1 Temmuz 2010 Perşembe

Klozet Saksılar

Ek işlere başladım demiştim ya aynı zamanda otel müdürü bir arkadaşımı otelin iç ve dış sorunları ile ilgili yardımcı olmaya çalışıyorum.Arkadaşım japonyadan geldiği için, türk örf ve adetlerini hiç bilmiyor.

Otelin dekorasyon birimi görevlileriyle de bu yüzden hiç anlaşamıyor.Örneğin dekorasyoncular üzerinden 1 yıl geçmiş eşyaların hepsini çöpe atmak istiyorlar ama bizim ki "olmaz! bunu boyayalım süs yapalım, onu boyayalım çöp yapalım"  vs.. diye diretiyor.Yabancılar bizim gibi değiller, eskileri atmak yerine yeni araçlar üretmeye çalışıyorlar.

Otelin senesi dolduğu için değiştirilen kozetleri vardı.Arkadaşım onları da atmalarına izin vermeyerek hepsini dezenfekte ettirip, saksıya çevirttirmiş.Sabah uğradığımda bahçede klozet saksıları görünce hem güldüm hem de şaşırdım.Birkaçının içinde bodur limon ve elma  ağaçları vardı.Yaşlı bir bahçıvan, arkadaşları ile konuşurken duydum; " -Ben bunun içinden çıkan limonu, elmayı  yemem arkadaş" dedi. :))

Klozet saksıların altı boş olduğu için kökünün toprağa karışmasını rahatça sağlayabiliyorsunuz.Ayrıca ağaç kabuğunun eğri olmadan gelişmesini sağlıyormuş.İlginç bir bilgi bu, düzgün dişlerin çıkması için dişe takılan tel gibi ..


Türk çalışanlar durumdan memnun olmasalar da otel müşterisi ağırlıklı olarak uzak doğu ülkelerinden geldikleri için "klozet saksılara" büyük ilgi gösterdiler.Gösterilen ilgi sonucu biz de klozetlere ayrı bir hava vermek için klozet kapaklarına yukarıdaki gibi şekillerle süslemeye karar verdik.

Neşe Tuana

2 yorum:

ozgur dedi ki...

Selam,
Yeni tanıştım blogunla,çok beğendim:))
Ben de bayılırım yeniden değerlendirilmiş eskiler,kendim beceremesem de:(
Ama bu klozet fikri beni de çok güldürdü:)))

Neşetuana dedi ki...

ozgur; hoşgeldiniz.
evet, espirili birşey oldu:)