15 Eylül 2010 Çarşamba

Vecihi Timuroğlu



Gazete okurken Cumhuriyet gazetesi yazarı Vecihi Timuroğlu hakkında ilginç şeyler öğrendim. Takip ettiğim belli yazarlar var, düşüncelerime yakın ya da düşüncelerimin dışında fikirlere sahip olan bütün yazarları takip ediyorum.

Vecihi Timuroğlu takip ettiğim bir yazar değil. Şöyle bir saygısız açıklama da bulunmuş:

Eylül ayının ilk günlerinde “CHP’li Çiğli Belediyesi” tarafından düzenlenen ve CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce’nin de katıldığı “Demokrasi ve Anayasa” konulu panelde, “Cumhuriyet yazarı Vecihi Timuroğlu” da bir konuşma yapmış ve demişti ki;


“Şu an benim karşımda güzel bayanlar oturuyor, onlar da benim gibi insan. Türbanlı bir bayan görünce erkekliğimi hissediyorum."
 
Durun bununla bitmedi. Wikipedia sayfasında 'Vecihi Timuroğlu' nu arattığınızda ilginç bilgiler karşınıza çıkıyor :
 
Sivas'ın Kangal ilçesinin Körpınar köyünde doğdu. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi 'ni bitirdi. Ankara'da lise öğretmenliği ve müdürlüğü yaptı. Gerçek kimliğini ifade etmek için buraya yazılan doğrucu tanımlamaları derhal silmekteyse de, kendisi ahlaksız, cahil, kutsalları olmayan, herhangi bir alanda yetenek geliştirememiş pislik birisidir. Kendisi gibi düşünmeyenlere saygısı olmayan varlıklar vahşi hayvanlar aleminde olur. Bu varlık işte o alemden kopup gelmiş bir leş yiyiciden farksızdır. Başörtülü kadınları gördüğünde erkekliğini hatırlıyormuş. Bu sözlerle yakışıklı gençleri gördüğünde arkasında kaşıntı hissettiğini duyurmak istiyor olabilir. (wikipedia.org 'dan alıntıdır.)


-YORUMSUZ-

Neşe Tuana

1 yorum:

Adsız dedi ki...

Vecihi Timuroğlu aslında tam manasıyla derlemeci bir yazardır. Örneğin "İnsan Hakları Sözlüğü", dünyada bir ilk eser gibi görünmesine karşın, derlemeci bir çalışmayla oluşturulmuştur. Timuroğlu çok sayıda kitap yazmıştır ancak, bunların çoğu, gene çeşitli kaynaklardan alıntıların edebi bir tarza birleştirilmesinden ibarettir. Yani eserlerinde yeni bir şeyler söylemez. Özgün düşünceler üreten bir yazar değildir. Kimi kitapları ise gerçek anlamda derlemdir.

Çoğu yazısında önce, yazıda geçecek olan kavramların ansiklopedik bir tanımlamasını yapar; kavramları, yazının içeriğine uygun düşmeyecek, orantısız biçimde derinlemesine tanımlar. Bu nedenle,

1) Yazılarının giriş kısımı okuyucuda, yazıda bir "derinlik" olduğu izlenimi uyandırır;
2) Sanki okuyucuya, "ne çok şey bildiğini" göstermeye çalışır bir havası vardır.

Sonra, ele alacağı konuyu giriş kısmında tanımladığı kavramlarla kurgulayıp geliştirmeye çalışır. Kavramsal bakımdan abartıya varacak ölçüde geniş tuttuğu giriş kısmından ötürü, yazılarının gelişme bölümü genellikle sığ görünür. Bu kusuru, yazının gelişme kısmında çok sayıda alıntıya yer vererek örtmeye çalışır.

Ve yazılarını genellikle, giriş kısmındaki düşünsel derinliğe uygun düşmeyecek şekilde, şairliğinden gelen bir duygusallıkla bitirir.

Yazılarının, bütünlük bakımından edebi kurgusu oldukça iyi olmakla birlikte, mantıksal kurgusu ya da düşünsel kurgusu zayıftır.

Timuroğlu, yazılarının giriş kısmı ansiklopedik bilgi, gelişme kısmı ise çok sayıda alıntı içerdiğinden ve bunları harmanlamada, özgün sonuçlara ulaşmada bir yazar olarak yetersiz kaldığından, derlemeci bir yazar olmaktan öteye gidemez.