10 Nisan 2010 Cumartesi

Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS)


Yarın yapılacak olan, eski adı ile ÖSS, yeni adı ile YGS sınavında, Salon gözetmenliği görevim var.Sınava girecek öğrenciler kadar  heyecanlıyım.

Sınavın, yeni adına hala alışamadım, "öss" diyorum durmadan...

Geçen yıl, sınava öğrenci olarak katıldığım için, az çok sınav sistemini ve sınava girecek olan öğrencilerin, içinde bulundukları psikolojik durumu, tahmin edebiliyorum.3 saatlik bir sınavı başarırsanız, yerleştiğiniz bölüme göre, hayatınızın geri kalan kısmını ve kalitesini tespit etmiş oluyorsunuz.Bu bakımdan "hayatımızın dönüm noktası " imiş gibi bir durum ortaya çıkıyor.

Lakin, tek başarı eğitim ile olmamaktadır.Sadece diplomalı insanların bu ülkede mükemmel işler yaptığını söylemek, ülkemizi eğitimsiz dahi olsa yüksek seviyelere getiren insanlara da haksızlık etmiş oluruz.Bunun en güzel örneği, merhum Sakıp Sabancı' dır.

Bu konudan bahsetmemin sebebi, burayı okuduğunu bildiğim öğrencilerimi bir nebze olsun rahatlatmaktır.Aileler de, lütfen çocuklarına sınav konusunda baskı yapmasınlar.Başkası çok başarılı diye sizin çocuğunuzun da onun gibi olması için baskı yapmayınız.Herkesin ayrı bir konuda yeteneği vardır.Çocuklarımızdan sürekli başkaları gibi olmalarını beklemek, onların kişiliklerinde büyük kaoslar yaşamalarına sebep olacaktır.

Sınava girecek olan herkese başarılar diliyorum.Bütün yıl çalıştınız ve elbet hakettiğinizi alacaksınızdır, heyecan yapmayın ve başarabileceğinize inanın.Ve; kitapçık türlerinizi işaretlemeyi, sakın unutmayın :)

Neşe Tuana

Hiç yorum yok: