24 Ağustos 2010 Salı

Parmağa Yapılan Dövmeler



Bugün tatilden yavaş yavaş dönmeye başlayan öğrencilerim ile karşılaştım. Bir kız öğrencimin tükenmez kalem ile karalanmış, parmağı dikkatimi çekti. Topluluk içinde olduğumuz için mahçup etmemek adına 'neden?' diye soramadım. Bu sabah aynı kız öğrencim ile tekrar karşılaştık. Yine parmağını siyah tükenmez kalem ile karaladığını görünce, neden böyle birşey yaptığını sordum.

Yaz tatilinde,  -ailesinden gizli olarak- parmağına erkek arkadaşının adını dövme olarak yazdırmış. Fark edilmemesi içinde her gün muntazam olarak parmağını karalıyormuş. Gerçi sonra pişman olmuş ama yine de ailesine anlatamamış. :) Kısa bir konuşmanın ardından durumu ailesine anlatması gerektiği, bunun affedilemeyecek bir hata olmadığı hakkında, özel ve tüzel konuşmalar yaptıktan  sonra yanından ayrıldım.

Lise yıllarıma doğru kısa bir süre gidip geldim. Bizim zamanımızda da okulun duvarlarına sevgililerin yada sevdiklerinin adını yazanlar vardı. Hatta okul müdürü bir gün durumdan epeyi sıkılarak;  " birisini seviyorsanız, adını  duvarlara yada sıralara değil kalbinize yazın. " diyerek duruma son noktayı koymuş, okul genelinden 10 dakika süren bir alkış  almıştı.. :)

Konuyu asıl getirmek istediğim nokta şu; bulunduğumuz çağda gençler sevgi yada aşk mevzularını fazla erken başlıyorlar. Bu onların suçu değil tabii. Her gün izledikleri programlar, tv dizileri, sinema filmlerinin içerisinde mutlaka birbirine aşık olan, çıkan, öpüşen gençler var. (Örnek : İzlenme rekorları kıran Küçük Sırlar dizisi) Haliyle genç nesilde buna karşı bir merak başlıyor.

Aşk, duygudan ibaret ise, 16-17-18 yaşları arası duygular geçici olabilir, bu yaşları bırakalım belirli bir yaş seviyesine gelmiş insanların bile fikirleri çoğu zaman değişiyor. Bağımsız bir birey olmak, kimseye muhtaç olmamak, kendi hayatınızın direktörü olmak için; öncelikle  ekonomik özgürlüğünüzü sağlamalısınız. Ekonomik özgürlüğü yerinde olmayan bireylerin, sosyal hayatta başarılı ve mutlu bir aile yapısına sahip olduğunu söyleyemeyiz. Bulunduğunuz sosyal çevreye, maddi imkanlara göre aile yapınız şekillenir.

Belki  yaş itibari ile mesleğimde çok tecrübe sahibi birisi değilim ancak iyi bir gözlemciyim, çevremde olup biten olayları iyi takip ediyorum, bazen öğrencilerim anlatmadan bile sorunlarının ne olduğunu anlayabiliyorum


Bu sebeplerden dolayı çocuklarımızı genç yaşlarda kapılabilecekleri özenti hayatlardan mümkün olduğunca uzak tutmalıyız...


İnce bir ironik sataşma; Kişi isimlerini, dövmelere yada herkesin göreceği yerlere değil,  kalbinize yazın lütfen, sizden başkası görmesin. Aramızda kalsın;  kalbe hakkı ile yazılanlar hep orada kalıyormuş :)

.
Neşe Tuana

1 yorum:

* *selinka* dedi ki...

sevgilineşe bende insanları gözetlerim.halleri bazen düşüncelerini anlatır sessizce baktınmı gercekten görürsün.tabi sizin gibi bilgi ve ögretmen degilim.ama hayatı cok incelersen herşey göze geliyor.ama bu genclerin hali ne olacak bilmiyorum.2 cocukannesi olarakcokendişeliyim.bazenhatalarımın geri dönüşü olmadıgını düşününce tırlatıyorum.ya gercekten kendine güvenen,başarılı,saglıklı cocuknasılyetiştirilir bazen anlayamıyorum.ama cokdua ediyorum.iyi adam gibi olsunlar inş.sevgiyle mutlu kal canım...