16 Nisan 2010 Cuma

Taşınıyorum

Dünden beri taşınmaya çalışıyorum.Resmi işler, telefon hatlarının aktarımıyla dün uğraştık bugün de evi taşıyacağız artık.Resmi işler dedim ya, Allah kimseyi devlet kapısına (Belediye, Adliye, Turk Telekom vs.) düşürmesin, bir işini yapmak için, saatlerce uğraştırıyorlar insanı.Ordan oraya, ordan oraya...Ancak tanıdığın birileri varsa (biz buna dayın varsa diyoruz) işini hallediyorlar.Yada benim gibi sinirleniriniz boşalıpta, bağırırsanız orta yerde "- Tamam, hoca hanım, hemen hallediyoruz" diyorlar.Öyle yerinizde ezik ezik oturursanız efendice, üstüne bir de gelip size söyleniyorlar.Ve ben buna çok kızıyorum.Tanıdığım yok diye değil onlara tenezzül etmiyorum, bu yüzden de işlerim uzuyor.

Yani benim memleketimde, kurum çalışanlarının bir kısmı halkın işini aksatıyor.Mesai saatinde sigara, çay zamanı mı olur?Millet kuyrukta işi için beklesin, siz keyfinize bakın.Zaten ülkemizin gelişememe sebeplerinden birisi de görevini aksatan insanlardır.Bu insanlar, gelecek nesillerin de önünü kesiyorlar, bu bile kul hakkına girer.Yapmadıkları, aksattıkları işler ile sadece bizim işimizi engelleme ile kalmayıp, gelecek neslin gelişiminin de önünü kesiyorlar.

Aynı durum bankalarda da var.Elinize bir sıra kağıdı tutuşturuyorlar, bekle ki sıran gelsin.1 tane memur koymuşlar 400 kişi sırada bekliyor..Son 2 yıldır bu yüzden bankalara gitmiyorum.Bütün işlemlerimi internetten yapmaya çalışıyorum.En iyisi bu.Sıra bekleyerek zaman kaybetmiyorum en azından, vakit nakittir.

...

Genelde taşındıktan sonra ne nerde diye arayıp dururdum ama yine öyle olmasın diye herşeyi koliledikten sonra üzerine yapışkanlı etiketleri yapıştırıp içerisinde ne olduğunu yazdım.Oh iyi oldu :) en azından ne nerde diye arayıp durmam.Taşınmak çok zor bir iş ya ...Şöyle yukarıdaki resimde olduğu gibi, evi yerinden taşısak neyse de :) tek tek eşyaları kolilemek, kırılacakları ayırmak vs vs.. çok zor oluyor.Bir de bunun kolileri açıp yerleştirme işi var ki o daha bir zor.

Koli toplamakta ayrı bir dert zaten.Ama biz önceden çuval topladık, kırılacak eşyaları da gazete kağıdına sarıp çuvala yerleştirdik.Gayet iyi oldu.

Yeni evimize gelince, fotoğraf makinemi de koliye yerleştirdiğim için resmini çekemiyorum ama kısaca tasvir edeyim.Çok sessiz doğa ile başbaşa bir yer.Odamın penceresinden karşı  köyü görebiliyorum.Hatta karşımız da köy gibi.Dağ, orman ve ırmak manzaralı...Koyunlar, inekler otlanıyor.Dün akşam üstü biraz çevreyi keşfedelim dedik minik kuzuların otlandığını gördük.Şehir merkezine yürüyerek 20 dakikada varılabiliyor.Araba ile 5 dakika.Şehrin o kötü  mazot ve beton kokusu burada yok.Pencereyi açtığımda içeriye gecesefasına benzer mis gibi bir koku doluyor.Çamların ve ağaçların temiz kokusu..

Bu arada 6. katta oturuyoruz.Asansöre alışamadım, inip çıkarken merdiveni de kullansam hiç yorulmuyorum.Apartman çok kalabalık olmasına rağmen, kimse yaşamıyormuş gibi hiç ses çıkmıyor.Geceleri çıt sesi yok.Rahat rahat uyuyabilir, dinlenebilir insan.

Apartmanın kapıcısı da var.Marketler bu kadar uzak olunca, ben de sanıyorum ki kapıcılar sabah ekmek falan da dağıtıyor, ama nerde.Bizim kapıcılar şanslı.Sadece çöpleri kapının önünden alıyor, zaten onu da asansörle indiriyorlar.Onun dışında oturdukları ev bedava, aylık ücrette alıyorlar.Öğretmenler odasında anlattım bunu, okul müdürümüz; "-Kapıcı olmayı düşünebilirim" deyince, herkes gülmeye başladı.Şaka bir yana iyi bir meslek aslında kapıcılık.Benim mesleğim olmasa, okumamış olsam yapardım.(Herkes okusaydı, zaten diplomalı sebzeciler, kapıcılar olurdu.)Hiç gocunmam da "kapıcıymış" diyecekler diye.Milletin ağzı çok laf yapar ama kimse kimseye ekmek vermez.Bu yüzden işiniz gücünüz varsa, kimsenin yorumunu sallamayacaksınız.Alın teri dökülen herşey, sahibinin en büyük hazinesidir.
....
Ev ile ilgili bir sorunum var ki o da araba...Market ve ekmek fırını yakında hiç yok.Markete varmak için, uzun bir yol yürümek zorundayız.Gerçi dolmuşlar 10 dakikada bir kez geliyor ama gece 9 dan sonra buraya dolmuş yok.O yüzden bana en kısa zamanda bir araba lazım, gibi görünüyor.Milli piyangodan yüklü bir ikramiye çıksa hiç fena olmaz. :)

Pazar günü de en yakın arkadaşımın düğünü var.Yani pazara da Isparta yolcusuyum.Hala ne giyeceğimi bulamadım.Antalyaya yaz geldi, ama geceleri soğuk oluyor.Sanırım Isparta soğuktur hala.Eğer oralarda olan birileri varsa bu yazımı okuyan, bilgilendirebilir mi beni? :)

Bugün ev taşınsa, yarına biraz rahatlarız sanırım.Burada sebze pazarları cuma günleri kuruluyormuş, daha nerede olduğunu keşfedemedim ama yakınlardaymış.Artık manavdan sebze almayacağım pek taze olmadığı gibi pazara göre de pahalı oluyor.

Şimdi ben yazıyı yazarken, penceremden karşıda kuzuların koşuşturduğunu görüyorum.Şu ev işlerini bir halletsem de oraya gidip kuzuları sevmek için vaktim kalsa diye hayal ediyorum.Günlük gibi oldu bu yazı :)


Gidip temizlik yapayım biraz.Öğleden sonra da okula gideceğim.Yazımı okuduğunuz için teşekkür ederim.Hayırlı Cumalar.



http://www.nesetuana.com

9 yorum:

halimce günce dedi ki...

taşınmak kadar insanı yoran yıpratan çok az şey vardır sanırım...
Kolay gelsin...

rumma dedi ki...

Yeni eviniz hayırlı olsun..:)

İyi komşularınız vardır inşaallah , market problemini bende çekiyorum maalesef en yakın markete gidebilmek için yokuşu inip çıkmak gerekli..:(

Fotoğrafları sabırsızlıkla bekliyorum..

Hayırlı cumalar,sevgiler

kalüfer böcüğü dedi ki...

manav konusuna katılıyorum ben küçükken de manav pahalı olurdu ama en taze sebzeler orada satılırdı şimdilerde iyice yaydılar, bozuk küflü ne varsa onlarda.

Newbahar dedi ki...

Eşimin görevi sebebiyle bizde sık sık taşınıyoruz. Haziranda yine bir taşınma telaşı beni bekliyor. Alıştım artık, dert etmiyorum. Sadece taşınacağım ev kullanışlı olsun yeter.
Sizede kolay gelsin sevgili Tuana, anlattığınıza göre gayet güzel bir yerde eviniz.
Isparta soğuk olmalı sanırım. Soğuk olsa ne çıkar bir dostun düğünü ve bol bol eğleneceğiniz bir ortam değil mi?

Sevgiler

ladygreenriver dedi ki...

kolay gelsin bitanem,sana da hayırlı cumalar,işlerin rast gelsin inşallah...
sevgiler

* *selinka* dedi ki...

sevgili tuana bende öyle bir yerde oturmak isterdim cocuklarla malesef apartmanlara sıkıştık kaltık.valla sana katılıyorum bu ülkede tr okadar aylakcı insan var bende diyorum.acaba öbür tarafta kimi kandıracaklar acaba kul hakkını bilmeyen kimseye deger vermeyen bu insanlar nasıl insanlık beklersin anlamadım gitti.insanlar hiçmi egitilmez yontulmazlar hiçmi sorumluluk bilmezler anlamdım gitti.erkek kardeşime göre ben bir dinozorum.ancak müzelerde olur diyor.hak vermiyor degilim hani sevgiler canım.cok derin yarama basmışın cenem düşmüş.mutlu kal canım.

!♥ tuana ♥ ! dedi ki...

Güncem, teşekkür ederim.

Rumma, teşekkürler.Güzel dualarınız için çok sağolun.

Kalüfer böcüğü;çok haklısınız, en iyisi sebze meyveyi pazardan almak.

Newbaharım, çok teşekkür ederim.Size de kolay gelsin şimdiden.Taşınmak çok yorucu..

ladygreenriver,çok teşekkür ederim canım.

Selikam, yorumunuz için teşekkür ederim. :)

Tubyaa dedi ki...

kolaylıklar gelsin bu arada belki ben göremedim kusura bakmayın ama hangi şehirde oturuyorsunuz. büyük şehirlerin bu şehirden uzak tabir ettikleri kendi çapında şehirleşmeye çalışan mahallelerinin de bu sıkıntısı mı diyeyim yoksa ufak ayrıntısı mı diyeyim, markete manava fırına bir ekmek almak için bile onca yol katetmek zorunda kalmak falan -büyük şehirleşmenin- en zor yanlarından birisi bu olsa gerek.

!♥ tuana ♥ ! dedi ki...

Tubyaa, Teşekkür ederim.Antalyanın ilçesinde yaşıyorum.Aslında tek sorun marketlerin uzak olması oda şehire uzak bir yerdeyim doğayla başbaşa :), ondan kaynaklanıyor.