7 Eylül 2010 Salı

Karagöz Balığı


Balık tutmak, sabır gerektiren bir hobi. Oltayı alttıktan sonra uzun bekleyişlerinize rağmen, balık tutamayabilirsiniz, hele benim gibi acemiyseniz, işin püf noktalarını bilmiyorsanız, işiniz daha da zor olabilir.

Bu sıralar karagöz balıkları buralarda çoğalmaya başladı. Aslında meşhur balığımız, Alabalıktır. Alabalık, tatlı suda yetiştiği için, tabii ki tuzlu su balığı kadar lezzetli olamıyor, tuzlu su balıklarının daha lezzetli olduğunu düşünüyorum.

Balık eti, omega3 yağ asitleri bulundurduğu için, sağlıklı bir gıdadır. Yalnız çok iri balıklar, özellikle çevre (deniz)  kirliliğinden dolayı, etlerinde yüksek oranda civa bulundurduklarından, vücut gelişimini olumsuz yönde etkileyebiliyorlarmış. Bu nedenle küçük balık, en sağlıklı balıktır..

Karagöz Balığı, Türkiyede hemen hemen bütün kesimlerde yaşayabilmektedir. Ilıman denizlere özgü bir balıktır. Çok lezzetlidir.

Karagöz balığının ağzı küçük olmasına rağmen ön dişleri çok kesicidir. Karagöz balıklarının üremeleri, mayıs ayı  başından, ağustos ortasına kadar geçen bir süreyi kapsar. Karagöz avında başta midye olmak üzere, deniz solucanı, çağanoz, hamur, karides, sülina ve akyemler kullanılabilir.


Neşe Tuana

Hiç yorum yok: