22 Aralık 2010 Çarşamba

Ben Senden Önce Ölmek İsterim


Aslında bu başlığı taşıyan kısa bir yaşanmış öykü ve şiir yazmıştım ama büyük üstad Nazım Hikmet'in şiirine haksızlık etmek istedim. Önce Nazım Hikmet'in şiirini hatırlatmak sonra öykü yazmak daha uygun olacaktır..


(Dinlemek için video eklemedim, daha sonra ben okuyup ekleyeceğim.)

ben

senden once olmek isterim.
gidenin arkasindan gelen
gideni bulacak mi zannediyorsun?
ben zannetmiyorum bunu.
iyisi mi, beni yaktirirsin,
odanda ocagin ustune korsun
icinde bir kavanozun.
kavanoz camdan olsun,
seffaf, beyaz camdan olsun
ki icinde beni gorebilesin
fedakarligimi anliyorsun :
vazgectim toprak olmaktan,
vazgectim cicek olmaktan
senin yaninda kalabilmek icin.
ve toz oluyorum
yasiyorum yaninda senin.
sonra, sen de olunce
kavanozuma gelirsin.
ve orada beraber yasariz
kulumun icinde kulun
ta ki bir savruk gelin
yahut vefasiz bir torun
bizi ordan atana kadar...
ama biz
o zamana kadar
o kadar
karisacagiz
ki birbirimize,
atildigimiz coplukte bile zerrelerimiz
yan yana dusecek.
topraga beraber dalacagiz.
ve bir gun yabani bir cicek
bu toprak parcasindan nemlenip filizlenirse
sapinda muhakkak
iki cicek acacak :
biri sen
biri de ben.
ben
daha olumu dusunmuyorum.
ben daha bir cocuk doguracagim
hayat tasiyor icimden.
kayniyor kanim.
yasayacagim, ama cok, pek cok,
ama sen de beraber.
ama olum de korkutmuyor beni.
yalniz pek sevimsiz buluyorum
bizim cenaze seklini.
ben olunceye kadar da
bu duzelir herhalde.
hapisten cikmak ihtimalin var mi bugunlerde?
icimden bir sey :
belki diyor.

Ben Senden Önce Ölmek İsterim, ben senden önce ölmek isterim şiiri, ben senden önce ölmek isterim şiiri dinle

Hiç yorum yok: