5 Nisan 2010 Pazartesi

Neden Yazamadım?;AÖF sınavı ve Gözetmenlik


Hafta sonu bloguma giriş yapamadım çünkü;Cumartesi-Pazar günleri Açıköğretim Üniversite sınavlarına gittim.Bu arada ben 3. üniversite olarak açıköğretimden "iktisat" okuyorum, bu sene 3.sınıftayım.

Cumartesi günü sabah açıköğretim sınavına girdiğim okulda, öğleden sonraki sınavda  da gözetmen olarak görevliydim. Garip bir durum ortaya çıktı. Sabah beni öğrenci olarak gören kapıdaki bayan polis memuru öğleden sonra gözetmen olarak girdiğimi görüce "-öğrenciler buradan giremez " diye bana çıkıştı :) Gözetmenlik kartımı takmayı unutmuşum.Çıkarıp gösterince şaşırdı ve "- kusura bakmayın hocam " dedi.

Sınavdan gözlemlediğim notlara gelince :

Sınav girişinde kız öğrencilerin çantalarına bakarken, polis memurlarının;

"-Çantanızda biber gazı varsa bırakın buraya" demeleri, bana çok komik geldi.Biber gazı ile sınıftaki gözetmenleri bayıltıp, kopya çekme girişiminde bulunmazdı heralde..

Sabah sınava girdiğim sınıfta, herkes birbirinin tanıdığı çıktı.Hatta bir sırada oturan öğrenciler aynı dersanede ve aynı sınıfta öğrencilermiş.Arka arkaya oturmaları da gözetmenlere sıkıntılı anlar yaşattı.Sürekli aralarda gezmek zorunda kaldılar.Halbuki zaten zaman çok kısıtlı, soruları okumak için ancak yetiyor, kopya çekmeye inanın zaman bile kalmaz..Sınav gözetmenlerinin aralarda gezmeleri de dikkat dağıtıcı bir durum.

Buradan da bir çağrı yapalım.Sınavlarda parfüm şişesini lütfen üstünüze boşatmayın.Rahatsız olan insanlar olabiliyor.Sonra; kız öğrencilerin saçlarını ikide bir arkasındaki arkadaşının sınav kağıdının üstüne gelecek şekilde arkaya atması..Bunlar gözlemlediğim olumsuz şeyler..

Sınav salonunda, kendi aralarında konuşan gözetmenlerin yaptıkları da hoş değildi.

Engelli öğrencilerin, sınava gireceği sınıflara çıkmaları bir hayli zor oldu.Tekerlekli sandalyede olan engelli bir öğrenciyi arkadaşlarının yardımı ile 4. kata taşıyarak çıkardık.Farkettim ki başkalarına bağımlı olmak kendisine bir parça dokundu..Okullarda engelliler için mutlaka bir asansör bulunması gerektiğini düşündüm.

3 gün önce bağırsak kanseri ameliyatı olmuş bir bayan öğrenciyi de babası kucağında sınıfa getirdi.Ameliyatlı bir halde, sınava gelmek riskli bir durum.Açık Öğretim Fakültesi bu tür öğrenciler için ayrı bir sınav yapmalı.Nasıl ki ,üniversitede raporlu öğrenciler daha sonra mazeret sınavına giriyor ise, aynı durum AÖF sınavlarında da mutlaka olmalı.

Ve en önemlisi ARTIK SINAVLAR İLÇELERDE DE YAPILMALI!
Sınava Gazipaşa ilçesinden gelen öğrenciler vardı.Antalya ile Gazipaşa arası yaklaşık 4 saat sürüyor.Sınav saati sabah 09.30 olduğuna göre ilçede oturan öğrenci gece 3 te evden çıkmalı ki sınav yerine varabilsin.Bu sistem çok saçma yahu!

Okul bahçelerine ellerinde kabarık ders notlarıyla gelen öğrencilerde sınavın en eğlenceli tarafıydı.Sınava kalmış yarım saat hala harıl harıl ders çalışıyorlar :) Yada hiç çalışmadıkları için son anda bakıyorlar,orası bilinmez ama " Ben çalışkanım " imajı verdikleri kesin.. :)

Sonunda bir açıköğretim üniversitesi vize sınavlarını da atlatmış oldum.Darısı yüksek lisansımın başına..

Sınavlar gayet güzel geçti.Bu sene de biterse seneye 4. sınıf oluyorum.Diğer senede hayırlısı ile 3 üniversite mezunu olmuş olacağım :)

Bu arada Antalya'ya gitmişken çok güzel sergiler gezdim ve fotoğrafladım.Harika eserler var.Fotoğraf makinem evde olduğu için şimdi resimleri ekleyemedim.Okul çıkışı eklerim, sergi resimlerini mutlaka görmelisiniz. :)

Sonuç olarak; Aynı gün hem sınava giren öğrenci hem sınavda gözetmen olmak " Empati " açısından çok güzel bir durummuş.Ben bugün bunu öğrendim..

4 yorum:

NiLaY dedi ki...

bol sınavlı bir haftasonunun ardından iyi haftalar dilerim :))

!♥ tuana ♥ ! dedi ki...

Teşekkür ederim.İyi haftalar Sevgili Nilay. :)

aydilber dedi ki...

nekadar hoşben bunu çok seviyorum hayata gülan gözlerle bakmak ...şikayetetmek yerine eleştirmek ,eleştirdiğimiz şeylerin değişme ihtimali mutlaka vardır.ama şikayet ettiğimiz şeyler sadece kendimiz içindir...iyi haftalar

!♥ tuana ♥ ! dedi ki...

Evet değişme ihtimali mutlaka birgün olur..
İyi haftalar sevgili Aydilber..