolayı saçı kepeklendirir ve kırar. Örneğin panten şampuan. Kokusu çok güzel ama saçı yağlandırıyor. Ben Elidor'un Thomos Town imzalı sarı kutucuklu Elidor şampuanını ve saç kremini kullanıyorum. Saçı yağlandırmıyor ve kolay taranmasını sağlıyor.

Saçlarınıza en az 2 haftada bir bakım uygulaması yapmalısınız. Tatlı badem yağı veya karışık yağları tercih edebilirsiniz. Ben HC'yi tercih ediyorum.

Kuaförde saç boyatmayı, fön çektirmeyi sağlıklı bulmuyorum. Eğer bu işlemleri kendiniz yapamıyorsanız,  taraklarınızı da çantanızda götürerek, başkalarının saçlarına da değen tarakların fön işleminde kullanılmasını engelleyebilirsiniz. Ne kadar dezenfekte edilirse edilsin, kuaför taraktarında bakteriler bulunuyor.

Ve en önemlisi çok kaynar su ile saçlarınızı yıkamayın, kaynar su saç tellerinizi kırar ve cansızlaştırır.

Saç uzama sıklığınıza göre düzenli olarak 4 yada 5 hafta bir saç uçlarınızı kestirirseniz, saçınız kalınlaşır ve dökülmesi azalır.

Eğer 1 günde 1 avuçtan fazla saç dökülmesi oluyorsa, mutlaka bir doktora başvurmalısınız..

Saç Dökülmesini Önlemek, Saç Dökülmesinin Nedenleri, Saç Dökülmesinin Çözümleri, Saç Dökülmesinin Önlenmesi

12 Mart 2011 Cumartesi

David Guetta Getting Over You



All the things I know right now
Şu an bildiğim her şey
If I only knew back then
Yalnızca önceden bilseydim
There's no gettin' over
Unutacak biriyok
No gettin over'
Unutmak yok
There's just no getting over you.
Seni unutmak yok

[Chris Willis]
Wish I could spin my world into reverse, just to have you back again
Dünyamı tam tersine döndürmek isterdim, sadece sana tekrar sahip olabilmek için
There's no getting over
Unutulacak biri yok
There's no gettin over
Unutulacak biri yok
There's just no getting over you (you)!
Seni unutmak yok

[LMFAO]
We're back
Geri döndük
Hey hey I cant forget you baby
Hey hey seni unutamıyorum bebeğim
I think about you everyday
Her gün seni düşünüyorum
I tried to mascarate the pain
Acıyı örtbas etmeye çalıştım
Thats why im next on the booth
Bu yüzden bu barınağın yanındayım
D-d-d dance to the groove
D-d-d ritme dans et
There is no there is no getting over you.
Yok unutacak biri yok
Baby it feels so right
Bebeğim çok doğru geliyor
To dance to the beat up night
Gecede bu tempoda dans etmek
The heat between you and I retreat to the morning light
Sen ve benim aramızdaki sıcaklık sabah güneşini geri çekilmeye zorluyor
We like to live like class
Ders gibi yaşamayı seviyoruz
And pour them shots up in the glass
Ve onlar bardaktan boşalıyorlar
But there is no,there is no getting over you.
Ama yok, seni unutmak diye bir şey yok
I'm a party, and party and party and party...
Ben bir partiyim, ve parti ve parti ve parti...
And party and party and party...
Ve party ve party ve party...
I'm a party, and party and party and party...
Ben bir partiyim, ve parti ve parti ve parti...
And party and party and party...
Ve party ve party ve party...

[Fergie]
All the things I know right now
Şu an bildiğim her şey
If I only knew back then
Yalnızca önceden bilseydim
There's no gettin' over
Başa çıkılacak bir şey olmazdı
No gettin over'
Başa çıkmak yok
There's just no getting over you.
Başa çıkacak bir şey olmazdı

[Chris Willis]
Wish I could spin my world into reverse, just to have you back again
Dünyamı tam tersine döndürmek isterdim, sadece sana tekrar sahip olabilmek için
There's no getting over
Unutulacak bir şey yok
There's no gettin over
Unutulacak bir şey yok
There's just no getting over you (you)!
Seni unutmak yok

[LMFAO]
I'm a party, and party and party and party...
Ben bir partiyim, ve parti ve parti ve parti...
And party and party and party...
Ve party ve party ve party...
I'm a party, and party and party and party...
Ben bir partiyim, ve parti ve parti ve parti...
And party and party and party...
Ve party ve party ve party...

[Fergie]
People in the place
Mekandaki insanlar
If you ever felt love
Eğer hiç aşık olduysanız
Then you know what I'm talking about
Neden bahsettiğimi bilirsiniz
There is no getting over
Unutacak biri yok
Aaaaaahhhhhh

[LMFAO]
I'm a party, and party and party and party...
Ben bir partiyim, ve parti ve parti ve parti...
And party and party and party...
Ve party ve party ve party...
I'm a party, and party and party and party...
Ben bir partiyim, ve parti ve parti ve parti...
And party and party and party...
Ve party ve party ve party.

David Guetta Getting Over You, David Guetta Getting Over You Şarkı Sözleri, David Guetta Getting Over You Türkçe Çeviri

11 Mart 2011 Cuma

Jennifer Lopez Siyah Giyimi ve Camel Ayakkabıları

                       Jennifer Lopez

Birisi bana söyleyebilir mi? ; bu ayakkabıyı neden her bayanın ayağında görüyorum?
               Jennifer Lopez

41 yaşındaki şarkıcı Jennifer Lopez ' de siyah garip giyimi ile camel ayakkabıları kombinlemiş..


Jennifer Lopez Siyah Giyimi ve Camel Ayakkabıları

Şifonyer Modelleri ve Fiyatları

sifonyermodelleri

Şifonyerler, ev dekorunda önemli bir yere sahip. Yalnıca süs amacı ile kullanılmadıkları zaman ortalıkta dolaşan bir çok ıvır zıvırı içerisinde saklayabiliyorsunuz. Ben evdeki şifonyerlerin içerisine en çok iplik doldururum ya da kumaş.. Etrafta ne bulursam çekmelerine sıkıştırırım.

Şimdi odamda yeni bir şifonyere ihtiyacım var. yukarıda fotoğrafta bulunan pembe renkli şifonyeri beğendim, ahşap olanı 415 tl mdf olanı ise 300 tl'ye satılıyor. Biraz daha klasik model olan 6 çekmeli şifonyerler 200-400 tl arasında değişiyor. Ahşap olanlar daha kaliteli tabii ama mdf kaplamaya göre daha çabuk deforme olabilir. En iyisi çelik bir şifonyer almak belki de... :)

Şifonyer Modelleri ve Fiyatları, Şifonyer

Retro Ahize

                 ahize

Şimdide retro ahize modası başladı, 'buna ne gerek var' dediğinizi duyr gibiyim. Her telefona uyum sağlayabilen retrolar gerekli bir şey mi dersiniz? Belki telefonun manyetik etkilerinden kulağınızı koruyabilir ama olmasa da olur gibi.

Retro Ahize

Chp Kemal Kılıçdaroğlu Seçim Reklamı



Seçimler yaklaşınca siyasiler de televizyonun insanlar üzerindeki tartışmasız etkisinden yola çıkarak bazı reklam-tanıtım kampanyaları yaparak reklamlarda görünmeye başladı. Chp genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da bu reklam da karşımıza bir oyuncu misali çıkmış, reklamı ilk gördüğümde canlandırma mı, ses taklidi mi acaba? diye düşünmüştüm..

Kemal Kılıçdaroğlu'nun gerçek sesiymiş..

Reklamdaki seçim vaadi ise aile sigortası.. Yalnız reklam sözleri biraz garip. Örneğin 'her aile için aş, her aile biraz rahat nefes alacak, her aile için onulu bir yaşam haktır.' deniyor. Tamam da bunlar zaten var? Bugün geçimini sağlayabilen her insan bu haklara sahip zaten, önemli olan ihtiyaç sahibi olan (düşkün) insanlar için neler yapacaksınız?, hazır balık mı yedireceksiniz yoksa balık tutması için yol gösterecek ya da olta mı alacaksınız?.. vs vs.. çok ayrıntı var. Mamafih reklamda beirtilen cümleler yetersiz ve inandırıcı değil.. Keşke farklı bir reklam çalışması yapılsaydı, hoş.. reklamla da bitecek iş değil bunlar..


Tabii ki ne olursa olsun son sözü her zaman olduğu gibi halk söyleyecek.
Beğendim paylaştım. İyi seyirler!

Chp Kemal Kılıçdaroğlu Seçim Reklamı

Örgü Battaniye

                                          örgübattaniye
Örgü battaniyeler dekorasyon için farklı bir fikir olabilir ama ısıtma açısından düşündüğümüz zaman , seçtiğiniz örgü iplerine göre değişebiliyorlar. % 100 pamuk iplerden yapılan örgüler daha sağlıklı ve dayanaklı oluyor.

Örgü battaniyesini elde yapmak oldukça zahmetli, hazır olandan daha çok maddi kaybınız olabilir, ama elbette ki kendi eliniz ile yapılanı farklıdır.


 
Örgü Battaniye

10 Mart 2011 Perşembe

Öyle Bir Geçer Zaman Ki Cem Karaca Unut Beni



Öyle Bir Geçer Zaman ki dizisinin son yayınlanan bölümünde Aylin, Soner'in kardeşi murat ile evlendi. Halbuki Soner'e âşıktı.. Soner de Aylin'e karşı boş değil ama ne yapsın arada kardeşi murat var. Murat ölünce Aylin ve Soner biraraya gelecek..

Bu arada Aylin karakterini canlandıran Zeynep Farah Abdullah 1960'ların gelinlerine hiç benzemiyor, kocaman kirpikleri dışında.. Gelinliği bile 2011 model..

Bu arada artık 60'lar, 70'ler.. deki gibi aşklar kalmadı sanırım. Dal dal daldan dala mevzusu var. Ne yazık ki..

Bu şarkı ile de Cem Karaca'yı saygıyla anıyoruz..

Öyle Bir Geçer Zaman Ki Cem Karaca Unut Beni, Öyle Bir Geçer Zaman Ki Cem Karaca Unut Beni Soner ve Aylin

NR 39 2011 Ilkbahar Yaz Ayakkabıları

              3


NR 39 İlkbahar Yaz ayakkabılarında da cıvıl cıvıl renkleri ile dikkat çekiyor. Ayakkabıların renklilikleri çocukça bir izlenim verirken topuklu olmaları hem ağlenceli hem de dikkat çekici bir görünüm sağlıyor.

Bu ayakkabıları gördükçe, ayakkabılarımı kesip biçip, boyayıp renklendirmek istiyorum. Denemek lazım..

NR 39 ayakkabı modellerinin devamı için sitesini buradan ziyaret edebilirsiniz.

                                             2
          

               1

NR 39 2011 Ilkbahar Yaz Ayakkabıları, Nr 39 Ayakkabı Fiyatları, Nr 39 Online

9 Mart 2011 Çarşamba

Plastik Kapak Kampanyası

                               12861542


Plastik kapak kampanyasını geçtiğimiz aylarda duyurmuştum. Sizlerden de yüzlerce mail geldi, herkes kapak toplama kampanyasına maddi manevi destek vermek istedi.

Prof. Dr. Nurselen Toygar'ın öncülük ettiği, 80 engellinin tekerlekli sandalyeye kavuştuğu "Tane Tane Kapakları Toplayalım Adım Adım Engelleri Aşalım" projesi, 3 Mart Perşembe günü  Sabancı Vakfı desteğiyle hayata geçen ve "sıra dışı kişilerin olağanüstü öykülerini" konu alan "Fark Yaratanlar" programında izleyicilerle paylaşıldı. (Programı buradan izleyebilirsiniz.)



95 kurumun desteği ile şimdiye kadar tam 25 ton kapak toplanıldı. Ve toplanmaya devam ediliyor.

Plastik Kapak Kampanyası

8 Mart 2011 Salı

Seramik Toplantı Koltuğu

                   2

Toplantı odalarında klasik bir masa ve etrafında deri veya tahta sandalyeler görmeye çok alıştık. Bu örnekte ise, tamamiyle kırılmaz dayanıklı seramikten oluşan koltuk şeklinde bir toplantı alanı görüyoruz.


                 1
Ne kadar kullanışlı olur bilinmez ama Türkiyede rağbet görmeyeceğini tahmin edebiliriz.
Bana göre klasik tarzlara göre oldukça sağlıklı bir eşya, temizliği kolaydır ve diğer eşyalar gibi içerisinde çok miktarda toz akarı barındırmaz.

Seramik Toplantı Koltuğu, Seramik Koltuk

7 Mart 2011 Pazartesi

Dns Ayarları Değiştirme

Bildiğiniz gibi Blogger Yasağı nedeniyle blogspot.com uzantılı bloglarda kırmızı bir yazı bizi karşılıyor. ' Bu site mahkeme kararı ile kapatılmıştır.'

Ben bundan sıkılıp dns ayarlarımı değiştirdiğim için rahatlıkla engelli olan bütün sitelere girebiliyorum. Blogger yasağı ne kadar sürecek bilemiyorum, o zamana kadar 'bloguma dokunma' diye faydasızca çırpınmak yerine dns ayarlarını değiştirmek daha uygun. Türkiyede bulunan bütün internet kullanıcıları dns ayarlarını değiştirmeli aslında..

Dns ayarlarınızı değiştirmek çok basit, izlemeniz gereken yol şöyle;

Başlat/ Ayarlar/Ağ Bağlantıları/ 'yerel ağ bağlantısı' ikonu üzerinde sağ tık yapıp, Özellikler/ İnternet İletişim Kuralları(TCP/IP) üzerinde çift tık yapalım,

.
                            1


Dns sunucularına sırasıyla ilk kutuya: 8.8.8.8,  İkinci kutuya: 8.8.8.4 rakamları yazalım.

Sonra yine 'yerel ağ bağlantıları ' kısmına gelip, sağ tık yaparak 'Onar' diyoruz. Artık bütün sitelere giriş yapabilirsiniz.


Dns Ayarları Değiştirme, Dns Ayarları Nasıl Değiştirilir?

Yetenek Sizsiniz Türkiye Sefa Doğanay Yarı Final

                    

Sefa Doğanay, 2011 Yeteneksizsiniz Türkiye Programının  en yetenekli taklit yarışmacısı. Yalnız onun takdir edilmesini sağlayan özellik yalnızca bu değil. Konuşmasından da anlayabileceğimiz gibi oldukça mütevazi bir insan. O kadar başarılı olmasına rağmen diğer bazı yarışmacılar gibi kendini star zannetmiyor, amacı insanları eğlendirerek, düşündürerek güldürmek.

Birbirinden farklı sesleri bu derece başarılı çıkarabilmesi ne kadar yetenekli olduğunun büyük bir kanıtı. Aslında sahnede taklitleri birebir yapmanın dışında seyirciye kendini dinlettirebilmek en zoru ve Sefa Doğanay bunu başarabildi. Daha başarılı gösterilerle karşımıza çıkcağına inanıyorum. Final için tek adayım. :)

Yetenek Sizsiniz Türkiye Sefa Doğanay Yarı Final, Yetenek Sizsiniz Türkiye 2011 Sefa Doğanay Yarı Final, Sefa Doğanay Yarıfinal

Ağız Gözler

                      3

Gözlerimiz vücudumuzun en hassas noktası ve insanların iç dünyalarını yansıtıyor.
Photoshop resimleri yarışmasında, katılımcılar fiziki organların yer değişimlerini yapmışlar, her gün gördüğümüz insan şekillerinden farklı bir görünüm olduğu için korkunç hatta iğrenç görünebiliyor. Bu fotoğrafa bakarak, vücut yapısının nasıl kusursuz bir düzen içerisinde yaratıldığını görebiliyoruz.

Yalnız hep düşünmüşümdür; Eğer gözler nerede olmalıydı? diye bir soru sorulsaydı ben parmak uçlarında olmasını isterdim. Gerçi o zaman da sürekli parmakları havada tutmak komik olabilirdi. :)


                     agızgoz1

                             2

Ağız Gözler,Photoshop Uygulamaları Göz Yerine Ağız Koymak

6 Mart 2011 Pazar

Parmakları Koptu Eli Karnına Dikildi


Haberlerde de görmüşsünüzdür, inşaat işçisi 24 yaşındaki Ali Gürbüz'ün parmakları gönyeleme makinasın kapılıp kopuyor, Yerine dikilen parmaklarından baş parmağı tamamen, işaret parmağının da ucu, dokusunda çürüme olduğu için işlevini yitiriyor. Diğer iki parmağı da daha çabuk iyileşmesi için geçici olarak karnına, deri altına paketleme yöntemiyle ameliyatla yerleştirildi.


Burada önemli olan ve siteme konuyu taşımamın 2 sebebi var.
Birincisi; Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Tabiplerini tebrik etmek.
İkincisi; Sigortasız işçi çalıştıran işvereni ya da işverenleri ifşa etmek.

Türkiyede binlerce vasıfsız hatta vasıflı işçi sigortasız olarak çalıştırılıyor. İlgililer isterse bunları kolay bir şekilde tespit edebilirler ama kimsenin işine gelmiyor! Sonuç olarak, gariban insanlar üç kuruşa sigortasız çalıştırılırken, onun patronu işçinin sigorta parası ile zevk sefa içinde yaşıyor, kul hakkı yiyerek.. Zehir zıkkım olsun. :D



Peki sigortasız işçi çalıştıran yerleri nereye şikayet edebiliriz?



170 numaralı telefon hattından sigortasız işçi çalıştıran kişileri/kurumları şikayet edebilirsiniz. 15 iş günü içerisinde şikayetiniz sonuçlanıyor.

Belirtmekte fayda var; Sgk kanununda işveren işe başlağı gün işçinin sigortasını yapmak zorundadır, sgk kanunun da deneme süresi diye bir şey kesinlikle yoktur.





Parmakları Koptu Eli Karnına Dikildi, Sigortasız İşçi Çalıştıranları Nereye Şikayet Etmeli?,

5 Mart 2011 Cumartesi

Eşarp Bağlanışı Video

 

                    

                      

Eşarp bağlanışları kültürlere ve inançların yaşayış biçimine göre de değişiyor. Arap ırkları bu konu da biraz daha profesyoneller, kendilerini komik durumlara düşürmeden, çok gösterişli olmadan hem örtünebilmeyi hem de güzel görünebilmeyi başarabiliyorlar. Türkiye'de ise tam tersi bir durum söz konusu. Başörtüsü genelde modaya kurban ediliyor ve türk tesettür giyim firmaları yaldızlı ve kocaman fiyonklu tesettür kıyafetleri ortaya çıkarıyor.

Bu konuda fazla yorum yapmamam gerekiyor. :)

Videolar da eşarp bağlanış şekilleri anlatılıyor. Etolle yapılan türban modelinde evde kendiniz de yapabilirsiniz.

Eşarp Bağlanışı Video

Nar Reçeli Tarifi


Hazır nar alıp reçel yapınca pek lezzetli olmuyor ama kendi nar ağacınız varsa nar reçelini mutlaka denemelisiniz. Hazır ürünler kullanmak isterseniz Dr Oetker'in 'reçel yap' ı kullanabilirsiniz.

Nar Reçeli Tarifi

Malzemeler:


1 kg ayıklanmış nar
50 ml (yarım çay bardağı) su
1 poşet Dr. Oetker Reçelyap
1 kg toz şeker

Hazırlanışı:

Narları bir tencereye koyun ve üzerine suyu ekleyin. Ayrı bir tabağa şekerden 4 yemek kaşığı alıp üzerine poşeti boşaltın ve iyice karıştırın. Bu karışımı da narların üzerine döküp yüksek ateşte sürekli karıştırarak pişirmeye başlayın. Kaynama başladığında 2 dakika kaynatın ve kalan şekeri ekleyin. Karıştırmaya devam ederek tencerenin her yerinde kaynama başladığında ateşi kısın ve 3 dakika daha kaynatın. Ocaktan alıp arada karıştırarak 5-10 dakika soğutun. Metal kapaklı kavanozlara doldurun. Ağızlarını sıkıca kapatıp kavanozları ters çevirin. Meyvelerin düzgün dağılımı için, soğuyuncaya kadar, kavanozları yarım saat ara ile alt üst çevirin.

Nar Reçeli, Nar Reçeli Yapımı, Nar Reçeli Tarifi

4 Mart 2011 Cuma

Blog Yazarı Dizi Setlerini Gezerse..

Blog Yazarı Hayli de Olsa Dizi Setlerini Gezerse..



Sabah uykudan uyandım. Muhteşem Yüzyıl haremine uğradım, padişah rodos seferine hazırlanıyordu. Görmek kısmet olmadı, belki de padişahı görmemek hayırlı oldu. Hürrem ile karşılaştık bana çok kötü baktı. 'Benden kork' dedim. Altınyoldan geçerken pargalıyı gördüm, yine keman çalıyordu.

Oradan çıktım kanıt dizisinin başkomiser orhanı ile öğle yemeğinde buluştuk, yanında prof. doktor sevil atasoy'u da getirmişti ve kriminalist zeynep'i.. Ben bir zamanlar olay yeri inceleme uzmanı olmaya karar vermiştim, bir kaç uygulama yapıp, cesetlerle karşılaşınca bundan vazgeçtiğimi bu profesyonel gruba anlattım, çok vaktimiz yoktu, Orhan başkomisere bir telefon geldi yine faili meçhul bir cinayet varmış, mecburen yemeği bitirmeden kalktık, onlar sete yani göreve ben 'arka sokaklar' a gittim, komiserler devriye geziyorlar, hiö bu kadar başkomiser ve komser yardımcısnın devriye gezdiğini görmemiştim, birkaç gece olayından sonra sabahı da ettik.


Arka sokaklardan sonra bir Fatmagül'e uğrayayım dedim, Fatmagül hâlâ Kerim' e düşman, Kerim'in Suçu Ne? dedim, ' İlk bölümü izle neşecim' dedi. Mukaddeste pek meraklıydı, beni Kerim'in yabancı eski sevgilisi sandı, Fatmagülle arkadaş olduk, kuru kemik gibi güzel bir kızdı. O bana çok zayfsın dedi, ben ona..

Oradan da hanımın çiftliğine uğradım. Serap hanım kırmızı arabasıyla yine geziyordu. Halide yine tehlikeli işler peşinde. 1950 lere olan merakımdan adanayı bir güzel gezdim, oradan da kavak yellerine geçtim. Kimin eli kimin cebinde belli değildi, 'bir gün herkes diğerinin sevgilisi olacak' diye bir söz geliştirmişlerdi sanki.. Bulaşıcıdır falan diye topuklayıp kaçtım oradan.. O da ne?koşa koşa  Tek Türkiye'ye gelmişim. Ben böyle hayali bir senaryo hiç görmedim. Silahlar patlıyor, insanlar ölüyor. Polislerin içinde vatan haini var, halk kendi arasında bir kahraman grup yaratmış, kedilerini öyle koruyorlar. Yok artık.. Gülliverin Seyahatleri misali birşey.. Saçma saçma..Patlak reşoya bir selam verip oradan da ayrıldım.

Feriha'ya gideyim de biraz akıl vereyim dedim. Yine Emir ile elele geziyordu. Hande cadısı da onların peşinde. Hande'ye saç rengini değiştirmesini tavsiye ettim, Feriha'ya da yalanları bırakmasını..

Yolda Küçük sırların Demir'iyle karşılaştım, Çet'in karizmasını yıktın, dedim. O sırada Ayşegül geldi. ' Naber şekerim? ' dedi. ' iyi şekerim' dedim.

Aşk ve cezaya da davet edilmişim, Savaş ağayı görmeye gittim. Benim bildiğim aşiret reislerinin artık 3-4 karısı olmuyor, boşanıp yenisini alıyor, töre de eskilerdeki gibi kalmadı dedim. Savaş ağa bozuldu.


Gelmişken Türkan hocama uğradım, hayatının her günü abartılı kahramanlıklarla geçiyor. Bir insanın hayatında hiç mi normal bir gün olmaz? Her gün bir olay.. Aklıma geliyor, rahmetle anıp oradan Öyle Bir Geçer Zaman ki ye gidiyorum. Berrinle Ahmet'i görüyorum. Aylin Muratla evlenmiş, mutlu.. Cemile ile balıkçı hikmet arasında birşeyler oluyor ama balıkçı bütün gününü kuşyuvasında (mezarlık)  geçiriyor. Orda durum karışık fazla kalabalık etmeyeyim diye..

Boğaz'da bir tur atayım dedim. Ezel'i gördüm. Tek başına karanlıkta oturuyordu. 'Ne yapıyorsun Ezel?' dedim, ağlamaya başladı. ' bu senaryodan bıktım' dedi. 'Eyşan'ı seviyor musun?' dedim. ' hayır, ben aslında seni seviyorum' dedi. 'Bade ne olacak' dedim. ' biz sadece arkadaşız' dedi. ' ne güzel, biz de sadece arkadaş olalım o zaman ' dedim. Güldü.


Hepsi tamam da bu cidden rüyaydı galiba dimi?

En son Ferhat Göçer'i gördüğümü hatırlıyorum. ' bunları boşver yüzünü göster' dedi.


Bilimsel olmayan dizilerin yalnızca ilk veson bölümlerini izliyorum, böylelikle zaten bütün bölümleri izlemiş kadar bilgi sahibi oluyorum..

Blog Yazarı Dizi Setlerini Gezerse.., Blog Yazarı Dizi Setlerini Gezerse Neşe Tuana