4 Mart 2011 Cuma

Blog Yazarı Dizi Setlerini Gezerse..

Blog Yazarı Hayli de Olsa Dizi Setlerini Gezerse..



Sabah uykudan uyandım. Muhteşem Yüzyıl haremine uğradım, padişah rodos seferine hazırlanıyordu. Görmek kısmet olmadı, belki de padişahı görmemek hayırlı oldu. Hürrem ile karşılaştık bana çok kötü baktı. 'Benden kork' dedim. Altınyoldan geçerken pargalıyı gördüm, yine keman çalıyordu.

Oradan çıktım kanıt dizisinin başkomiser orhanı ile öğle yemeğinde buluştuk, yanında prof. doktor sevil atasoy'u da getirmişti ve kriminalist zeynep'i.. Ben bir zamanlar olay yeri inceleme uzmanı olmaya karar vermiştim, bir kaç uygulama yapıp, cesetlerle karşılaşınca bundan vazgeçtiğimi bu profesyonel gruba anlattım, çok vaktimiz yoktu, Orhan başkomisere bir telefon geldi yine faili meçhul bir cinayet varmış, mecburen yemeği bitirmeden kalktık, onlar sete yani göreve ben 'arka sokaklar' a gittim, komiserler devriye geziyorlar, hiö bu kadar başkomiser ve komser yardımcısnın devriye gezdiğini görmemiştim, birkaç gece olayından sonra sabahı da ettik.


Arka sokaklardan sonra bir Fatmagül'e uğrayayım dedim, Fatmagül hâlâ Kerim' e düşman, Kerim'in Suçu Ne? dedim, ' İlk bölümü izle neşecim' dedi. Mukaddeste pek meraklıydı, beni Kerim'in yabancı eski sevgilisi sandı, Fatmagülle arkadaş olduk, kuru kemik gibi güzel bir kızdı. O bana çok zayfsın dedi, ben ona..

Oradan da hanımın çiftliğine uğradım. Serap hanım kırmızı arabasıyla yine geziyordu. Halide yine tehlikeli işler peşinde. 1950 lere olan merakımdan adanayı bir güzel gezdim, oradan da kavak yellerine geçtim. Kimin eli kimin cebinde belli değildi, 'bir gün herkes diğerinin sevgilisi olacak' diye bir söz geliştirmişlerdi sanki.. Bulaşıcıdır falan diye topuklayıp kaçtım oradan.. O da ne?koşa koşa  Tek Türkiye'ye gelmişim. Ben böyle hayali bir senaryo hiç görmedim. Silahlar patlıyor, insanlar ölüyor. Polislerin içinde vatan haini var, halk kendi arasında bir kahraman grup yaratmış, kedilerini öyle koruyorlar. Yok artık.. Gülliverin Seyahatleri misali birşey.. Saçma saçma..Patlak reşoya bir selam verip oradan da ayrıldım.

Feriha'ya gideyim de biraz akıl vereyim dedim. Yine Emir ile elele geziyordu. Hande cadısı da onların peşinde. Hande'ye saç rengini değiştirmesini tavsiye ettim, Feriha'ya da yalanları bırakmasını..

Yolda Küçük sırların Demir'iyle karşılaştım, Çet'in karizmasını yıktın, dedim. O sırada Ayşegül geldi. ' Naber şekerim? ' dedi. ' iyi şekerim' dedim.

Aşk ve cezaya da davet edilmişim, Savaş ağayı görmeye gittim. Benim bildiğim aşiret reislerinin artık 3-4 karısı olmuyor, boşanıp yenisini alıyor, töre de eskilerdeki gibi kalmadı dedim. Savaş ağa bozuldu.


Gelmişken Türkan hocama uğradım, hayatının her günü abartılı kahramanlıklarla geçiyor. Bir insanın hayatında hiç mi normal bir gün olmaz? Her gün bir olay.. Aklıma geliyor, rahmetle anıp oradan Öyle Bir Geçer Zaman ki ye gidiyorum. Berrinle Ahmet'i görüyorum. Aylin Muratla evlenmiş, mutlu.. Cemile ile balıkçı hikmet arasında birşeyler oluyor ama balıkçı bütün gününü kuşyuvasında (mezarlık)  geçiriyor. Orda durum karışık fazla kalabalık etmeyeyim diye..

Boğaz'da bir tur atayım dedim. Ezel'i gördüm. Tek başına karanlıkta oturuyordu. 'Ne yapıyorsun Ezel?' dedim, ağlamaya başladı. ' bu senaryodan bıktım' dedi. 'Eyşan'ı seviyor musun?' dedim. ' hayır, ben aslında seni seviyorum' dedi. 'Bade ne olacak' dedim. ' biz sadece arkadaşız' dedi. ' ne güzel, biz de sadece arkadaş olalım o zaman ' dedim. Güldü.


Hepsi tamam da bu cidden rüyaydı galiba dimi?

En son Ferhat Göçer'i gördüğümü hatırlıyorum. ' bunları boşver yüzünü göster' dedi.


Bilimsel olmayan dizilerin yalnızca ilk veson bölümlerini izliyorum, böylelikle zaten bütün bölümleri izlemiş kadar bilgi sahibi oluyorum..

Blog Yazarı Dizi Setlerini Gezerse.., Blog Yazarı Dizi Setlerini Gezerse Neşe Tuana

1 yorum:

grand özgül termal tatil köyü dedi ki...

çok güzel bir site olmuş bence mükemmel başarılarınızın devamını dilerim