22 Temmuz 2010 Perşembe

Başkalarının Düşünceleri


"Başkalarının düşüncelerine saygılı olmalıyız" cümlesi, Dünyanın en büyük yalanlarından biridir.Ama insanlar, bu gerçekle yüzleşmek yerine her defasında yalanı kabul etmeyi tercih ederler.

"Ben sizin gibi düşünmüyorum, sizin gibi değilim, bana göre sizin inandıklarınız yalan" dersem size, bana saygı gösterirmisiniz? Eleştirmeden durabilirmisiniz?Topumun genel değerlerinin bana göre -kabul etmediğim- yalanlardan oluştuğunu söylersem?Kaç kişi içinden beni eleştirmeden fikrimi dinler, geçer?Yapamazsınız..İkna etmeye çalışırsınız, kendi düşüncelerinizi kabul ettirmek istersiniz."Ben doğruyum" dersiniz..Grup toplarsınız, sizin gibi düşünür hepsi..Ezersiniz beni değil mi?Olmazsa benle görüşmeyi kesersiniz, çünkü sizin gibi değilim, Çünkü başkalarına saygı göstermek yalandır..

Senin doğruların nasıl bir yalan biliyor musun? "Sarıldığın bez parçası bana göre anlamsız bir  kumaş.." Sen onu ne sanıyorsun?Ne dediğimi anlamadın değil mi?Cümle yorumladığın her anlama gider.Aynı değiliz çünkü..Senin dilini bilmiyorum ben..Bana zorla dilini öğretmeye çalışma, bırak ben olduğum gibi kalayım.

Başkalarının değerlerini değiştirmeye çalışmayın, "gerçekten saygı gösterebilmeyi öğrenin"

Sizler gibi olmak zorunda değiliz.Ayrı olabiliriz, aynı yerde yaşamamıza engelmidir bu?Olmamalı!Bırak ben kendi değerlerimle yaşayayım.Sevmiyorum sizin fikirlerinizi, kendi dilimle de konuşamıyorum ama bırakın yaşam hakkım olsun.Etnik kökenime bakarak beni tanımadan, bilmeden selamı kesmeyin.Umrumda mı sanıyorsunuz?; her sabah birinizden yalancı günaydınlar almak..

Ben sizi değiştirmek için, fikirlerimi kabul ettirmek için,  rencide ediyormuyum sizi?Zorla dilimi öğretiyormuyum?Konuşamıyordum çünkü heryerde siz vardınız.Dilsiz kaldık, çünkü hep susturdunuz.Yaktınız, taşladınız, öldürdünüz..Evlerimizi yıktınız..Ten rengi için ölür mü insan?Konuştuğu dil için öldürülür mü insan?

Sürdünüz  bizi ama bugün geri döndük.Şimdi konuşabiliyorum, yazabiliyorum.Kendi dilimle, bağıra çağıra..Topraklarımdan uzakta ben sizin dilinizi öğrendim de siz bizi çok çabuk unuttunuz.Yakılan evlerimizi, köylerimizi çok çabuk unuttunuz.Cesedi bile bulunamayan insanlarımızı çabuk unuttunuz..Hep savaştınız, kiminle savaştınız?Savaştırdınız?

Biliyormusunuz; hala aynısınız.Savaş meraklısı, saygı yoksunu..Sizin gibi düşünmüyorum dedim ya işte.Sakın bana saldırmaya çalışmayın!Ben sizin bizi öldürmenize "saygı göster" diye susturuldum.Ölümün saygısı olur mu?

"Başkalarının düşünceleri, başkalarına sadece saygı konusu, saygı değil.."

Devam edecek..

(Not: Okuyucudan gelen bir yazı düzenlenmiştir.)

Neşe Tuana

Hiç yorum yok: