13 Mayıs 2010 Perşembe

Yemekte Kıl Görmek


Gece Gece yemek yemeye gittik.Saat 23.30.
O restorant benim, bu restorant senin geziniyoruz.Yemeklere bakıyorum yağlı görünüyor, çıkıyoruz restoranttan.İşkembe çorbası içmek istiyorum.Otel Müdürü arkadaşlarımızdan birisi:
-Burada x restorantı var, oraya gidelim işkembe çorbasını iyi yapıyorlar diyor.
-Niye baştan söylemedin, diyoruz.
-Tamam çevir direksiyonu oraya gidelim, ama bütün etli yemekleri kıllı, söylemedi demeyin diyor.

Hep birlikte şaka yapıyor diye düşünerek  kahkaha atıyoruz.
Restoranta varınca hepimize bir menü geldi.Herkes işkembe çorbası içmek istedi.Çorbalar hazırlanınca orayı söyleyen otel müdürümüz;

-Kıl çıkarsa şaşırmayın dedi.
Biz hala gülüyoruz

Çorbalar geldi, mis gibi kokuyor.
-Oh süpermiş diye kaşığı tabağa bir daldırdım, kaşığa keçi kılı geldi.Suratım düştü, İtiraf ediyorum aynı anda içimden de haince düşünüyorum; -Acaba şaka yapmak için kıl mı attırdı içine, diye.Ters ters bakıyorum adama.

Bozuntuya vermeden kaşıktaki çorbayı peçeteye döktüm.Tabağa kaşığı yine daldırdım, yine kıl geldi.Müdür bey suratıma bakıp " ters ters bakma ben size demiştim" dedi.Kaşığı daldırıyorum daldırıyorum kıl geliyor, şaka gibi..

Masadan kalktım, elimden çorba tabağı ile restorantın mutfağına gittim.

-Çorbayı kim yapıyor, dedim.
-Yukarıdaki aşçı dediler.
-Çorba tabağını aşçının önüne koydum
-Şaka mı yapıyorsunuz, bu kıllar ne  dedim.
-Çorbaya kelle eti de katıyoruz, kelle kömürde yakılarak çorbaya katıldığı için bazen arada kaçabiliyor hocam, dedi.
Ve gayet sakin bir şekilde söyledi.

Güleyim mi, sinirleyeyim mi  bilemedim.
-Öyle şey mi olur, bunlara dikkat edeceksiniz insanların sağlığı ile oynamaya ne hakkınız var diye hışımla tabağı sertçe masaya bıraktım.
Hepimiz kalktık, çıkarken ücret almadılar zaten kıllı bir yemeğin ne ücreti olurdu ki..

Bugün sabahta erkenden restoranta gidip işletme müdürü ile konuştum.Meğer bunlar iki ortakmış.Diğer ortağı restorantı satmak istiyormuş ama ortaklık sözleşmesinde "tek hisse satılamaz" diye bir şart koymuşlar.Yemekleri bilerek kötü yaptırıyormuş ki restorantın müşterisi azalsın, böylece diğer ortağı da satmayı istesin.

Konuştuğum ortağı " ne zaman bir yerlere gitsem bu adam benim aşçılarımı atıp böyle işler çeviriyor, artık böyle uğraşamayacağım satıp memleketime gideceğim, Allahından bulsun " dedi.

Şaka gibi bir olay.Ne garip insanlar var dünyada...

Neşe Tuana

5 yorum:

komançi dedi ki...

ödülünüz var bknz komançiler :)

aydilber dedi ki...

çok sinir bozucu bir olaya bir okadarda ilginç....

Papatya Bahçesi dedi ki...

cnm sweet blog olarak ödüllendirildin :)) bloğuma bak istersen..

SİYAH KELEBEK dedi ki...

Çok enteresan bir yemek hikeyesiymiş gerçekten. Bende işkemde çorbasını çok severim. bir gün taksimde bir çorbacıda çorba içmiştik bizde, çorbayı hüplettim ama en dibinde bir baktım ki bıyık kılı bööööööööööööö :(

ben o çorbayı içtim bile düşünsene. en dibine öturmuş bir bıyık kılı karşılıyor seni dalga geçer gibi. bir daha aynı yere gitmedim hatta bir daha çorbacıya bile gitmedim. :)

!♥ tuana ♥ ! dedi ki...

Komançi; teşekkür ederim.

aydilber; evet, çok sinir bozucuydu:(

Meltemcim; çok teşekkür ederim.

Siyah Kelebek; çok mide bulandırıcı bir durum:( biraz hijyene dikkat etseler keşke..