27 Temmuz 2010 Salı

Nur Suresi 31. Ayet



Bayanların örtünmesi Kuran-ı Kerimde Nur Suresi 31. ayette geçmektedir;

Mü’min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. (Yüz ve el gibi) görünen kısımlar müstesna, zînet (yer)lerini göstermesinler. Başörtülerini ta yakalarının üzerine kadar salsınlar. Zinetlerini, kocalarından, yahut babalarından, yahut, kocalarının babalarından yahut oğullarından, yahut üvey oğullarından, yahut erkek kardeşlerinden, yahut erkek kardeşlerinin oğullarından, yahut kız kardeşlerinin oğullarından, yahut müslüman kadınlardan, yahut sahip oldukları kölelerden, yahut erkekliği kalmamış hizmetçilerden, yahut da henüz kadınların mahrem yerlerine vakıf olmayan erkek çocuklardan başkalarına göstermesinler. Gizledikleri zinetler bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar. Ey mü’minler, hep birlikte tövbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz.

Yaşar Nuri Öztürk, Zekeriya Beyaz Hocalar gibi "Kuran-ı Kerimde bayanların örtünmesi ile ilgili bir ayet yoktur" diyen muhterem hocalara duyurulur..Okumuyorlar mı bilmiyorum ki..

Not: Konu ile doğrudan alakalı değil ama merak ediyorum bu ülkede ne zaman insanlar inandıkları gibi giyinebilecek ve o şekilde  eğitimlerini sürdürebilecekler?Ne zaman giyim, şeriat korkusu olmaktan çıkıp inanç ve saygı bütünlüğü içinde korunabilecek?Ne zaman "saygı, eşitlik" savunucuları başkalarına da saygı göstermeleri gerektiğini, eşitliğin evrensel, toplumsal olduğunu öğrenecekler?

Neşe Tuana

9 yorum:

uğurböceği dedi ki...

neşecim teşekkürler bu güzel ve bilgilendiri yazı için.diyanet işlerini burdan kınıyorum.senelerdir kızlarımızın gözyaşına nedene oldular.bir hocada çıkıp bunlar kuranda yazan hükmü yerine getiriyor demedi.hep siyasete buladılar.kuranı hatmeden hocalar bu gerçeği açıklamamanın cezasını Allaha nasıl verecekler.

Neşetuana dedi ki...

okuduğunuz için ben teşekkür ederim..

Sihirli Yazılar dedi ki...

Demokratik toplumlarda inanç özgürlüğü çerçevesinde örtünme özgürlüğünün de bulunması gerektiğine inanmışımdır hep. Yani demokrasinin gereğidir zaten bu. Gündelik yaşamında örtünen bir kadına "kamusal alana girince başörtünü çıkar" demek ya da çene altı gibi alternatif bağlama yöntemleri bulmaya çalışmak ikiyüzlü bir yaklaşım olmayacak mıdır? Kadınlara özgürlükten bahsediyorsak konu sadece okuma, çalışma özgürlüğü vs. ile sınırlı değildir aslında. İnanç ve örtünme özgürlüğü diye birşey de vardır. Örtünen kadınlar, diğer örtünmeyen kadınları rahatsız falan etmezler. Birçok kadının aile zorlaması, siyasal simge vs. gibi nedenlerden ziyade sırf dini inancı doğrultusunda örtünmek istediği unutulmamalıdır. Zira gerçekten de Kuran'da örtünmeyi emreden bir ayet vardır. Bunu herkes kendine göre yorumlar ama sonuçta vardır.
Konuya tamamen "demokrasi" ve "özgürlükler" açısından baktığım için bu şekilde yaklaşıyorum.
Ya tamamen her anlamda özgürsünüzdür ya da değilsinizdir; ortası yoktur yani...
böyle bir konuyu ele aldığınız için teşekkür ediyorum Neşe. Sevgilerimle...

Neşetuana dedi ki...

Sihirli Yazılar; ben teşekkür ederim.Siz de çok güzel ifade etmişsiniz..

kalüfer böcüğü dedi ki...

zinet illa avret yerimidir peki, bu kişisel yorum değilmidir???

April dedi ki...

Herhangi bir dinin emredici kuralları, demokratik siyaset ve hukuk kurallarını bağlamaz.
Devlet, toplumunda görülen tüm dinlerin gereklerini tanımak zorunda da değildir.
Öyleyse, birisi çıkıp, benim de dinim veya inancım çıplak gezmeyi savunuyor emrediyor diyip her yere çıplak gitmeye çalışsa, sizce ne olurdu?
Devlet kurum ve kuruluşlarının asgari giyim kuşam kuralları iç tüzük ve yönetmeliklerle belirlenir ve tüm bunlar da normlar hiyerarşisi nedeniyle, anayasaya uygun olmak zorundadır. Anayasanın dayandığı temel ilkelerde de din ibaresi yoktur, cumhuriyetlerde olamaz...
Nasıl ki TBMM iç tüzüğünde, kadın milletvekillerinin dahi nasıl giyineceği kurallarla belirtilmişse, (erkeklerin de aynı şekilde) herkes bu kurallara uymakla yükümlüdür. Örneğin bir kadın milletvekilinin mecliste canlı kırmızı ruj sürmesi yasaktır.
Oysa ki böyle söyleyince saçma geliyor değil mi ? Ama devletin kurum kültürü, kendine hastır ve kimsenin inancına göre şekillememez...

Neşetuana dedi ki...

kalüfer böcüğü; mealini böyle yorumluyorlar.
Bir el bile evret yeri olabilir belki, bakan kötü niyetli olursa..
Aslında konu hakkında detaylı bilgi birikimine sahip birisi bunu açıklamalı.

April'im ; o da farklı bir düşünce tabii..

çıplak gezme demişken :) antalyada bugün adliyeye mayo ile gelmiş turistler gördüm kimse birşey demedi ama türbanlı bir bayanı örtüsünü çıkarmadan içeriye almadılar.garip ve ayıp geliyor bunlar bana..

April dedi ki...

Canım benimki bir düşünce değil zaten fikrim değil. Kanunlar böyle diyor :)
Ayrıca yabancı ise o turistler, yaptırım hakkı yoktur. T.C. vatandaşı değilse, bir şey yapamazsınız.
Kamu düzenini bozan veya ağır suç teşkil eden cezai bir davranışta bulunmadıkça tabii.
Diğer taraftan, türban konusunda da istisnalar olduğunu biliyorsundur. Boğaziçi üniversitesi, türbanlı öğrenciyi içeri alıyor. Aynı şekilde Konya Üniversitesi de...

1ol1 dedi ki...

HIMAR DİYE GEÇER HIMAR DA ÖRTÜDÜR ARAPÇADA .BAŞ ANLAMINA GELEN BİR ŞEY AYETTE YER ALMAMAKTADIR.