11 Nisan 2011 Pazartesi

Neşe Tuana'nın Bahçesi

Bugün blog sayfasını yeni bahçemin (ya da bahçecik) fotoğraflarına ayırdım. Çorak bir bahçeyi, işlenmemiş bir toprağı bahçe haline getirmek epeyce zor oldu. Hâlâ toprak biraz sert ama her gün biraz daha düzeliyor sanki.

Şimdi sizinle bir oyun oynuyoruz. Bu ağaçların adı ne oyunu.. ^_^
Fotoğrafların altındaki yazılara bakmadan ağaçların adını bilebilir misiniz?



                                  1
İncir ve Gül. Bu incir fidanını, bir ağacın dalından küçük bir parça alarak büyüttüm. Dün daha geniş bir saksıya yerleştirdim. Gül'  de ayırdım. İkisi aylarca o saksıda yaşadılar. Bilmiyorum ama gül'ün incir dalı sayesinde tuttuğuna inanmaya başladım.

                                  2

Bu da saksıda kuşburnu fidanım. 1 tane daha kuşburnum var, o büyük bir ağaç gibi, kalın dallı, bahçeye ektim. Mayıs ayında meyve vereceğini düşünüyorum. Kuşburnu fazla bakım istemeyen bir ağaç, 15-20 günde bir sulanması yeterli, ama fidanlarım tüplü fidan olduğu için suyu seviyorlar.

                                   3

Bu da sarmaşık gülüm. Çok çabuk büyüyor ve sarılıyor etrafa, tıpkı asma gibi. Sarmaşık gül için yalnızca organik gübre kullanıyorum, bitkiyi yakmıyor.

                   4

^_^ Bunlar da annemin cherry domatesleri. Birkaç hafta önce 1 saplık fide şeklindelerdi. Domateslerde de organik gübre kullanıyoruz. Daha çok küçükler ama hızla, sağlıkla büyüyorlar. Bahçenin arka kısmında da biberler var. Tam görünmemiş ama kenarlarda da benim tohumdan yetiştirdiğim biber fideleri ve yeşil soğanlarım, sarımsaklarım var.
                                   5

Bu da minik dut ağacımız. Köy pazarından almış babam. Ben bodur ağaç olduğunu düşünüyorum ama bodur değil diyorlar. Büyümese de meyve veriyor, iri ve siyah rekli dutları..

                                   6
Bu kuş serçe sanırım, bahçede sürekli üstüme konuyor. Dokununca hiç korkmuyor, kaçmıyor. Fotoğraf çekerken poz bile veriyor. Sadece yabancı birilerini görünce yanıma gelmiyor.

                   7

Civcivlerimiz. :) Yeni doğdu bunlar, daha 4 haftalık oldular sanırım. Birisi çok yaramaz, soğanları didikliyor ama yemiyor. Evden birisi yanında koşunca hemen onun arkasından koşuyor, emeklemeye başlayan bebekler gibi etrafı tanımaya çalışıyor.

Bu kadarcık. :) Daha ektiklerimizin hepsi çıkmadı, bir de bu yıl yaz geç geiyor sanki. Antalya'da havalar soğuk hâlâ. Soğuklar bitince bahçem de yemyeşil olur değil mi?^_^

Neşe Tuana'nın Bahçesi, İİncir Ağacı Fidanı, Dut Ağacı Fidanı, Bodur Ağaç, Yeşil Soğan, Civciv, SSerçe

2 yorum:

thares dedi ki...

İlginç ve çok hoş bir sayfanız var baya dolaştım çok da hoşuma gitti tabi buradan ahkâm kesip ukalalık etmek için değil; Sadece bildiklerimi yazmaya çalışıyorum yanlış anlamayın.
Dut ağacı yediveren diye bilinen hafif mayhoş her sürgünde dut veren bir ağaç benim bahçemde de var aşılamıştım http://thares.blogcu.com/evimiz-bahcemiz-ve-kanatlilarim/8065105

Serçe zannettiğiniz kuş serçegillerden halk arasında sivsin diye bilinen ağaçlardaki basra gibi küçük böceklerle beslenen şeker bir kuştur size yakınlık duyması çok güzel.
SAYGILAR

Neşetuana dedi ki...

sayın thares; estağfirullah. deneyimlerinizi paylaştığınız için teşekkür ederim. Sayenizde ben de yeni bir şeyler öğrenmiş oldum :)