12 Ocak 2010 Salı

SEN...En güzel günlerimin üç mel'un adamı var



En güzel günlerimin



üç mel'un adamı var:


Ben sokakta rastlasam bile tanımayım diye


en güzel günlerimin bu üç mel'un adamını


yer yer tırnaklarımla kazıdım


hatıralarımın camını..


En güzel günlerimin


üç mel'un adamı var:


Biri sensin,


biri o,


biri ötekisi..


Düşmanımdır ikisi..


Sana gelince...


Yazıyorsun..


Okuyorum..


Kanlı bıçaklı düşmanım bile olsa,


insanın


bu rütbe alçalabilmesinden korkuyorum..


Ne yazık!..


Ne kadar


beraber geçmiş günlerimiz var;


senin


ve benim


en güzel günlerimiz..


Kalbimin kanıyla götüreceğim


ebediyete


ben o günleri..


Sana gelince, sen o günleri -


kendi oğluyla yatan,


kızlarının körpe etini satan


bir ana gibi satıyorsun!.


Satıyorsun:


günde on kaat,


bir çift rugan pabuç,


sıcak bir döşek


ve üç yüz papellik rahat


için...


En güzel günlerimin


üç mel'un adamı var:


Biri sensin,


Biri o,


biri ötekisi...


Kanlı bıçaklı düşmanımdır ikisi...


Sana gelince...


Ne ben Sezarım,


Ne de sen Brütüssün...


Ne ben sana kızarım


ne de zatın zahmet edip bana küssün..


Artık seninle biz,


düşman bile değiliz..






NAZIM HİKMET

Hiç yorum yok: