18 Ekim 2010 Pazartesi

Cemaat Yurtları



Üniversite okurken devlet yurdunda kalmayı tercih etmiştim. İlk okuduğum üniversitenin ilk yılında özel bir vakfa ait olan yurtta başarı bursu ile ücretsiz olarak kalmıştım. Yurt özel olduğu için, oldukça rahattı. 4 kişilik odalarda kalıyorduk. İlk aylarımda beraber odaya çıktığım 2 oda arkadaşımda sigara içiyordu. Diğer bir arkadaşımda benim gibi içmiyordu ve kokusundan çok rahatsız oluyordu. Daha sonra onunla kendimize yeni arkadaşlar edinerek, farklı bir odaya çıktık. Biraz çevreyi keşif yaptıktan ve insanları tanıdıktan sonra eve çıkmaya karar verdik. Cemaat evlerinde kalan arkadaşlarım vardı, onlar orada kalmamı çok istediler ama benim hoşuma gitmedi. Cemaat evlerinde haftasonları sohbetler yapılırdı, onlara katılım yapardım. Aslında üniversite dönemimde her ortama girip çıkmışımdır..

Cemaat evleri ve yurtlarında her yerde olduğu gibi belli kurallar vardır. Akşam ezanından sonra cemaat yurduna giremezsiniz, yurtların her katında ya da evlerde başınızda sorumlu 'abla, abi' dedikleri birisi bulunur. O herkesi kontrol eder.

Devlet yurtlarında odada yemek yemek, su ısıtıcı kullanmak yasaktır ama kitabınızı, defterinizi -benim hep yaptığım gibi- dolabınıza koyduktan sonra odayla ilgili hiçbir sorumluluğunuz kalmaz, kimse size karışmaz, kimseye hesap vermek zorunda değilsinizdir..

Şimdi bu konu aklına nerden geldi derseniz, bugün eski bir öğrencimin annesi aradı. Bir kızı okuduğu üniversiteye yakın bir yurda geçmek istiyormuş ama yurt hakkında bilgiye sahip değillermiş, tanıdıklarınız varsa yardımcı olur musunuz dediler..Tabii ki yardımcı olduk.

Ben her zaman devlet yurtlarının daha güvenli ve rahat olduğuna inanıyorum. Birazda şanslı olur ve insanları iyi tahlil edebilirseniz, güzel oda arkadaşlarına sahip olabilirsiniz..

Cemaat yurtları konusuna gelince, her yerde aynı değildir tabii ama ben 'şekilci' yurtları tavsiye etmiyorum. Üniversite, gençlerin kendilerini tanıdığı, yalnız bir mücadeleye başladığı  bir ortam.. Kişilik gelişimi sırasında ortamlar insanları mutlaka etkiler, bu yüzden öğrencilerin kalacakları yerler önceden araştırılmalı, kurumların yöneticileri bilinmelidir.. Mecbur kalmadığınız sürece devlet yurtlarını tercih etmenizde fayda var...

Bu arada 2010 yılı Devlet Yurtları aylık ücretleri 84 tl' dir.
Özel yurt ücretleri ise, aylık 150 tl den başlamaktadır.


Cemaat Yurtları, Cemaat Evleri, Üniversitede Hangi Yurtta Kalmalı?, Üniversite Yurtları, Devlet Yurtları Nasıl? DEvlet Yurtları Ücreti 2010

3 yorum:

Yılmaz Barış dedi ki...

Devlet yurtları oldukça ucuz o 84 tl aylık ücreti verince size bir de iki öğününüzü karşılayacak yemek fişi veriyorlar...

Cemaat yurtları ise cemaate göre değişir...

Süleyman Hilmi Tuna hocanın tarikatı oldukça katıdır ve bununla beraber bedava diyebileceğiniz bir ücrettir.

diğerleri ise oldukça serbesttir,
ilim yayma cemiyeti (erbakan !) yurtları vardır, normal yurtlara göre ucuzdur ama genede devlet yurtlarından çok pahalıdır. son derece serbesttir. İhlas yurtları da (ışıkçılar diye bilinenler) aynı şekildedir.

En yaygın olan cemaat, "Hizmet" diye anılan (Fethullah Gülen !) kimilerinin nurcular diye bildiği cemaat gene serbest olmakla beraber gene bir disiplin içindedir.

Yurtlarda akşam namazı değil ama 8-9 dansonra filan yasaktır dışarda durmak ama esnektir genede.. Katlarda belletmenler vardır... Cemaat halinde namaz kılınır ama isteyen katılır, istemeyen katılmaz ki genelde sap gibi tek kalmamak için herkes iştirak eder... (üniversiteye başladığımda ilk 2,5 ay kalmıştım biliyorum)

bir de evleri vardır, orası biraz daha sıkıdır, namazlar cemaatle kılınır, günlük kitap okuma saatleri, haftalık toplantıları vardır ve yılsonu dini kitap okuma kampları olur. Ücretler gene devlet yurtlarına göre yüksektir. Ama rahattırlar...

Aşağı yukarı her bölümde En Az 5-6 kişi bu cemaatlerin evlerinde yurtlarında kalır... Afrikadan gelmiş siyahi öğrencilerin çoğuda cemaat evlerinde kalır ki zaten cemaat aracılığı ile türkiye ye gelmişlerdir..

Bunların yanı sıra çağdaş yaşamı destekleme derneğinin evleri de vardır. ÇYDD ve ADD bursu alırlar. Evleri kız-erkek karışıktır. Burada kalan kürt milliyetçileri ciddi bir orandadırlar.

Bunların yanı sıra direkt pkk yandaşlarının evlerinin de olduğunu da duydum ama bir onlarla irtibata geçemedim... :)

YORUM UZUN GELİR DİYE AŞAĞIDAN DEVAM

Yılmaz Barış dedi ki...

ÖNCEKİ YORUMUN DEVAMI

Cemaat maklube davetleriyle ve evlerde kalanların sınıftaki arkadaş ortmıyla,
ÇYDD ve pkk ise burs verdiğini ilan ederek, siyasi propagandayla, türkü geceleri ile popülasyonlarını arttırmaya çalışırlar....

Unutmadan gene devlet yutlarında da gene aynı şekilde ve gruplaşma vardır. Özellikle burada mhp liler etkisini gösterir. Reis denilen grup liderleri genelde kendisini çete lideri gibi yaparım ederim modlarında piyasaya sunar vs.. vs..
yazmaktan sıkıldım artık... zaten pek çok kişinin bildiği şeyler...

Hobibox dedi ki...

nasılda "cemaat ve biat"kültürü dilimize, gündemimize gündelik hayatlarımza kolayca girebiliyor artık. "evet" lerden sonra, "kim tutat bizi" mantığı ile hamaset rüzgarları fırtınaya dönüştü bile, hani hsyk, hani daha çok demokrasi? türbanla yatıp türbanla kalkıyoruz, kusucam artık bu muhabetten, sadece insanların en hassas duygusu olan din ve vicdan üzerinden yapılan sömürü. oylar çoğaldıkça, çıta yükseliyor, üniversitede türban derken kamu ve ilk öğretim çıktı. Bunların teminatıını isteyen, garanti altına almaya çalışan parti ise samiyetsiz deniliyor, bence çok fazla samimiyet de hoş değil, hani tepemize çıkıldıkça çıklıyor, hoş bu halka müstehak, aç bırakılan midelere bulgur, parasız kalan ceplere sadaka, yada koltuk altından verilen vaatlere hürriyetini ve cumhuriyetini feda edecek çok vatandaşın varlığından haberdar olduk...

uzun bir girizgah tan sonra gelelim mevzuya, kızım kütahya dumlupınar ün. mezunu, 2005 yılında ilk kazanadığı yılda bu "abla" ve "abiler"in varlığından haberdar olduğum için, ve onların tuzağına düşmemesi için, aldım pılımı pırtımı yerleştim kütahyaya, bir kaç iyi arkadaş, eş dost edindikten sonra, kızıma da olan güvenim sayesinde bir kaç ay içinde geri döndüm. Ancak bu araştırma esnasında çok yurt gezdim, gerek özel, gerek devlet gerekse cemaat yurtları. hoş cemmat yurduna kalıcağından değil de, hep kulaktan duymalarla değil kendim görmek ve bilmek istediğim için hazır böyle bir imkandan yararlandık.

Bahçede dolaşan, kızlarla küçük küçük muhabbetler yaptım, bir anne bir büyük gibi tavsiyeler, konuşmalar vs sonnucunda bana açılan dertlenen bir kaç kızlardan özellikle birinin anlaattıkları karşısında şok oldum.
Aynen şöyle diyordu;

"Abla ne olur kzızını buraya gönderme, ben çok pişmanım ama ucuz olduğu için başka çaremiz yoktu, ailemin durumu müsait değil"

nasıl yaşanıyor, neler yapıyorsunuz dediğim zaman;

"Bir kere namaz şart, sabah ezanında herkes kaldırılıyor, akşam ve yatsı kılmak zorundasın, etüt dediklerinde ise başta ilk 10-15 dak serbest, ne çalışırsan çalışırısın o ana kadar, ama sonra "abla" geliyor ve hadiseler, sureler, dualar vs. ( o yıl ramazana denk gelmişti bzim üniverste zamanı) oruç tutmayanlarda, onların yemek zamanıa uymak zorunda, dışarda kaçamak yersen doyarsın. akşamları tv , oadad müzik yasak, cep tel yasak, ailelerin baskısı sonucu, akşamları cep açılmasına izin verildi, ilk iki ay ailem beni sadece yurt telinden arayabiliyordu. baktığımda çoğu türbanlıydı, peki sen öncedendemi kapalıydın burdamı kapandın, yok abla, burda, zorla kapan demiyorlar ama o bakışlar, davranışlar, ithamlar yetiyor insana, bir nevi psikolojik işkence, bende kapandım, köpryü geçinceye kadar ayıya dayı misali"

işte böyle duyduklarımız, gördüklerimiz, kızım ve ben şok olduk, bumudur şimdi din, iman, zorla, baskıyla korkuıyla yaratılan ibadetmidir Rabbin kuldan beklediği, Allahttan kız bilinçli, ya kananlar, sesini çıkaramayanlr...işte şimdi sadece yurtlarda kalan bu baskıportföyü gittikçe genişiliyor, "ben oy aldım, istediğimi yaparım!!!" demokrasi varya, tabi amaç değil araç olarak.