1 Eylül 2010 Çarşamba

2010 Ağustos Ayında Neler Oldu?



Yine,  zaman su gibi akıp geçti ve ağustos ayı da bitti.  Biten aydan aklımda kalan önemli olaylar :

Büyük vurgun : KPSS 2010.. (Evlilikte keramet var, kısmet ve nassip dershaneleri sunar.)
Referandum,
Ergenekon davası yargılanmaları,
17 Ağustos 1999 Marmara Depreminin yıldönümü,
Tuncay Özkan'ın "suçum ne söyleyin" diye mahkemede haykırması,
Rizede heyelan felaketi ve kaybedilen canlar,
Pakistanda yaşanan âfet ve kaybedilen canlar,
Trafik kazalarında kaybettiğimiz insanlar,
Şehit haberleri,
Fazıl Say'ın "arabesk yavşaklığı" tartışması,
Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu'nun, 'Alliaoni' konusundaki yorumu için : ''Sanatçı arkadaş sanatıyla ilgilensin, herkesin bir ihtisası vardır. Herkes bilmediği bir konuya burnunu sokarsa çok yanlış olur" demesi. (haksız da değil yani, mesela biz Tarkan'ın kokain davasından nasıl kurtulduğunu bir türli anlayamadık, hiç bir zaman da bilemeyeceğiz.)
Fethullah Gülen Hocanın 'ölüler bile mezardan kalkıp 12 Eylül'de evet oyu vermeli' diyerek, açıkça referanduma destek verdiğini göstermesi.
Yiğit Bulut'un halka açık mektup yazması. (Yiğit Bulut'ta çok değişiklikler olmuş, ben öyle gördüm)
Dünya Basketbol Şampiyonasında Türkiyenin ponpon kızları çıkarmama kararı. (sebebi: Başbakanımızın şampiyonayı ziyarete gelme ihtimalidir. Zaten ponpon kız nedir ya? Kaldırın boş işleri...)
Açılım laflarının yine meydanlarda sadece laftan ibaret olarak dolaşması. (Açamıyorsan, kapatacaksın çeneni, boş umut vermeyeceksin insanlara, oyalamayacaksın.)

Devlet Bahçeli'nin, neden bahsettiğini hiç anlamadığım, ama iş için gidip dinlemek durumunda kaldığım gereksiz mitingleri..
Başbakan'ın Antalya mitingi..
Sinan Çetin'in kağıt filmi...(mutlaka izlenmeli)
TGB nin Türkiyenin en başarısız 'hayır' klibi olarak seçilmeye birinci dereceden aday olan hayır klibi.. (izleyin ama kulak sağlığınıza dikkat edin)
İbrahim Tatlıses'in Referandumda 'evet' oyu kullanacağını açıklaması.
Kemal Kılıçdaroğlu'nun Twitter kullanmaya başlaması.
Devlet Bakanı Bülent Arınç 'Anadil yasaklanamaz' diye bir açıklama yaptı, 1980 de yasaktı hatırlatalım..
Twitter'ın en aktif adamı, Ahmet Hakan olsa gerek.. "Twitter, benim özelim" dediğini duyar gibiyim.


Deniz Baykal'a ne oldu, sesi çıkmıyor? Medyaya bak sen, demek ki işlerine gelince herşeyi kapatabiliyorlar. Yazalım bir kenara, hatırlamamızı gerektiren durumlar olacaktır..

Dün işlek bir caddede malum bir partinin mitingi yapılıyordu, yaşı 55-60 arası, yüzünde 1 kilo  makyaj olduğunu düşündüğüm,  x bir derneğin başkanı çok bakımlı, eğitimli bir teyze yanıma geldi, boynunda haç işareti olan bir kolye vardı, bana broşür uzatarak 'hayır da hayır vardır' dedi. 'Broşürü almak size çok şey kazandırır' diye konuşmasına devam ederken, üstüne kuş pisledi, çantam arabada kaldığı için yanımda peçete de yoktu, broşür kağıdını kıvırıp teyzenin üzerinden kuş pisliğini aldık, 'kağıt parçası söylediğiniz kadar işe yaradı' dedim ve yürüdüm. Niye öyle yaptım, bilmiyorum, kötü bir niyetim yoktu. (Refleks)
Sonra teyzenin boynundaki haç işaretinin anlamını çözmeye çalıştım...

Blogda Referandum ile ilgili fikirlerimi belirttiğim bir makale yazmıştım, yazıya çeşitli yorumlar geldi. Birçoğunu yayınlamadım. Yanlış anlayanlar da oldu, ne demek istediğimi anlayanlar da.. Ama farkettim ki insanlar kendileri gibi düşünmeyenlere hiçbir şekilde imkân sağlamıyor. 'Başkalarına saygı duyma' eylemi yalandan ibaret. Her görüşe saygı duyamayız zaten, değil mi? Okursunuz 'ben böyle düşünmüyorum, bana göre yanlışsın sen' dersin, ama olayı sokak tartışmalarına getirmek anlamsızdır.. Zaten kişilik sahibi bir insan başkalarından etkilenmez, 'kim ne derse desin ben ne düşünüyorsam neye inanıyorsam o'dur.' Başkaları gibi düşünmem.

'Saygı' dedim ya, geçen gün bir arkadaşım 'Üniversiteye türbanlı kızların gelmesini kesinlikle istemem, bunun içinde ne gerekiyorsa yaparım' dedi. O günden beri -tıp okuyan- bu arkadaşımın beynindeki örümcek ağlarının çapını ve genişliğini düşünmeye başladım.

Bir kız öğrenciyi, başını örttüğü için tahsil hakkından mahrum etmek, İstiklal savaşı başlarında ve Maraş'ta, düşmanlar tarafından başörtüsü çıkarılıp düşürüldüğü için başlayan milli şahlanışın ruhuna tükürmektir.

Necip Fazıl Kısakürek
Unutmadan: birisi var uzaklarda hâlâ, ne zaman gelecek? Ben onu çok özledim :)

Herkese 'canım diyorsun', 'canım yazıyorsun' ya, ' canın çıksın emi, demek istiyorum, ama diyemiyorum, aldın mesajı değil mi?

Okuduğum diğer üniversiteden, alttan derslerim kaldı büte gireceğim, çalış çalış çalış.. Nassip dershanelerine kayıt yaptırsam?

Geçtiğimiz hafta öğrendim ki; bana Kuran okumayı ve arapçayı öğreten hocam kanserden hayatını kaybetmiş, mekanı cennet olsun. Daha çok gençti, 37 yaşında ..çok iyi bir bayandı, 3 tane de çocuğu var, ölüm ne garip birşey. Ölümün de hayırlısını istemek gerek, dualarda yer vermek gerek..

İstanbul sokaklarını koruyan Polis arkadaşım, sana en içten dileklerimle selam ederim, sevgi gönderirim. Allah sizi korusun, uçan tekmelerini savururken dikkat et..

Bilmediğiniz, tanımlayamadığınız durumlar, şekiller, hareketler içerisinde bulunan insanlara 'seni anlıyorum' demeyiniz..

Etiket fiyatları olan ürünleri almak isteyen, kasada görevli bayanla yarım saat pazarlık yapan müşteriler: canımsınız, aklınız tam mı?

Bu sitede 'okuyucudan gelenler' adlı bir bölüm var, yayınlanmasını istediğiniz konu, hikâye, şiir, fotoğraf, haber, anı vs.. gibi şeyler varsa bana mail atmanız yeterli..( tuananese@gmail.com  ) Paylaşmak güzeldir..

Bayanlara ve Baylara not: 'Kariyer iyidir güzeldir ama kariyerinize sarılıp uyuyamazsınız.' siz yine de bu söze inanmayın, kariyer sosyal hayatta var olabilmenin babasıdır.

Oyumun rengini açıklıyorum: TURUNCU. (anlarsan)

Öğrencilerden yayılan dedikodu : 'öğretmenimizin sevgilisini gördük, çok yakışıklıymış, birbirlerine de çok benziyorlar, ne güzel'
Öğretmenden yanıt : -Ama o benim kuzenim ve süt kardeşim. Benzememiz normaldir.
Öperim gözlerinizden, az dedikodu yapın, çok kelime ezberleyin, and repeat after me...

'Senin görevin aşkı aramak değil, sadece aşkla arana koyduğun bariyerleri ortadan kaldırmaktır' demiş Mevlana, bariyerleri kaldıramadım...

Biten ağustos ayı hakkında aklımda kalan konular bunlar.. Eğer sizin de aklınıza gelen önemli haberler varsa yazın lütfen..

Neşe Tuana

1 yorum:

aksilaz dedi ki...

"insanlar kendileri gibi düşünmeyenlere hiçbir şekilde imkân sağlamıyor. 'Başkalarına saygı duyma' eylemi yalandan ibaret."

çok doğru.