19 Ağustos 2010 Perşembe

Evet Işığı - Referanduma Neden Evet




                                                        
Referandum ; genelde anayasa değişikliği, yasaların kabulü ve ya çok önemli meselelerde halkın iradesini belirlemek amacıyla yapılan oylamadır.


Günümüz siyaset anlayışının, ilerlemeye yönelik gelişmeleri çoğu zaman engellemeye çalıştığını düşünürsek, ülkemizde referandumun anlamını ve maddelerini bile bilmeden "evet ya da hayır" cevabını verecek olan milyonlarca insanın olduğunu düşünebiliriz. Referandum, bugünkü haliyle, daha çok siyasi seçimlere benzetilmek isteniyor. Dolayısı ile her partinin yandaşları partilerinden çıkan kararı "neye evet yada neye hayır" dediğini bilmeden oylayacak.

Evetçiler ile Hayırcıların denklemini gözden geçirelim;

Biz "hayır" diye haykıranların bu ülkede halkı ezdiğini gördük; Bir zamanlar bakkalların, fırınların önünde sıralar oluşurdu, tüpü uzun kuyruklara girmeden alamazdık. Hastanelerde hastamız rehin kalırdı, ssk hasta ilaçlarını vermezdi. Doktorlar, devlet hastanelerinde uzun kuyruklarda bekleyen hastalarını -yüzlerine bile bakmadan- muayene ederken, onları özel muayenehânelerine yönlendirirlerdi...Yatak sayısı az diye hastaneler hasta kabul etmezdi.. Biz böyle yaşayan bir neslin çocukları olarak, ekmeği bile kapımıza getirenler olduk. Genç nesil bunlardan haberdar mıdır? 8 yıl öncesi türkiye ile bugün kü Türkiye arasındaki farkları düşünün lütfen.. İşsizlik mi var,  yoksa iş beğenmemezlik mi? Kaynaklarımız kıt yada fakir bir ülkemiyiz? Evinde her aile bireyinin bir arabası olan bir topluma fakir denilebilir mi? Etrafınıza bir bakın lütfen; sokak sizlere maddiyatın sesini dinletecek..Fakir bir ülke değiliz biz, 8 yılda hiç olmadığımız kadar gelişmiş bir ülke olduk..8 yıl önce kız çocuklarını okutmayan insanların olduğu bir Türkiyenin bugün yaklaşık olarak 45 milyon çalışan bayanı var.. Evet! biz böyle geliştik, değiştik..

Evet demek sizi AKP yandaşı yapmaz, Ülkenin gelişimine katkı sağlarsınız ancak..


Halkın yaşam seviyesini siyasi yöneticiler belirler. Yönetici kesesinde sakladığı bilgileri halkın gelişimi için harcamazsa, sadece kendi bünyesini geliştirirse, halkın eğitim seviyesi gittikçe düşer ve eğitim seviyesi düşen insanlar sorgulamaktan vazgeçer. İnsan beyni, sorgulamayı seven, doğmatik kalıpları kabul etmeyen bir ihsandır. Düşünceler, gelenek değil varoluşlardır. ..


Demokrasi, basit tanımı ile halkın kendi kendisini yönetmesidir. Toplumların beynini yönlendiren siyasiler, demokrasiyi yok eden kahramanlardır (!)



Referandum maddelerinde oylayacaklarımızın içerisinde en dikkat çeken konu, şüphesiz ki 12 Eylül dönemi yöneticilerinin dokunulmazlık zırhının kalkması.. 1980 lerde askeri darbe ile TBMM yi kapatan yöneticilerin yargılanması için çok geç kalındı..14 bin Türk' ü yurttaşlıktan keyfi olarak çıkaran,1 milyon 683 bin insanı fişleyen, hiçbir örgüte üyeliği bulunmadığı halde 98 bin 404 kişiyi örgüt üyeliğinden yargılayan ve mahkum eden, 7 bin kişiyi idam eden, 30 bin kişiyi işinden atan, 30 bin kişiyi ülkesinden süren, ülkenin ilerlemesini sağlayan 3 bin 854 öğretmeni işten atan, hatta ve hatta sanat adına yapılan 937 filmi bile yasaklatan bir zihniyetin yargılanması için bu kadar beklenilmemeliydi..



Evet, ülkenin özgürlüğü, refahı ve muasır medeniyet seviyesine ulaşması yolunda, açılması gereken demir bir kapıdır. O kapıyı açalım; bırakın "geçmiş"te olsa tarihimizdeki kara lekeler yargılansın.Yanlışlara HAYIR , biz doğrulara EVET diyelim. Bırakın sizin evet' iniz ile devlet çocukları korusun, özgür olun; hakkınızda dava açılmadan kimse size yasaklar koymasın, memura verilen uyarı ve kınama cezaları yargı denetimine açılsın, öyle ki haksız olarak uyarı ve kınama alanlar seslerini duyurabilsin... Ezilmesin...



Bırakın sizin Evet'inizle askeri kimliğinden dolayı yargılanamayan suçlulara sivil yargı yolu açılsın, Siyasi amaçlı grev ve lokavt, dayanışma grevi ve lokavtı, genel grev ve lokavt, iş yeri işgali, iş yavaşlatma, verim düşürme ve diğer direnişlere ilişkin yasaklar kaldırılsın..


Bırakın; Atatürk 'ün Türk Gençliğine emanet ettiği Türkiye Cumhuriyeti, muasır medeniyet seviyesine yükselsin. Evet 'e bir ışık da siz yakın.. Geleceğimiz için..


"Ne kadar zengin ve müreffeh olursa olsun, istiklâlden mahrum bir millet, medenî insanlık karşısında uşak olmak mevkiinden yüksek bir muameleye lâyık sayılamaz. " Mustafa Kemal Atatürk..
                                                      

                                                    



Neşe Tuana

9 yorum:

aksilaz dedi ki...

12 Eylül'ü yapanlardan hesap sorulmak isteniyorsa hayatta olanlardan başlansın. Ancak referandum öyle bizamanda yapılıyor ki 12 Eylül 1980-2010 zaman aşımına uğruyor artık yapılanlar. Amaç 12 Eylül anayasasını değiştirmek olsa muhalefetle birlikte kararlar verilir ve görüşülürdü. Ancak amaç çok daha başka. Amaç federal yapıya geçiş. 12 Eylül işin maskesi.

Herşey bir yana bir ülkede anayasa değiştirilecekse bu tüm herkesin katılımı ile birlikte yapılır. Kendi başına maddeler hazırlayıp oy çoğunluğu elinde diye keyfi anayasa yapılmaz. Şuan ki anayasa paketini hazırlayanların 12 Eylüldekilerden hiç bir farkı yok kanımca.

İnsanat dedi ki...

Ödül uğruna yazılan bir yazı mı bu?
Okudum ve üzüldüm, özellikle bu cümle ile başlayan kısıma;
"Biz "hayır" diye haykıranların bu ülkede halkı ezdiğini gördük"

Hayır diyenler Evet diyenlere ve aynı şekilde Evet diyenler Hayır diyenlere saldırıyor, gerçekte değişikliğin özünü kimse bilmiyor ve araştırmıyor.Özgürlük,refah , medeniyet bunlar beylik laflar gerçekte değişen ne ya da değiştirilmek istenen.Ben Evet demeyeceğim ama Hayır da demeyeceğim , siyaset kirli ve pis bir oyundur.
Darbecileri önlemek için yeni bir anasaya yapmak halkı aptal yerine koymaktır, çünkü darbe zaten anayasal üstünlüğü yok sayan bir harekettir.
Sizce darbe yandaşları " bu anayasa darbecilere karşı" deyip darbe yapmaktan vazgeçer mi?
Bu zamana kadar sizi takip ediyordum ancak bu ayrılıkçı yazınız beni üzdü.
Hayır diyen de Evet diyen de ülkesi için güzel olanı yapmaya çalışan halk.
Kalın sağlıcakla.

uğurböceği dedi ki...

teşekkürler

Neşetuana dedi ki...

aksşlaz; farklı görüşlerinizi belirttiğiniz için teşekkür ederim.

İnsanat; Ödüle ihtiyacı olan birisi değilim :), tamamen kendi düşüncelerim.
Üzülecek birşey yok ki farklı düşünceler zenginliktir, hiçkimseyi bizim gibi düşünmeye zorlayamayız.Düşüncelerin farklı olması ayrılıkçılık değildir.Yorumunuz için teşekkür ederim.

Uğurböceğim; ben teşekkür ederim.

Kemal dedi ki...

Tedüfesn buldum blogunuzu.vallaha ne güzel yazmışsınız.hayır diye haykıran siyasilerin bu ülkeyi başarısız yönetmelerine binlercekez şahit olduk.biliyormusunuz bilmem sabah 9da ekmek almaya çıkardır 4 saat fırın önlerinde ekmek kuyruğu beklerdik.ekmek almak için kuyrukta bekleyen bi millettik.evet hayıt deme konusunda kararsızım ama evet demek için olumlu nedenler var.1980darbesinde ne acılar yaşandı ne insanlar madur oldu eskiler daha iyi bilir ah ne zalim günlerdi......
saygılar hocam.

Kemal ALBAYRAK

Ceren dedi ki...

Daha bir kaç ay önce benim ülkemden içeri teröristler sokuldu,askerlerimde hapse sokuluyor birkaç yıldır ..

Şimdi bu zihniyetteki adamlara evet mi denmeli?

Bu ülkeyi akp ve teröristler korumuyor benim askerim koruyor.

Askerlerin hepsini içeri tıkın sonra düşmanlardan kaçmak için Tayyibin oğlunun gemisine sığınıp kaçarsınız artık

bozbek dedi ki...

Anayasa değişikliğine verilecek olan EVET/HAYIr oyları ne yazıkki AKP'ye verilecek EVET/HAYIR gibi algılanıyor ülkemde. Ne yazık ki hala sapla saman karıştırılıyor. Sanki EVET diyen AKP yanlısı Atatürk düşmanı, HAYIR diyen AKP karşıtı sosyal demoktat ve Kemalist.

Çok merak ediyorum EVET diyenler neye EVET dediklerini, HAYIR diyenler de neye HAYIR dediklerini biliyorlar mı. Anayasanın değişen hangi maddesine EVET ya da HAYIR diyorsunuz ?

Herkes bir kulvar tutturmuş koşuyor. Diğer kulvarlarda neler oluyor , kim kimden ne kadar önde bakan yok. Herkes de bir at gözlüğü, gözlük üstüne gözlük takmaya devam ediyor.
Bir değil bin referandum olsa, bir değil bin seçim olsa, milyon tane daha farklı parti gelse, açılsak da , saçılsak da, çarşafa da girsek, anladım ki bizden hiçbirşey olmaz..

Adsız dedi ki...

bence her madde ayrı ayrı oylanmalı, öyle kabala kabzımal gibi toptan işmi olur??

hobibox dedi ki...

Nihayet buda oldu "evetçiler/hayırcılar"

Söyeleneneler yazılanlar öyle güzel ki, ah birde gerçek olsa...

"evetler akp verilen oy gibi algılanılıyor" deniliyor...çünkü bu anayasayı akp tek başına hazırlıyor. Hazırladıktan sonra formaliteden bir kaç kapıya gidildi. Adam bas bas bağırıyor, oyunun rengini belli et, "evetse yandın, hayırsa yaşadın diye" bunu anlamak için bu adamın daha ne yapması gerekiyor. Korkuyla baskıyla susuturluna "hazmeetirilen" kararlar yüzünden fırınlarda ekmek kuyruğundan kurtulmadık. Mustafa Balbayın neden içerde kaldığını bana yazailirmisiniz, yada "ölüm döşeğinden terörist muamlesi yapılan Türkan Saylanın neden götürüldüğünü? bunları bileniniz varmı...edebi janjanlı hitabetle uyutulmak ağrınıza gitmiyormu? terörist dağdan getrirken yargı iyiydi seyyar mahkemelerle?

buGÜN HASTANDEYDİM VE HALKATKİ ÖFKE HADDİNİ HESABINI AŞMIŞ, hani bulsalar bir kaşık suda boğacaklar Melih Gökçek takımını...ne yazıkki güven yok evet yok kimseden, ama "oldu bittiye" getiren hükümete sandıktan evet çıkması için her yol mübahtır, tıpkı yandaşlarına servis edilen kpss soruları gibi... Kimlerin elinde oyuncak olmuşuz ki yazık...