3 Mayıs 2010 Pazartesi

Ünlü Bir Adam


Birçok kız arkadaşı oldu, bazılarıyla magazincilere yakalandı, magazin alemine konu oldu.Tv kanallarından uzaktan, şaşırarak  izledim.Ünlü olmadan önce daha farklıydı, beraber çamurdan kule yapar, çıplak ayakla sokaklarda gezerdik, mahallemizde yerleri kazar kaynak sularını bulurduk, temiz mi kirli mi diye düşünmez, yerden gelen  suları avuçlar içerdik.

Kalabalık bir arkadaş grubumuz vardı.İçimizde en büyük oydu, "abi" derdik hepimiz.O zamanlarda da uzun boyluydu.Top peşinden koşturmayı severdi.

Birgün bana 5 tane civciv getirmişti.Ben de mahalleye biraz uzak bir parka, civcivleri gezdirmeye götürdüm.Sonra mahalledeki diğer çocuklar, civcivlerimi zorla almaya çalıştılar, iteklediler beni, düştüm ağlamaya başladım.Annem de yoktu.Ağladığımı görünce koşarak geldi, çocuklar onu görünce korkudan civcivleri fırlatıp kaçmaya başladılar.Sol el bileğime yerden bir çivi batmıştı, çiviyi bileğimden çıkartınca acısını hissetmeye başladım.Sağlık ocağına gittik, pansuman yaptırdık.(Sol bileğimde çivinin izi hala duruyor.)Sağlık ocağına girdiğimizde;

 " -ben ya doktor olurum yada uçak mühendisi " dedi.

Güldüm..

 -"Sen öğretmen olacaksın" dedi.
-"Nerden biliyorsun?" dedim.
-"Dinlemeyi biliyorsun, sabırlısın", dedi.

Kuşları çok seviyordu, "uçmak bana göre özgürlük " derdi.Bana bir uçurtma yapmıştı.Uçurtmanın üzerinde "kanak" yazıyordu.

Aslında yapmak istediği farklı bir meslek vardı, eğitim hayatında istediği olmayınca kaset çıkardı.Ondan sonra görüşmemeye başladık.

Birkaç kere Antalyaya gelmiş olmasına rağmen, görüşmek istemedim.Biri ile nişanlandı, ayrıldı.

Birgün tesadüfen lösev' in dernek toplantısında karşılaştık.Sonra görüşmeye başladık.Bize geldi ama babam durumdan hoşnut kalmadı.

-"Şimdi bilmezler yazarlar orada burada sevgilisi diye, uğraşamayız evlat " dedi.

Muhtemelen o da bir bahaneydi.

Ben de ;

"-En iyisi görüşmeyelim" dedim.

Ertesi gün 5 tane civciv getirdi.

"-Ben dönene kadar bunlar büyüsün, ama yine düşme bileğini acıtma" dedi.

Unutmuştum.Ne dediğini anlayamayınca, bileğimdeki çivi izi aklıma geldi ve hatırladım; Uçurtma Kanak'ı ve çocukluk aşkını..

Neşe Tuana

Hiç yorum yok: