30 Haziran 2010 Çarşamba

Gidenlerin Ardından


Ne ayrılıkları sevebildim, ne gidenleri
Hele Gidenleri...
Gidenleri hiçbir zaman sevemedim...
...
Yalan... ben en çok onları sevdim..
İstemedim hiç, gitmelerini...

Birileri öldüğü zaman, öldüklerini kabul edemedim
Hep kabullenmiş gibi göründüm,
Oysa ki her an çıkıp geleceklermiş gibi
Umutla bekledim..
Gelmediler ...
Gelmediler...

Yaşamak rüya gibi
Hiçbirşeyin sahibi değiliz
Herşey bize emanet..
Sahip olduklarımızın aslında hep geçici olduğunu bilmek ne kötü
Bugün sizinle, yarın yok yanınızda
Aynı hayatta nefes almıyorsunuz
Rüya gibi...
Rüyalar da gerçek değil ya,
Hayatta rüya gibi;
Geçici, biten...

Fiat Reklamı Al Dedi Git Dedi - Al Dedi Git Dedi Video

                            
                  

Hatırlarsanız, Müger Anlı' nın -sanırım- Tatlı sert programına eşini şikayet etmek için katılan, vijdan adındaki bir bayanın replikleri Fiat reklamlarına konu olmuştu.Millet olarak, acıklı durumlardan bile espiritüel olaylar ortaya çıkarmayı başarabiliyoruz :P

Reklam komik ve ilgi çekici olmuş :)

Neşe Tuana

Aç Ayı Oynamaz Atasözünün Anlamı


Atalarımızın ne garip sözleri var :)
Eskiden sokaklarda ayıcıkları oynatan romanlar olurdu, "hamamda koca karılar nasıl bayılır?" sözleri hala kulaklarımda..ne oldu onlara?Artık öyle eğlenceler kalmadı..

Kendisinden iş beklenilen kimseden emeğinin karşılığı esirgenmemelidir, insan ya da hayvan olsun, çalışan mutlaka doyurulmalı, hakkı verilmelidir.

"Aç ayı oynamaz" Atasözü sokaklarda oynatılan ayılardan çıkmış kinayeli ve mecazi bir kelime..


Neşe Tuana

Şapkalı a nasıl yapılır ?



Şapkalı a yapmanın en kolay yolu başka bir yerden kopyala yapıştır yapmaktır. :D

Klavye üzerinden bu işlemi yapmak için;
1-önce Shift tuşuna basıyoruz,
2-sonra aynı anda üstteki nümerik karakterlerden 3 tuşuna basın,
3-Arkasından şapkalı yazmak istediğiniz harfi yazın.

3 adımda "Â - â " Harfini yapmış oluyoruz.


Neşe Tuana

Lohusa Şerbeti - Lohusa Şerbeti Nasıl Yapılır?





Lohusa şerbeti, doğumdan sonra misafirleri ikram edilen bir içecek.Anne sütünün bol ve bereketli olması ,Bebeğin hastalıksız bir ömür geçirmesi dileği ile dağıtılırmış.

Büyükannemin dediğine göre; lohusa şerbetinin tarihi osmanlı devrinden başlıyor.Bebeklerin ömrü uzun ve sağlıklı, kısmetli olsun diye zengin aileler halka lohusa şerbeti ikram ederlermiş.

Ben hiç sevmiyorum tadını.Hatta bizim âdetlerimizde lohusa şerbeti pekmezden yapılır.Üzüm pekmezine soğuk  su karıştırılır ve buz ilave edilerek tas (demirden) bardaklarla misafirlere dağıtılır.






LOHUSA ŞERBETİNİN TARİFİ;

MALZEME

1 paket yedibahar kökü (baharatçılarda var; içinde yedibahar kökü, karanfil ve kabak tarçın bulunuyor)
dövülmüş ceviz
toz tarçın
su
Lohusa şekeri (lohusa şekeri renk vermek amacı ile kullanılıyor, onun yerine norma şeker ile beraber gıda boyası da kullanabilirsiniz.)

HAZIRLANIŞI
Bir avuç baharatı, tenceredeki suyun içine atın. Kaynatın şekeri, dilediğiniz miktarda suya katın. İyice kaynadıktan sonra, şerbetiniz hazır demektir. Sıcak sıcak ikram ederken, üzerine bir tatlı kaşığı dövülmüş ceviz ve toz tarçın serpin.

Not: Alışveriş merkezlerinde satılan toz halindeki lohusa şerbetlerini de alabilirsiniz.Ancak tadları evde yapılan kadar iyi olmuyor.

Neşe Tuana

Sallanan Sandalye


Anneciğimize hediye olarak sallanan sandalye almaya karar verdik.Uzun bir süredir bundan istiyordu.Sandalyeyi bulmak için gezmediğim yer kalmadı.Bulduklarımın ya modelini beğenmedim ya da ağaçları kaliteli değildi.En sonunda marangoz bir arkadaşım bir model beğenebilirsem, istediğim şekilde yapabileceğini söyledi.Ceviz ağacından yapılmasını istedim.Ceviz ağacı daha dayanıklı oluyor.Model olarak da yukarı dakinin benzerini seçtim.

Herşeyin hazırına o kadar alışmışız ki marangoza yaptırmak aklıma zor geldi.Halbuki bizim evdeki mobilyaların çoğunu marangoz yapmıştır, babam her zaman küçük esnafın kazanmasını istediği için büyük mağazalardan alışveriş yapmaz.Mobilya alırken de marangoza gider ne isterse onu yaptırır, zevkine göre..Hazır yapılanlar da da elemeği var ama size özel yapılan gibi özentili olmuyor tabii..

Yukarıdaki sallanan sandalyeyi de İkea da buldum.189 TL ye satılıyor.Biraz pahalı geldiği için oradan almaktan vazgeçmişim, iyi ki almamışım.Bazen mahallemizdeki küçük esnafında harikalar yaratabileceğini unutmamak gerekmiş :) 

Şöyle yumurta tipi bir modelini de buldum.Bunu da kendim için yaptırmalıyım :P


Neşe Tuana

Kıvanç Tatlıtuğ Kenan İmirzalıoğlu


Onlar; Rol aldıkları bütün diziler izlenme rekorları kıran oyuncular..
Kıvanç Tatlıtuğ Mavi gözleri, Sarı Saçları ile avrupai bir hava içerisinde görünüyor.
Kenan İmirzalıoğlun da ise  tam tersi tam bir türk erkeği havası var.
İki ünlü yakında Ferzan Özpetek’in hem senaryosunu yazacağı hem de yöneteceği yeni filminde başrolleri paylaşacakmış.

Filmin nasıl olacağını çok merak ediyorum,  oyuncular  ve yönetmenini göz önüne alarak bakarak gişe rekorları kıracağını düşünebiliriz.

Neşe Tuana

Nobrain.dk - İnci Sözlük

nobrain.dk incisözlüğün ürettiği bir site.Google choreme kullanıyorsanız sitedeki tıklama şansının sizi sıkıntıya sokacak bir zararı olmayacaktır.(Tabii ne dediğimi anlamayacaksınız ama yine de siteye girmeyin)

İnci sözlük, küfür sözlüğü gibi birşey..Adamlar bu şekilde dikkat çekmeye çalışıyorlar.Ve bunu başarabildiler, sosyal medyada inci yankıları devam ediyor.

İnci sözlük yakın bir zaman önce Facebook'a saldırmıştı.Nedense buna üzülmedim.Ama facebook yönetimi önlem alarak facedeki türkçe çevirileri kaldırdı.

İnciciler, Daha önce de Okan Bayülgen' e canlı yayında garip bir merhaba demişlerdi.Ancak Okan Bayülgen, her sözde mahkemeye koşan sanatçılar gibi olayı büyütmeyerek, dava yoluna gitmedi.

Konunun  Videosu;
                    

Bu arada incicilerin inci sözlüğün sahibine yazdıkları buradaki mektup çok dikkat çekici.

Neşe Tuana

Diyabetle Yaşam

Yengemin ailesinin yaklaşık olarak % 80 inde diyabet hastalığı var.Genetik..Yengemde de 30 lu yaşlarda diyabet hastalığı ortaya çıktı.Diyabet hastalarında çok yemek yemediği halde aşırı kilo alanların yanında hastalığa bağlı olarak zayıflayanlar da var.Yengem de zayıflamaya başlamıştı.Ailelerinde diyabetli hastalar olunca, daha önceden bildiği için bunu hastalık olarak görmüyordu.

O zamanlar küçük olduğum için kendi kendine bacaklarına iğne yapması beni ürtüyordu ama ben de bu gerçekle büyüyünce korkmak yerine hastalık hakkında bilgi sahibi olmanın daha doğru olduğunu öğrendim.Dünya Diyabet günü için düzenlenen konferanslardan öğrendiğim bilgilerle "diabetlilerle yaşam" olarak belirlenen gezici kurslara gönüllü olarak katıldım.İyi ki katılmışım..

Okulda diabetli birkaç öğrencim var.Yaşamayan bilmez ya, yaşları küçük olunca daha dayanaksız olduklarından lavaboya gittiklerinde uzun bir süre dönmezlerse mutlaka kontrole gidiyorum.Çünkü bazen kansızlık, tansiyon düşüklüğü sebeplerinden dolayı bayıldıklarına şahit oluyorum.Birçoğunun anne yada babası sabahtan gelerek okul bitişine kadar okulda çocuğunu beklemek zorunda kalıyor, ya düşer bayılırsa, ya kimse farkedemezse diye..

Ne kadar üzülsekte, üzüntüyü düşünmeyi bırakıp, neler yapabileceğimizi saatlerce konuşuyoruz.Aileler en çokta Tvlerde gösterilen dondurma, çikolata reklamlarına tepkili..Çocuklar yemek istiyorlar ama yemeleri yasak..Ailelerinden gizli yiyenler de var!Ne kadar kötü değil mi?Çocuğunuzun istediği birşeyi hastalıktan dolayı ona yedirememek?

Diyabetli bir çocuğa sahip olmak kolay mı?Kesinlikle değil.Sağlıklı bir çocuğu yetiştirmek, onunla gülüp en önemlisi koşabilmek, bisiklete binebilmek ayrı mutluluk ama diğer yandan bütün gün çocuğunun yanında olan, olması gereken anneler var ben onlara hayranım..(Allah kimseye böyle birşey vermesin ama)

Neşe Tuana

Diyabetli ünlüler

Ekranlara güler yüzleri ve bakımlılıkları ile yansıyan ünlülerin de aslında birçok hastalığı var.Diyabet hastalığının tedavisi gittikçe gelişiyor yine de ileri safhada olanlar için hayatı çekilmez seviyelere getirebiliyor.Örneğin;  şeker hastası olan çocuklar için, tvlerde yayınlanan dondurma ve çikolata reklamlarını görmek çok üzücü oluyor...

Diyabet hastalığı olan  ünlüler;

Müjde Ar -56
Zeki Alasya -67
Hıncal Uluç- 71
Derya Baykal- 53
Gülay- 40
Sharon Stone- 52

Halle Berry- 44
Salma Hayek- 43
Tommy Lee- 47

Neşe Tuana

Kıvanç Tatlıtuğ Thy Reklamı

                    

Nasıl farkedemedim bilmiyorum ama ben bu reklamı bugün sayfa moderasyonu yaparken farkettim.
Vestel'in Ortadoğu reklam kampanyasında oynayan ve büyük ilgi gören Kıvanç Tatlıtuğ'u THY reklamlarına da yakışmış. Kevin Costner dan sonra, THY reklamı için Tatlıtuğ seçildiğine göre ilgi çekmeyi başarabilmiş.

Yalnız Tatlıtuğ, reklamlarda biraz kilolu çıkmış sanki.


Neşe Tuana

Oğlumuz Şehit Diye Gurur Duymuyoruz Çünkü...

Rauf Adam..
Şırnak'ın Uludere İlçesinde Mayın Patlaması Sonucu Şehit Olan Jandarma Piyade Er..
Senelerdir Antalyada yaşayan Bitlisli kürt bir ailenin çocuğu..
21 yaşındaydı..

Rauf Adam'ın acılı ailesi Vatan Gazetesine verdikleri röportajda  kimsenin söyleyemediği gerçekleri dile getirdiler.Röpostajdan birkaç alıntı;


"İki göz gecekonduda herkesin yüzünde tarifsiz bir keder. Kimse ağıt yakmıyor, kimse isyan etmiyor. Adam Ailesi, acısına tuz basıyor. On gün önce Şırnak’ta şehit düşen Bitlisli Kürt genci Rauf’un öğretmen eniştesi Mehmet Yağaşır, acı mı acı konuşuyor:“Kurtuluş Savaşı verilseydi, ikinci bir Çanakkale Savaşı yaşansaydı, bizim oğlumuz o savaşta şehit düşseydi gurur duyardık. Ne yazık ki, biz gurur duyamıyoruz. Aksine vicdan azabı çekiyoruz. Çünkü iki kardeşin, Türklerin ve Kürtlerin kavgasında öldü Rauf.”

Son sözleri ise ağır bir ders gibi Yağaşır’ın; “Dağdakiler de, askerler de bizim çocuklarımız değil mi? Allah aşkına onlar Amerika’dan mı geliyor? Niye dağa çıkıyorlar ölmeye? Ne olur bu soruyu herkes kendine sorsun. Bir Rauf daha ölmesin!” "

Yeni İşim :)

Farklı birşeyler yapayım, hem yaz tatilimi değerlendireyim hem de bilmediğim hep merak ettiğim konularda biraz eğitim alayım dedim ve yeni bir işe (işlere)  başladım.Bir sitenin editörlüğünü yapıyorum.Yaklaşık 1 hafta oldu.O kadar çok şey öğrendim ki..

Sokrates boşuna "birşey biliyorsam o da hiçbir şey bilmediğimdir" dememiş..İlim, dipsiz bir deniz gibi.Varacağınız yer belirsiz, durmadan çalışmak gerek..

Yeni şeyler öğrendikçe, ne kadar az bilgi sahibi olduğunu görüp, daha çok  hırslanıyor insan..

Stresli, komik hatta bazen hüzünlü bir iş oluyor.Tatil boyunca haberleri izlemeyi, gazete ve dergi okumayı bırakmıştım.Bu iş ile mecburen okumaya başladım. 3. sayfa haberlerini bire bir görmek, bunu iş olarak yapmak  çok can sıkıcı, diğer yandan siz gülerken başka bir yerde başka bir insanın cansız bedenin sokakta yatması hayatın çok boş birşey olduğunu, her anının çok iyi değerlendirilmesi gerektiğini öğretiyor size..Yani olumsuz olan herşeyden alınabilecek derslerimiz var.

Bu arada konu ile alakası yok ama bu yaz mevsiminde Antalya'nın her yanı Rus turist doldu.Hatta birçok rus komşumuz olmaya başladı, emekli olanları buraya yerleşmeyi düşünüyorlar.Bazıları da esnafın iyi para kazandığını düşünerek işyeri açmayı düşünüyorlar.Aslında bu durum iyi gibi görünse de pek hoşuma gitmiyor.Çarşıya gezmeye çıktığımda türklerden çok,  Rus turistler sokaklarımızda geziyor, esnafa baksan yabancılarla daha çok ilgileniyorlar.Dikkatimi çekti turistler de artık eskisi gibi değil, alışvriş yaparken türkler gibi pazarlık etmeye başlamışlar :P bu gerçekten komik.



Hazır vizeler kalkmışken Halep'e gitmeyi çok istiyorum.Yıllar oldu gitmeyeli..Trenle gidip gelmek hem ucuz hem de rahat olacaktır.Rusya'ya da gidilebilir aslında ama domuz gribinden ölenlerin haberlerde söylenmesi yasaklansa da hala ölenler var.Bu yüzden yabancı ülkelere giderken dikkat etmek gerek.

Neşe Tuana

29 Haziran 2010 Salı

Ülker Çikolata




Çikolata yemeyi sevmeyen, çok az insan vardır heralde..Ben de özellikle fıstıklı, sındıklı ve sütlü çikolataları tercih ediyorum.Yalnız olarak tüketmeyip, arada sırada kek ve pasta yaparken, aralarına kırıp toz haline getirdiğim çikolataları koyuyorum.Pasta ve Keklerde kullanılan damla çikolataları kullanmak yerine fıstıklı, fındıklı ve sütlü çikolataları keklerde kullanmayı daha çok tercih ediyorum.

Ülker markası da ürün çeşitliliği ile kolaylık sağlıyor..


Neşe Tuana

Dns Nasıl Değiştirilir? - Dns Ayarlarını Değiştirme

Google, youtube, blogger  gibi sitelere erişimin yasaklanması hepimizi huzursuz eden bir durum.Bu olaylar ilk olmadığı gibi son da olmayacaktır, bu yüzden her türk bireyinin "dns nasıl değiştirilir?" sorusunun cevabını bilmesi gerekir.

Kısa ve basit bir şekilde dns ayarlarını değiştirmeyi menü sırası ile anlatalım;

Başlat-Ayarlar-Denetim Masası-Ağ ve İnternet Bağlantıları-Ağ bağlantıları na tıklıyoruz.



Yerel Ağ Bağlantılarında Sağ tıklayarak, özelliklere girelim.
İnternet iletişim kuralları (TCP/IP) alanını  işaretleyerek, özellikler butonuna tıklayalım.
Dns sunucularına sırasıyla ilk kutucuğa: 4.2.2.2 İkinci kutucuğa: 4.2.2.3   rakamlarını yazalım.
Yerel ağ bağlantıları bölümüne gelip, sağa tık yaptıktan sonra açılan bölümde "Onar" diyelim..

Yasaklı sitelere artık erişebilirsiniz.

Neşe Tuana

Evlilik Sonrası Erkeğin Evrimi

Başlıkta her ne kadar erkeklere yüklenillmiş gibi olsa da ben herşeyin karşılıklı olduğunu düşünüyorum.Zaten artık kadın, erkek farketmiyor.Çünkü bazı konularda kadınlar erkekleri geçti.Neyse bu başka bir post konusu olsun :)

Yukarıda kategorize edilmiş sözler doğru mu bilmiyorum.Evklendikten sonra göreceğiz ama böyle ise hayat çekilmez hale gelir, değil mi?Mutlu değilseniz evlenmenin, evliliği devam ettirmenin bir anlamı olmaz.



Neşe tuana

Flormar Pretty Compact Allık

Flormar yüz makyajı ürünlerinde oldukça başarılı ilerliyor.Her ne kadar flormar'ın rimel ve mascaralarından memnun kalmamış olsam da Flormar Pretty Compact allık uygun fiyatı ve kalitesi ile beğenimi kazanabildi. 



Farklı renk tonları mevcut, yalnız en çok P112'yi beğendim. P116 ise gece ve gündüz makyajı için çantanızda taşınması gereken ideal renklerden. Flormar'ın e-satış sitesinden veya kozmetik merkezlerinden 7,02 TL' ye satın alabilirsiniz.


Neşe Tuana

Kilo Vermenin Yolları

23 yıldır 1 kez olsun şöyle balık etli, kilolu bir kız olamadım.Yemekleri ben yedim, kiloları başka kızlar aldı.Biliyorum onlar diyet yaparken, hep bana sinir oldular, içten içe..Ama ben de onların diyet yapmalarına hayran kaldım.Diyet yapıyorum diye söylenip, gizli gizli etüt salonlarında yedikleri yiyecekleri görmezden geldim.Diyet yapmakta ayrı bir psikolojik sorunu beraberinde getiriyor sanırım.Yemek yerken suçluluk duygusu, kimseye hesap verme mecburiyeti yokken gizli gizli yemek yeme gibi..

Genelde, yeni tanıştığım insanlar, normal hayatımda benimle beraber birkaç yemeğe çıktıktan sonra formumu nasıl koruduğumu ve kilo alamadığımı merak ediyorlar.Hepsine aynı şeyi söylüyorum."Üzgünüm ama bu sadece genetik." Yaptığım sporları saymazsak tabii :P

Bir memur abla var okulumuzda.Okulun tahta teras kantinine çıktığı zaman teras yerinden oynuyor sanki.Ablamız 103 kilo boyu da 1 70 lerde olmalı.Bazen " onun gibi olmak vardı, diyorum" Tontoşluğu onu sevimli gösterdiği için.Ama o terasa çıkınca herkesi bir korku alıyor.Doğruyu söylemek gerekirse, ben de bu yüzden tenefüs aralarında tahta terasa oturmaktan korkuyorum.Müdür bey, her ne kadar terasın yapı olarak yaylı bi sistem üzerine kurulduğundan dem vursada bunu öğrencilere de pek anlatamıyoruz.

Konu kilolardı değil mi? Sokağa çıktığınızda bir bakın çevrenize.Hatta pencereden bir bakın; bayanların % 85 inin, erkeklerin % 80 inin fiziki görünümleri bozuk.Vücut hatlarında dağılma var.Özellikle evlendikten sonra bakımsızlığa itiyorlar kendilerini.Geriye kalan % 20 lik kesim spor salonundan çıkmayan tiki ve rahat kesimdir.Bakım için tonla para harcarlar.Liposakşın yaptırırlar, korkmadan suratlarına botoks yaptırırlar.Bir hatun var akrabamız, geçenlerde göz çevresine botoks yaptırmış, ama aman yerabbim nasıl birşeydir o, sanki yüzüne şırıngayla su verip şişirmişler gibi duruyordu.Defalarca nasıl olduğunu sorsa da " iyi olmuş" diyemedim.

Bakımlısı, çareyi güzellik salonlarında, estetik cerrahlarının yanında buluyor.Bakımsız olanı "zaten öleceğim" diye düşünerek pek de önemsemiyor.Halbuki hergün 1 saat yürümek, koşmak, herkesin yapabileceği basit bir spordur ve vucüdü gençleştirir.

Üniversitedeyken bir ara bir arkadaşımın köyüne gezmeye gitmiştik.Köye vardığımızda arkadaşımın annesi  orda kaldığımız sürece hep benimle ilgilendi, bol bol yemek yedirdi annem gibi.."Çok zayıfmışım, oda arkadaşlarım hep benim yemeklerimi yiyolarmış demek.." diye söylendi, durdu teyzecik.Köylerde zayıf kızları gelin olarak almazmış kimse. :P Eskiden öyleymiş galiba zayıf, sıska kızlar beğenilmezmiş, şimdi ise herkes zayıf kalma telaşında.Özellikle bayanlar birşey yemeye korkuyorlar, ya kilo alırsam? yağlarım sarkarsa? kıyafetlerim artık bana olmazsa falan filan..

Sanırım kilolu bayanları beğenme devri bitti.Aslına bakarsanız insanın kendini beğenmesi önemlidir.Başkalarının ne düşündüğünün pek önemi olmamalıdır -sevdiklerinin dışında- Yine de başkaları tarafından beğenilmek, iltifatlara boğulmak kişileri memnun eder.Bu da bütün insanların en zayıf noktasıdır..

.....
Bu ara düzenli tenis turnuvalarıma katılıyorum.Arada bir bacağımı burkarak eve geliyorum ama yine ertesi gün elimde raketlerle maçlara koşturuyorum.Bu arada salatalık ve domatesin kabuğunu yemeyi bıraktım.Tenis takımının diyetisyenin dediğine göre; domates ve salatalığı kabuğu ile tüketen kişilerde cilt kanseri riskini arttıran melanin pigmentlerinin sayısı çok oluyormuş.,aklınızda bulunsun.Domatesin kabuğundan gül yapın, çiçek yapın tabağınıza koyun, yemeyin sakın kabuklarını...

Konu başlığının dışına çıktı.:) Kilo vermenin en basit yolu; stressiz bir hayat, yeterli maddi kaynaklar, çalışkan bir kişilik, eğer kilo alıyorsan ne bulduysan yememe..

Neşe Tuana

28 Haziran 2010 Pazartesi

Sağır ve Dilsiz

Yağmurun hızla yağdığı her sabah, kırık şemsiyesi ile beraber, durakta bekliyordu.1 yıldır, her sabah sadece gülümseyerek selam verirdi." Günaydın" denildiğinde sadece gülümserdi.

Herkesten önce duraktaki yerini alır, ama  otobüse bayanlardan sonra binerdi.Yol boyu ayakta kalan bir bayan yada düşkün biri olursa, kalkıp yer verirdi.

Birgün otobüste ben de ayakta kaldım.Yerinden kalktı, sessizce bana baktı ve eli ile oturmamı işaret etti.

-Teşekkür ederim, dedim.
Sadece gülümsedi.

Yol boyunca," neden (!)birşey değil, önemli değil, yada rica ederim" demedi diye içim içimi yedi.Hatta otobüsün camından yüzüme defalarca bakıp; "yoksa çirkinmiyim bugün" diye düşündüm bile..Ama herzamanki gibi çok güzeldim.

Ertesi gün çok kar yağıyordu, durağa yürürken, soğuktan ayaklarımı hissetmediğimi farkettim.O, yine durakta bekliyordu.Yaklaşırken; " bu sefer günaydın" diyeceğim, mutlaka karşılık verecektir, diye kendi kendime söylendim.

-"Günaydın" dediğimde yine yüzüme baktı ve başını sallayarak,  gülümsedi.

"Başka birşeyler sor hadi, belki buna cevap verir" diye laflar uçuşurken beynimde, otobüs geldi.Somurtarak bindim önden..

Ne kadar kötü bildiğim düşünce varsa birbir geçirdim aklımdan, sinirlendim ona..

Çok yağan kara rağmen, otobüs okula varmadan yolda indim.Söylene söylene yürüdüm yolu.Niye söylendiğimi de düşünmek istemedim.

Okul çıkışı yine eve dönmek için beklediğimiz otobüs durağının önünde denk geldik, gülümsemesini görmek istemediğim için durağın arkasına geçtim.Otobüs gelince de hızla önden binerek en arkaya oturdum.

Sabahları da ona "günaydın" demekten vazgeçmiştim.O da artık kimseye gülümsemiyor, köşeye çekilip otobüsün gelmesini bekliyordu.Bir sabah  tam otobüse bineceğim zaman " elime bir kitap tutuşturup, hiçbirşey demeden hızla " kaçtı.

Kitabın yazarı Henri Charriere'dı.Otobüse oturduğumda, kitabın sayfalarını hızla karıştırdım.Arka kapağın beyaz iç kısmına el yazısı ile "'Yüreğim, hiçbir zaman sağır olmadı.Duymayan kulaklarım, konuşmayan dilimdi, ne dediklerini anlamsam da, yüzüm,  gülmeyi herzaman bildi, Sadece bilmeni istedim, imza ; Sağır ve dilsiz" yazmıştı.

Dilsiz bir şairmiş o...
Kendi Şiirlerini okuyamayan..
Her mısrasında ağlayan
Sağırmış şiirinin kelimeleri
Mısraları sevgi,
Gözleri maviymiş satırlarının..

"Hııı, bu arada;  sormadın ama ben de sağırdım..."


Bunları da okumalısınız;
Yanık Yüz
Şükretmek
Vatan Sağ, Çocukları Şehit


Neşe Tuana

Nihal'in Kına Gecesi Müziği

                            


Aşk-ı memnu dizisinin final bölümünde, Nihal'in kına gecesinde çalan müzik büyük beğeni topladı. Slumdog millionaire'in seslendirdiği "Ring Ring Ringa" şarkısı, kına gecelerinde artık tercih edilir mi bilmem :P ama   uzun süre hafızalarda kalacak gibi görünüyor.

Neşe Tuana

Eren Talu Defne Samyeli

Eren Talu ,Ayşe Arman ile yaptığı röportajda, Defne Samyeli ile olan  evliliğinde yaşadığı bütün mahremiyeti anlatmış.Daha önce de aynısını Defne Samyeli yapmıştı.İki eski eş, çocuklarını unutarak birbirini yıpratma kavgasına girmiş gibi görünüyor.Arama motorlarına "Defne Samyeli, Eren Talu" yazdığınızda, birbirleri hakkında verdikleri röportajların tam listesine ulaşabiliyorsunuz.Birkaç yıl sonra çocukları da muhtemelen o yazıları okuyacaklar.

Eren Talu bir konuşmasında " Defne, evliyken başkasına aşık oldu" diyor.
DEfne Samyeli " Eren, 14 yıl boyunca beni aldattı" diyor.

Madem böyle bir ilişkiniz vardı neden 14 yıl gibi bir süre beraber kaldınız?Bazen ne kadar zor olsa da insanların boşanması, ayrılması daha doğru galiba.Saygısız bir beraberliktense ayrılmak daha iyidir..

Eren Talunun röportajdaki şu yazısı çok dikkatimi çekti, okurken ben bile utandım ;

"Sadece sabahlara kadar bilgisayar başında, yatağa 5'te geliyor. Adamla chat'leşiyorlarmış. Bir akşam çalışma odasına girdim, baktım internette, beni görünce apar topar bilgisayarı kapattı. Tam o sırada Blackberry'sine mesaj geldi, hem bilgisayara hem telefona aynı anda geliyor ya... Masadaki cep telefonunu elime aldım, koştu, elimden kaptı. Adamdan gelen mesajı görmemi istemiyor. Sildi mesajı. “Kimden?” dedim. O anda bir senaryo yazıverdi. Amerikan Konsolosu'nun evinde bir davet varmış, ben yoktum, orada Avusturalya Konsolosluğu'nda çalışan bir adamla tanışmış, adam buna ilgi duymuş, bizimki de adamın maillerine yanıt vermiş, küçük tehlikesiz bir flörtmüş ama ben tanık olduğum için de çok utanmış... Ben de yedim. Belki de yemek istedim. Fakat içime bir şüphe de düştü..."

Hiç değilse çocuklarının annesi olduğu için kendi aralarında halletmeliydi.İnsanların onca yıl beraber acı tatlı anıları olduktan sonra böyle birbirlerini rezil etmeleri, özel hayatlarını birbirlerine zarar vermek için anlatmaları çok acı.İnsanların özel hayatını başkalarına yansıtması, anlatması hiç kabul edilebilir bir durum değil.Kol kırılır, yen içinde kalır...

İnsanları, evlilikten soğutuyorlar..Ayrılmışsınız bitmiş.hiç değilse çocuklarınızı düşünerek susmanız gerekiyor...

Eren Talu- Ayşe Arman röportajına buradan ulaşabilirsiniz.


Neşe Tuana

27 Haziran 2010 Pazar

Yanık Yüz

Çok güzel bir kız, bir kazada yüzü tamamen yanmış bir adamı sevdi ve onunla evlendi.Ama kızın ailesi evliliğini kabul etmedi.

 Adam, güzel karısını çok seviyordu, ama yüzündeki yanıklar yüzünden, kendisini eşine yakıştıramıyordu.Bu yüzden insan içine çıkmak istemiyordu.Zamanla bu takıntısından kurtuldu..

Güzel eşi, onu her sabah yanık yüzünden öperek işine uğurluyordu.



Adam, birgün iş arkadaşlarını evine yemeğe çağırdı, eşini gören arkadaşları " yüzün evlendikten sonra mı yandı?" diye, bir soru yönelttiler adama ;

-Hayır..dedi.

Uzun bir süre, masada sessizlik hakim oldu.Sonra içlerinden birisi, dayanamayıp, adamın güzel eşine;

-Onun Yüzünü görmüyor musun? dedi.

Güzel kadın;

-Görüyorum, Ben sizin görmediklerinizi görüyorum, dedi.

Ona baktıkça gül bahçelerini görüyordu..İki güz yaprağıydı onlar,  rüzgarda dolaşan..

Yanık yüzü,
Teni beyazı
Rüzgar bakışlı bir söylemi sevdi
Kimsenin göremediği bir kalbi...


İnsanlar;  başkalarının eksik yanlarını eleştirmeyi çok severler, Çünkü; çoğu bakarken görmez, önyargılarını konuştururlar...

Her bakan, aynısını göremez. Renkler bir göz yanılması olamaz mı? Yeşilin yeşil olduğunu nasıl kanıtlayabilirsin?Maviyi yeşil görmediğine eminmisin?Bilemezsin..


Neşe Tuana

Şifreli Edebiyat


Katıştırılmış aşk,
Başı bozuk,
Sonu dar ve dipsiz
Eceli terli, alnı geniş
Yüzü yok...

Teni siyah,
Bedevi, beyaz ruhu
Meşrepi şenli, kalbi tekli
Tek adımda atar gibi
Şifreli bir aşk
Çözülemeyen...

Kelimeleriyle dans eden
Şifreli bir şiir
Şaibeli bir aşk
Yüzün kadar güzel
Şifreli bir aşk

Ömür gibi yanıp sönen
Ölüm gibi sonsuz olan
Şifreli bir aşk

Kimsenin anlamadığı
Matem ruhlu alınyazım
Şifresi güzel yüzün
Kalbin anahtarı gibi
Şifresi bilinmeyen bir aşk
Zor ve vazgeçilmez bir aşk;
Şifreli edebiyat, kimsenin anlamadığı...

27.06.2010

Şükretmek



Adamın biri , sevdiği herşeyi arkasında bırakıp parayı seçmiş."Çok param olursa zaten mutlu olurum, kaybettiğim insanların yerine yenilerini bulabilirm, nasılsa param olacak, her istediğimi yapabilirim." demiş.

Çünkü adam şükretmesini bilmezmiş, hep daha fazla olsun istermiş...

Bırakmış arkasında herkesi, herşeyi..Hırslarının peşinden gitmiş.

Aradan yıllar geçmiş..

Adam, özlemini çektiği herşeye para ile sahip olmuş, ama artık hiç gülmüyormuş, mutlu değilmiş.

Bıraktığı herşeyi özlüyormuş, düşünmüş; bütün maddi imkanlarından vazgeçerek, kaybettiklerine dönmeye karar vermiş..

Yola çıkmış, bıraktıklarının yanına varmış..

Kaybetmiş hepsini..

Annesi, babası ölmüş, son nefeslerinde yanlarında olamamış, Sevdiği kadın başkası ile evlenmiş, çocukları olmuş, çocukluğunun geçtiği, büyüdüğü evi yıkmışlar..

Zamanla, sağlığını da kaybetmiş adam..

Hiçbirşeyi kalmamış adamın..Çok zenginmiş ama  hayatta HİÇBİRŞEYMİŞ...


Din işlerinde kendinden üstün olanı görüp ona uyan, dünya işlerinde ise kendinden aşağısına bakıp Allaha hamdeden şükretmiş olur (Hadis-i şerif)

Neşe Tuana

26 Haziran 2010 Cumartesi

Taga Bebek Arabası




Bebek arabaları kısa geziler için anne ve babaların vazgeçilmezidir.Yine de şehiriçi trafiğin ortasında bebek arabaları ile gezmenin doğru olmadığını düşünüyorum.Belki araçların olmadığı yürüyüş yollarında iyi bir avantaj olabilir ama lütfen kimse yoğun trafiğin olduğu yerlere bebek arabası ile çıkmasın.


Taga bebek arabası mühendisler tarafından çalışılarak, 4 yılda meydana getirilmiş.Katlanılabildiği için taşıması oldukça rahat.


Taga Bebek Arabalarında diğer bebek arabalarından  farklı olarak güzel  fikir ortaya konulmuş.Trafiğe çıkma konusunda güvenli olmadığını düşünsem de 3 yaş ve üzeri çocuklarla kullanılabilir gibi.

Bu arabalı bisiklet,  benim 3 tekerlekli bisikletimi anımsatıyor:)


25 Haziran 2010 Cuma

Emniyet Kemerinin Önemi - Embrace Life

                  

Araç kullanırken, Emniyet kemerimizi takmak 10 saniyelik bir süreyi alır, ne yazık ki çoğumuz araç kullanırken emniyet kemerini takmıyoruz.Unutmamak gerekir ki ;

50 km/saat süratle bir kaza yaptığınızda, sadece 0.015 saniye sonra hava yastıklarınız tam şişmiş ve emniyet kemeriniz ise aktif gergiyle sizi koltuğunuza sabitlemiş olacaktır. Bu durumda yaralanmadan bir kaç saniye içinde aracınızdan rahatça inebilirsiniz .

Ben emniyet kemeri kullanmaya dikkat ediyormuyum?Maalesef, Hayır. Çok uzak bir yerlere gitmediğim sürece emniyet kemerini takmıyorum.Takınca da aracı kullanamaz hale geliyorum, biliyorum kötü bir alışkanlık, ama emniyet kemerini takmaya dikkat etmek için kendi kendimi sürekli uyarıyorum.Umarım bu alışkanlığımdan vazgeçerim...

Neşe Tuana

Lazer Göz Ameliyatı Videosu



Hergün dünyaya gelen her 10 bebekten 8 inde göz hastalıkları oluyormuş.Anne ve babadan gelen genlerden alınan hastalıklar her doğan çocuğa kalıtımsal olarak geçiyor.Gelişen teknoloji ile beraber göz  hastalıklarının da makineler yardımı ile çareleri bulunuyor.Son yıllarda göz hastalıklarını tedavi etmek amacı ile lazer göz ameliyatların yapılması yaygınlaştı.

Her göz doktorunun fikri farklı olsa da benim göz doktorum lazer ile yapılan göz ameliyatlarına sıcak bakmıyor.Sebebini sorduğumda ise;  " eğer iyi birşey olsaydı, doktorlar gözlük ile gezmezdi " diyor.Göz Doktorumub bu tutumu, biraz kafamı karıştırmış olsa da ileri seviyede göz hastalığı olan insanlar için,  lazer ile yapılan 15 dakika süren göz ameliyatlarının,  iyi bir çare olduğunu düşünüyorum.

Lazer ile yapılan göz ameliyatlarının birkaç videosunu buldum.Göz tabakasının kaldırılması biraz korkutucu olsa da 15 dakika sonra göz sağlığınıza kavuştuğunuzu düşünürseniz rahatlayabilirsiniz.

Bu arada lazer göz ameliyatı her göze uygulanamıyormuş.Operasyondan önce bazı tetkikler yapılarak, ameliyat olup olunamayacağına karar veriliyor.Göz gibisi var mı? Görebiliyorsak, sağlıklı nefes alabiliyorsak her nefeste Allaha şükretmemiz gerek..


Lazer Göz Ameliyatı

                             

Neşe Tuana

Hayko Cepkin Balık Olsaydım - Çürük Bir Parçam Beni Terk Eti

Hayko Cepkin'i ilk kez, 2005 yılında okulumuz gazetesi için, röportaj yaparken tanıdım.Ondan önce bana hep itici gelmişti.Görüntü olarak, standard türk kültüründen farklı bir giyim tarzı ve imaja sahip olsa da biraz araştırırsanız,  tertemiz bir kalbi olduğunu görebilirsiniz.İnsanları dış görünümlerine göre değerlendirmemek gerektiğini gösteren insanlardan :)

"Sandık" albümünün en iyi şarkılarından biri olan " Balık Olsaydım" dinlemeye değer müziği ve anlamlı sözleri ile dikkatimi çekti.Dinleyelim;

                                

benimde bugün bir derdim var
bunu bilmek malesef elinde değil
çürük bir parçam beni terketti
bunu tekrar yeşertmek elimde değil
gönül isterdi balık doğsaydım
malesef unutmak elimde değil
günlerce çöküp zorda kalsaydım
inanki çözümüm seninle değil
bak yorgun
bitkin
durgunum
kaç kurtul geçmez bu ömür
kimse yok yanımda
aramam
kendimden buldum
seninde bugün bir derdin var
bunu bilmek malesef şeyimde değil
çürük bir parçan seni terketti
bunu tekrar yeşertmek elinde değil
günlerce çöküp zorda kalsaydım
inanki çözümün benimle değil
bak yorgun
bitkin
durgunsun
kaç kurtul geçmez bu ömür
kimse yok yanında
arama
kendinden buldun


Neşe Tuana

Aöf Sınav Sonuçları



29 - 30 Mayıs 2010 tarihlerinde yapılan, AÖF final sınavı sonuçları nihayet açıklandı.AÖF nin sınav sonuçlarını açıklamak için, niye bu kadar süre beklediğini çok merak ediyorum doğrusu?

Final Sınavı sonuçlarını; AÖF nin http://aofsinav.anadolu.edu.tr/ site adresinden öğrenebilirsiniz.

Final Notlarım Neden Görünmüyor?

Eğer şifre ile giriş yapıyorsanız, notlarınız görünmüyormuş.Şifreyi kaldırarak tc nonuz ile şifresiz giriş yaparsanız notlarınız görünecektir.


Neşe Tuana

Aşkı Memnu Veda


Aşk- Memnunun veda gecesine filmin Behlül'ü Kıvanç Tatlıtuğ kız arkadaşı ile katıldı.





Bihter karakterini canlandıran "Beren Saat" başına gelen tahlihsiz kaza yüzünden  değnekler yardımı ile yürüyebildi.Dizinin sezon bölümünde Bren Saat' e nazar değdi galiba.

                                                                                  
 






Neşe Tuana

Arda Turan Kanatlandı



Arda Turan'ı kapıları yukarı doğru kanat gibi açılan 400 bin euro'luk yeni otomobiliyle görenler, ünlü futbolcuya "Arda kanatlanmış" diye espri yapmış.Para insanı havalandırıyor galiba :P

Çekilin, uzaylı arabaları geliyor..:)

Neşe Tuana

Gelinlik Modelleri





Gelinlik her bayan için çok önemlidir.İnsanlar evlenecekleri gün herşeyin en iyisinin olmasını isterler.2010 da gelinlik modelleri kabarık modellerden oluşuyor.Kumaşlarda daha çok kırık beyaz tercih ediliyor.Taşlarla süslenmiş gelinlik modelleri de 2010 da en çok tercih edilen modeller arasında yer alıyor..


Aşkı Memnu Son Bölüm İzle - Aşkı Memnu 79. Bölüm

Halid Ziya Uşaklıgil'in ölümsüz eserinden günümüz çağına uyarlanan dizisi son bölümü ile izleyicilerini hüzne boğdu.Diziyi çok takip etmiyor olmama rağmen final bölümünü izlediğimde oyuncularının  çok başarılı olduğunu gördüm.Bihter karakterini canlandıran " Beren Saat" genç yaşına rağmen çok başarılı.


Filmin final sahnesinde Bihterin kendini vurması çok acıklıydı.

Aşkı- Memnu, insanların hayatını sürdüreceği insanı iyi seçmeli ve sadece maddi yönünü düşünüp bir insanla evlenmemeli olduğunu dile getirmektedir.


                


                 

                 

                   

                    
Neşe Tuana

24 Haziran 2010 Perşembe

Taft Yarışması - Taft Saç Köpüğü


Benim şu koyun yünü gibi saçlarım var ya,  düz olmadığı zamanlarda tam bir kıvırcık koyun modunda geziyorum.Jöle yada saç spreyli de kullanmayı sevmiyorum çünkü elimi saçıma attığımda yapış yapış olması hoşuma gitmiyor.Ya fönlüyorum yada kıvırcıklarını saç şekillendirme makinesi ile düzeltiyorum.

Taft 'ın saç şekillendirici serileri varmış.Nasıldır bilmiyorum, hiç kullanmadım.Duydum ki bir de yarışması var ;

"Türkiye’nin bir numaralı saç şekillendirici ürün markası Taft’tan tam kafana göre bir yarışma… Şimdi Taft ile kendi tarzını tamamlayacak saç stilini yarat, muhteşem hediyeler kazan, arkadaşlarına hava at.

En çok puanı toplayan hediyeleri kazanır…
Dünyaca ünlü saç uzmanı Schwarzkopf’un lider saç şekillendirici markası Taft’ın sıra dışı yarışması başladı. "Taft ile Saç Stilini Yarat Yarışması"na katılabilmek için, tarzına uygun bir Taft ürünü ile yarattığı saç stilinin fotoğrafını çekip http:/www.verytaft.com adresine göndermeleri yeterli. Oy kullananlar, yarışmacılara oy verdikçe topladığı puanlar onları hediyelere yaklaştıracak. Ayrıca Facebook, Twitter ya da e-posta kanallarında, gönderdiği saç stil fotoğraflarını paylaşarak da oy toplama şansını artırabilir."

Güzel bir yarışmaya benziyor, katılmak isteyen olursa güzel hediyeler kazanabilir.

Belki ben de katılırım ama Taft 'ım yok , TAFT DUY SESİMİ. :)

(Bu bir Basın Bültenidir)

Neşe Tuana

Vatan Sağ, Çocuklar Şehit




Slogan atan öfkeli kalabalık, her yere türk bayrağı asılması, tv kanallarında duygusal müzikler eşliğinde sıkıştırılmış, şehitlere ait mutlu aile resimleri..

Bugün hatırlanan birkaç gün sonra unutulan, başka bedenlerin ölmesi ile yeniden hatırlanan, yeniden unutulan...

"Kaybettik biz de...

Aslında biliyorduk, hissediyor insan.Kapınıza gelen her askeri kıyafetliyi gördüğünüzde, eliniz kalbinizde bekliyorsunuz.

Birgün gelen asker,  verdi beklenen haberi..Yığılıp kaldık..Kimse tek bir ses çıkarmadı.Ağlayamadık hiç.

O gün çok kalabalıktı, devlet büyüklerinden önemli isimler geldi.Cenazeye binlerce insan gelmişti, tanımadığımız..O gün herkes yastaydı, ama biz ölüydük.

Ateş düştüğü yeri yakarmış!

"Vatansağolsun" dediler.Bedeni toprağa gömülürken; " o bu vatanın can' ı değilmiydi, o toprağa girerken vatan sağ mı kaldı " haykırışları vardı beynimde..


Çocuğunu kaybeden bir anne nasıl yaşardı?Vatan, çocuğunu kaybetmişti...

"Nasıl oldu? Acı çekti mi? Son nefesinde ne düşündü? Ne hayali vardı, yaşama dair? " Önemi var mıydı başkaları için?

3 dakikalık haberlere konu oldular, unuttular sonra onları..Hatırlamak bizim nefesimiz oldu, gece gündüz...

Her dem..Her nefes içimizde taşıdık acısını..Hissedemedik kalbimizi..

Çok istediğim boncuk anahtarlığı yapmaya başlamış, bitirememiş, yarım kalmış..

Boynundan çıkarılıp verilen, Künyesinde bir damla kan kalmış, kurumuş..Sırtından vurulmuş.. Düşerken kaya parçasının  üstüne, bir kere daha vurulmuş sırtından.. Sonra kalbinden..Gülümsemiş, bedeni sonsuzluğa giderken..

Eşyalarında kokusu var.Cüzdanında resimler..Resimlerin arkasına güzel elyazısı ile "özledim" yazmış teker teker...

"En çok seni özledim..."

Cüzdanından beyaz bir kağıt düştü yere ; " Ağlama sakın, eğme boynunu " yazıyor, arkasında en sevdiği şarkının sözleri;

"Penceremin perdesini havalandıran rüzgar, bana esmeyi anlat, senin gibi esmeliyim..."

Bir rüzgar esti, canımızı aldı..

Hepsinde kokusu...hatıraları..

Hep aynı kalır mı koku? Hiç geçmedi..


Hepsi ayrı bir acıyı çağırıyor.

Kim anlar ki?Acı kalbimizde, ateş düştüğü yeri yakıyor...

Vatan sağ değil, çocukları ölürken.."


Neşe Tuana

23 Haziran 2010 Çarşamba

Nefessiz Kaldım




Yıllarca sessiz kalabilirmişim,
Ama sensiz kalamazmışım.
Nefes almadan yaşanmaz derlerdi
Nefesim olmadan yaşıyorum

Yokluğunu her hatırladığımda
Yeniden nefessiz kalıyorum
Zor ölüm;  yavaş olurmuş,
Acı çekermiş insan
Gözyaşı cezası, nefessizlik sevgi durağı olurmuş.

Acı; yama gibi,
Solgun ve bozguncu,
Alakasız ve ümitsiz..

Unutmak yalan bir mahlas
Ümitlerim kör ayrılık
Ümitlerde seni aramak
Umutsuzca bir direnme
Can çekişmesi
Nefessiz kaldım

Ramiz Dayı Etme Şiiri Video

Ezel dizisinin sezon finali,  zihinlere damgasını vurdu.Ramiz Dayı (Tuncel Kurtiz) nın okuduğu, Mevlana'ya ait "Etme" şiiri izleyiciler tarafından çok beğenildi.

Çok izlenen filmlerde ele alınan konular,  izleyicinin dikkatini çekmeyi herzaman başarabilmiştir.

Tuncel Kurtiz' in buğulu ve güzel sesi, şiire ayrı bir yorum ve duygu getirmiş.

                                

Duydum ki sefere çıkmayı kuruyormuşsun etme
Bir başkasını sevmeye bir başkasını dost etmeye niyetlenmişsin, yapma yapma
Sen yadeller dünyasında ne arıyorsun yabancı
Hangi hasta gönüllüyü kasdediyorsun etme

Bizim dudağımız kurur sen kurayacak olursan
Gözlerimizi öyle yaşdolu ediyorsun etme
Çalma bizden bizi gitme o ellere doğru
Çalınmış başkalarına nazar ediyorsun etme

Ey ay felek harab olmuş alt üst olmuş senin için
Bizi öyle harab öyle alt üst ediyorsun etme
Aşıklarla başa çıkacak gücün yoksa eğer
Aşka öyleyse ne diye hayret ediyorsun etme


Ey cennetin cehennemin elinde olduğu kişi
Bize cenneti öyle cehennem ediyorsun etme
Sen yüz çevirecek olsan ay kapkara olur gamdan
Ayın da evini yıkmayı kastediyorsun etme


Ey makamı var ve yokun üzerinde olan kişi
Sen varlık sahasını öyle terkediyorsun etme
Bizi sevindiriyorsun huzurumuz kaçar öyle
Huzurumu bozuyorsun sen mahfediyorsun etme


Harama bulaşan gözüm güzelliğinin hırsızı
Ey hırsızlığa da değen hırsızlık ediyorsun etme
İsyan et ey arkadaşım söz söyleyecek an değil
Aşkın baygınlığıyla ne meşk ediyorsun etme

Neşe Tuana

Kontak Lens Nasıl Takılır?



Kontak lens kullanmak, gözlük kullanmak istemeyenler için büyük bir rahatlık.Ayrıca lens tüm gözü sardığı için gözlükten daha geniş bir görme yetisine sahiptir.Hipermetrop olduğum için ben de gözlük yerine lens kullanmayı tercih ediyorum.Ancak lensleri 8 saatten fazla gözde tutmamak, çıkardıktan sonra bakımını iyi yapmak gerekiyor.Uzun zamandır kullandığım için, takıp çıkarırken herhangi bir sorun yaşamıyorum, ayrıca düzenli olarak temizliğini de yapıyorum ama lens kullanma yüzünden göz ayasını yırtan, göz bebeğini çizen insanlar var.Özellikle bayanların gözü renklendirme merakı yüzünden gözde hasarlar meydana gelebiliyor.



Lens ile uyumak, temizliğini düzenli olarak yapmamak, kullanma tarihi geçmiş olan lensleri kullanmaya devam etmek göz hastalıklarına davetiye çıkarıyor.

Göz doktoruna danışmadan kesinlikle lens satın almamak gerek.Zaten her gözün lens numarası var.Bazı gözlere 8.50 ölçülerinde lensler denk gelirken, bazı gözlere, göz bebeği çapına göre 8.60 ölçülerinde lens denk gelmektedir.Göz ölçülerinizin dışında aldığınız lens, göz yorgunluğuna neden olur.

Kontak lensin takılışını aşamaları ile izleyelim;




Neşe Tuana

Emre Aydın Hoşçakal

                                 

Her yaza pop şarkılar imza atacak değil ya.Emre Aydın'ın son albümündeki en güzel sözlere ve besteye sahip eseri "hoşçakal.." Şarkının sözlerinin büyük çoğunluğunda kinayeli anlatımlar var.Yazar hoşçakal derken bile gitmeyi istemiyor, unutuyorum dedikleri aslında hiç unutamadıkları..


Sen hiç görmedin
Su vermeye benzedik
Plastik çiçeklere
Hiç görmedin
Sen hiç görmedin
Dans ettik durmadan
Kırık camlar üstünde
Sen öyle sana benzeyen her şey gibi
Erirken avuçlarımda
Ben unutuyorum
Hoşçakal
Olacaklar sensiz olsun
Daha durmam boşluklarında ben
Unutuyorum
Sen hiç görmedin
Baştan böyle yazılmış
Yok kimsesi kimsenin
Hiç kimsenin
Sen hiç görmedin
Sonu baştan yazılmış
Bitti kelimelerim.
Sen öyle sana benzeyen her şey gibi
Erirken avuçlarımda
Ben unutuyorum
Hoşçakal
Olacaklar sensiz olsun
Daha durmam boşluklarında ben
Unutuyorum
Hoşçakal
Olacaklar sensiz olsun
Daha durmam boşluklarında ben
Hoşçakal
Olacaklar sensiz olsun
Daha durmam boşluklarımda ben
Unutuyorum
Unutuyorum



Neşe Tuana

Minik Dikiş Makinası


Hazır Yaz tatilindeyken, eskimiş kıyafetleri kesme-biçme-dikme yöntemi ile değişik şekillere çevirmek istiyorum.Evde uzun zaman önce aldığımız, bir nakış makinesi var.Kumaş üzerine çok güzel desenler çıkarıyor ama maalesef düz dikişi çok kötü yapıyor.Bu yüzden minik bir dikiş makinesi almak istiyorum.

Yukarıdaki fotoğrafta görünen ARTES marka minik dikiş makinası internet mağazalarında 33 TL ye satılıyor.SİNGER 'in dikiş makinelerini tavsiye ettiler ama o da fiyat olarak uygun gelmedi bana.Çünkü amatör olarak kullanacağım.Kullandığınız, memnun kaldığınız , ve tavsiye edebileceğiniz minik bir dikiş makinesi markası var mı?



Neşe Tuana

Sucuk Yiyen Bitki - Etobur Bitkiler Video

 


Bahçede beslediğim "nepenthes veitchii " bitkisinden dün bahsetmiştim Konu ile ilgili bir video çekmeye karar vermiştim ki internette, sucuk yiyen venüs sinek kapanı bitkisini buldum.

Neşe Tuana

22 Haziran 2010 Salı

Sana Yazdım



Gidişin kadar belirsiz karanlıkta yazı yazmak
Suya yazmak gibi, kaybolan
Ölüm gibi nahoş, anlaşılmaz.
Benim hiç kağıdım, kalemim olmadı
Kağıda yazamadım adını
Oysa çok istemiştim,
Renkli kalemler ile seni yazmayı
Mavi, kırmızı olsun isterdim

Sana koşup sarılmak gibi toprağına bakmak,
Seni sevmek yangın gibi, dumanı bitmeyen
Can acıtan..

Seni özlemek nefes almak gibi vazgeçilmez, mecburi...
Seninle biten yangın, saman alevi gibi
Adı yok biliyormusun
Hep biten ama yeniden başlayan
Kimsenin anlamadığı
Şifreli bir acı gibi,
Anlaşılamaz bir şiir
Sana yazılan,
Sana adanan,
En büyük acıyı çağıran, bir tebessüm gibi
Sana yazılan..

Hangi Aşk Olmak Daha Güzel? - İlk mi Son mu?



Herkes "ilk" olmak ister."ilk aşk", "ilk öpücük" 

Oysa "ilk" geçicidir.

Sahip olduğunuz hangi "ilk" hala sizin ya da sizinle düşündünüz mü?

Oysa kimsenin beğenmdiği "son" da durum farklıdır.Ondan ötesi yoktur..

Heyecandan avuçlarınızın terleyerek tuttuğu "ilk" elle değil, güvenerek sımsıkı tuttugnuz "son" elle girersiniz mezara!......

Durup tekrar düşündüğünüzde;"ilk" olup yok olmak mı? "son" olup sonsuz olmak mı istersiniz?

Neşe Tuana