6 Eylül 2010 Pazartesi

Başörtüsü Yasağı - Sınavlarda Uygulanan Başörtüsü Yasağı


Nerden başlasam, nasıl toparlasam? Kızgınlığımı nasıl ifade etsem? Yoksa direk sinirli cümlelerle mantıksız bir giriş mi yapsam?..

Resmi daireleri bir yana bırakalım..

Örgün eğitim veren üniversitelerde, başörtüsü takan kız öğrencileri okula almıyorsunuz, peki açıköğretim sınavlarında neden bu uygulamayı yapıyorsunuz?

Tamam, üniversiteye birçoğu başörtüsünü çıkarmamak için gitmiyor, açıköğretimden okuyayım dese yine başörtüsünü sınavlarda çıkarmak zorunda.

Yani sırada başörtüsü ile otursa, sınavını tamamlasa, çıksa ne olur? Ne olacak?

 Eğitim, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde güvence altına alınan, temel bir haktır. İnsanların giyimlerinden ötürü nasıl bu haklarını engelleyebilirsiniz? Giyim dedim, inanç demedim bakın.. Ben öyle giyinmek istiyorum, inanç yada geleneğim. Bu başkalarını ilgilendirir mi? Başörtüsü, genel ahlak kurallarını aykırı bir giyim tarzı mı?

Sınavlarda gördüğümde utanıyorum! Bir insana başörtüsünü çıkarmak zorunda olduğunu söylerken, utanıyorum ben! Ne kadar ayıp.. Özgürlük nidaları atılan bir ülkede hâlâ böyle bir sorun var..

Başörtüsü takmıyorum, hiçbir zamanda takmayacağım belki, ama yapılan haksızlığı her zaman ifade etmekten de vazgeçmeyeceğim. Çünkü her defasında ülkem adına utanıyorum..Başka devletler bilim ile uğraşırken biz inançlarla, giyimlerle, ırk ayrımları ile uğraşıyoruz. Ne yazık...

Her yerde belitildiği gibi: Türkiye'deki adalet sisteminin hukuksuzluğunun en çarpıcı örneklerin biri  başörtüsü yasağıdır..

MAZLUMDER'İN 2008 YILINDA KONU İLE İLGİLİ YAPTIĞI SUÇDUYURUSU METNİ:

GAZİANTEP CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA

MÜŞTEKİ ------------- : Mazlumder Gaziantep Şube Başkanlığı
Kıbrıs Cad. Ersoy İş Merkezi No 22 / 12 Gaziantep




ŞÜPHELİLER : 1- TC. Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakülteleri
Ara Sınavı İl Koordinatörü Prof. Dr. Orhan Özgöztaşı
2- Bina Sınav Sorumluları
3- Sınav Salon Başkanları


SUÇ : Sınav Hakkının Engellenmesi ve Kanun emrine aykırılık.


SUÇ TARİHİ VE YERİ : 06/ 04/ 008- Gaziantep Sınav Merkezleri


D. KONUSU : Şüphelilerin Eylemine Uyan Suçtan Ötürü Yargılanıp


Cezalandırılması İçin Hakkında Kamu Davası Açılması


Talebinden İbarettir.


AÇIKLAMALAR :


1- Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi’nin öğrencileri başörtülü oldukları gerekçesiyle suç tarihinde sınava girmeleri görevlilerce engellendi.


Bu uygulamanın başörtülü olmaları sebebi olduğu, başörtülü olarak sınavın yapılacağı binaya ve salona giremeyecekleri ifade edilmiştir. Bu uygulamaya dair yazılı bir belge veya talimat göstermelerini isteyen öğrencilere hiçbir yazılı belge verilemeyeceği ifade edilmiştir.


2- Bilindiği üzere 23.02.2008 tarih ve 26796 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5735 sayılı yasa ile Anayasanın 10 ve 42. maddelerinde değişiklik getirilmiş ve 42. maddesine “Kanunda açıkça yazılı olmayan herhangi bir sebeple kimse yükseköğrenim hakkını kullanmaktan mahrum edilemez.” şeklinde hüküm getirilmiştir. Yasalarda başörtüsü ile sınava girilemeyeceğine dair herhangi bir kısıtlama söz konusu değildir. Konu ile ilgili 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun Ek 17. maddesi “Yürürlükteki kanunlara aykırı olmamak kaydı ile; yükseköğretim kurumlarında kılık ve kıyafet serbesttir” hükmünü taşımaktadır. Hiçbir kanun başörtüsünün yasak olacağına ilişkin bir hüküm taşımamaktadır. Bu sebeple başörtüsü nedeni ile öğrencilerin sınava alınmaması tamamen Anayasaya ve kanunlara aykırı keyfi bir uygulamadır.


3- Türk Ceza Kanununun 112. maddesi;


“(1) Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla;


a) Devletçe kurulan veya kamu makamlarının verdiği izne dayalı olarak yürütülen her türlü eğitim ve öğretim faaliyetlerine,


b) Öğrencilerin toplu olarak oturdukları binalara veya bunların eklentilerine girilmesine veya orada kalınmasına,


Engel olunması halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.” şeklindedir.


Yine Türk Ceza Kanununun 24/3 maddesine göre, “Konusu suç teşkil eden emir hiçbir surette yerine getirilemez. Aksi takdirde yerine getiren ile emri veren sorumlu olur.” hükmünü taşımaktadır.


4- 2547 sayılı Kanunun 53/7 fıkrası gereği öğrenme ve öğretme hürriyetini doğrudan veya dolaylı olarak kısıtlayanlar hakkında Cumhuriyet Savcısının idari izin almadan doğrudan kovuşturma yapabileceği belirtilmektedir.


5- Dolayısıyla başörtülü şekilde öğrencilerin sınava girişinin engellenmesi yukarıda belirtilen maddeler kapsamında suç teşkil etmekte ve bunu uygulayan tüm şüpheliler beraberce suç işlemektedirler. Şüpheliler hakkında kamu davası için işbu şikâyeti yapma zorunluluğu doğmuştur.


SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan ve değerlendireceğiniz hususlardan ötürü; Şüphelilerin eylemine uyan ilgili suçtan dolayı ilgili TCK maddeleri gereği cezalandırılması için haklarında kamu davası açılmasını saygılarımızla talep ederiz. 08/ 04 /2008


Müşteki ler
MEHMET ALKIŞ HALİL KILIÇ
MAZLUMDER G.ANTEP ŞB.BŞK MAZLUMDER G.ANTEP ŞB.BŞ.YRD

Neşe Tuana

5 yorum:

Asli :) dedi ki...

Bende giyimin kısıtlanmasından şikayetçiyim,dinle,dinci devletle alakası olmayan bir konu bence bu...

bozbek dedi ki...

Ben de başörtülü değilim ve başörtü takmak uzak yakın hiç bir planım arasında yok. Ama yapılan bu ayrımcılığa ve eziyete ben de kesinlikle karşıyım. İnsanların başörtüyle hertürlü yer girişinin serbest olması gerektiğini düşünüyorum. Ve bunu yasaklayan bir zihniyetten de utanıyorum. Bunun Atatürkçülükle laiklikle kesinlikle ilgisi ve alakası yok tam tersine başörtü yasağı laiklik tanımına karşıt bir uygulama..

Newbahar dedi ki...

Üniversitede pek çok arkadaşım başörtülü idi. 93 lü yıllarda bu konuda rahattılar.
Çok zeki kızlardı.
Kafanın dışında ne olduğu önemli değil, önemli olan içindeki.
Ve ülkemiz için faydalı olabilecek pek çok insan giyim seçiminden dolayı eriyip gidiyor.

Yazık çok yazık.

Newbahar dedi ki...

Üniversitede pek çok arkadaşım başörtülü idi. 93 lü yıllarda bu konuda rahattılar.
Çok zeki kızlardı.
Kafanın dışında ne olduğu önemli değil, önemli olan içindeki.
Ve ülkemiz için faydalı olabilecek pek çok insan giyim seçiminden dolayı eriyip gidiyor.

Yazık çok yazık.

Sihirli Yazılar dedi ki...

Ne güzel, benim gibi başörtüsü takmadığı halde başörtüsü özgürlüğünü savunanlar da varmış. Ben de böyle düşünen tek kişi olduğumu sanmaya başlamıştım nerdeyse...
Başörtüsü yasağını doğru bulmayan herkes mutlaka başörtülü değildir yani. Ve eğer başörtüsü takmayan kadınların arasında da bu yasaktan rahatsız olanlar varsa, o zaman yasaktan yana olanların bu noktada durup bir düşünmesi gerekiyor.