30 Mart 2010 Salı

İpek Böcekleri


Yaradılışında birçok hikmeti barındıran kelebeklerin, yaşam sürecini düşünecek olursak, soyunun devamını getirmek için kısa (bizce) ömürlerine uzun zamanlar sığdıran varlıklar olduklarını söyleyebiliriz.Bütün canlılar içerisinde ise soy devamını kelebekten daha stilize, daha estetikle yoğrulmus bir şekilde gerçekleştiren canlı ise pek azdır. Kelebeğin ve pupadan çıkan diğer canlıların farki, evrensel amacı gerçekleştirme yolunda bir gelişim yaşamamaları, zamanı geldiğinde, sadece tek bir kez çiftleşebilmek için kozadan çıkmaları ve hemen ardından ölmeleridir.

Öyle ise canlıların hayatlarında insanlara sunulan pek açık nimetler ve göstergeler vardır.Bir kelebek, -bize göre kısa olan - 1 günlük veya 3 günlük ömrünü, soyunun devam etmesi için çabalayarak tamamlar.





Küçükken yakınımızda oturan bir akrabamız, bana Isparta'dan 10 tane ipek böceği getirmişti.İpek böcekleri solucan gibi görünseler de çok sevimli varlıklardır.Minik oldukları için elime aldığımda, "acaba canlarını acıtırmıyım?" diye düşünmeden edemezdim.Bir kutu içerisinde, uzun bir zaman besledim onları.Bazı günler kutuya koyduğum dut yapraklarının arasında kaybolurlardı.Uzun bir zaman sonra beslediğim İpek böceklerim koza yapmaya başladılar.Yaşadıkları kutuların içerisinde, örümcek ağı misali ipek yumuşaklığında bir ağ ile günden güne kendilerini kaplamaya başladılar.Ben o zamanlar 6 yaşında olduğum için durumu pek de idrak edemediğimden öleceklerini düşünüp ağlardım.Birgün babam bana ipek böceklerinin bu şekilde kelebek olacağını anlatmıştı ama inanmamıştım.Koza bana kefen' i hatırlatıyordu..

Sonra ipek böceklerim tamamiyle koza oldular.Kısa bir zaman sonra da birgün uyandığımda baş ucumdaki kutularının içerisinde 2 tane renkli kelebek vardı.Annem odama gelip, kelebeklerin çıktığını görünce "-bunları bırakalım uçsunlar " dedi.İtiraf ediyorum; "bir kafes olsa onları orada beslesem, dışarda ölürler " diye düşünerek, ağlayıp uçurmalarına izin vermemiştim.Bütün kapıları da kapattırıyordum kaçmasınlar diye.O günün akşamı yaptığımın yanlış olduğunu anladım ve kozaları kutularıyla beraber bahçeye dut ağacının yanına güzel bir yere koydum.Bilmiyorum nasıl oldu ama 1 ay sonra yaz mevsiminde bahçemiz kelebek doldu.Renkli, çeşit çeşit kelebekler uçuşmaya başladı.

Bir kelebeğin yanınızda uçması bile size mutluluk verebiliyor...

İpek böcekleri, kelebekler, kuşlar, martılar,tavşanlar . . .bütün hayvanlar ne kadar değerli ve farklı.

Gerek medyaya yansıyan haberlerde gerekse günlük hayatta, bir insana hakaret edilirken " Hayvanmısın sen?" diyenleri duyuyorum.Bir insanın diğer bir insana hakaret etmesini bir yana koyalım, Hayvanlar değersiz, bir kötü söze ima olacak varlıklar değillerdir.Bazı insanların bunu idrak etmeleri gerekiyor.




Hiç yorum yok: