11 Aralık 2009 Cuma

Mitolojik Bir Üniversite Anım

Mitoloji ile tanışmamız ilk üniversitemi okuduğum  yıllarda oldu.Çok sevdiğim bir ders olmasına rağmen mitoloji öğrenmeninden pek de hoşlanmazdım.Neden derseniz;Kendisiyle koca 2 yıl ders işledik,hiçbir vize ve sınav sorusunu "soru olarak sormayıp" bizi slayt odasına götürerek gösterdiği resimlerden sorular sorardı.Kafanız karışabilir;anlatayım;
"30 dakikalık bir sınav zamanı,30 tane slayt çıkıyor,her slayt resim 1 dakika sonra değişiyor.O 1 dakikada resme bakarak ;hangi mitoloji tanrısı olduğunu ve mucizelerini yazmak zorundasınız."
Yazamazsanız vize den 60 alamazsanız,olurda dersten kalırsanız vayy halinize.İşin yoksa gelecek yıl çömez diye tabir edilen :),çömler ile 1.sınıf ders tekrarlarına gir.
"Yahu hocam ben nerden bileyim Saçma sapan mitleri,olmayan tanrıların özelliklerini" diye hocaya sınav sonrası çıkışırsanız 100 alacakken benim gibi 60 alıp oturursunuz.
"Vay hocam neden ben 60 aldım" derken final sınavında puanınız düşer.
Gider öğretmeni şikayet ederek sınav kağıdınızın incelenmesini talep ederseniz,(ben yaptımda:) )Baktınız olmuyor;Hadi bakalım zaten sınıfta herkes derslerin resim olarak işlenmesinden şikayetçi.Tema'nın imza kampanyası için,üniversitede imza toplarken esinlenerek,mitoloji derslerinin klasik sorulardan oluşması ve slayt içeren resimli soruların sorulmaması için "imza kampanyası başlatırım"
Sonuç ;evet değiştirdim! sayın hocamız klasik sorular sormaya başladı,Ama ne sorular..
O yıl Sınıftan 2 kişi bu dersten geçti.Tabii ki biri ben.Öğretmenim dersten geçtiğime sevindi mi?bilinmez ama zaten sınava ilk girdiğimizde "bu sınıftan 2 kişi bu dersi ya geçer ya geçmez" demişti.Ben de sınav çıkışı kağıdı verirken"seneye görüşemeyeğiz hocam hoşçakalın" dedim :)
Dersten geçen diğer arkadaş söylenenlere göre Sevgili hocamızın kız arkadaşıymış.Vallahi ben demiyorum.Sınıfta herkesin ağzındaydı,zaten dedikoduları en geç ben duyardım.Bu hocamız sınıftaki arkadaşımız ile berabermiş.Sık sık üniversiteye yakın kafelerde beraber görünüyorlarmış.Arkadaşımızın da yaşı büyük,üniversiteye epey geç gelmiş,Hocamız ile aralarında 3 yaş farkı vardı.Sanırım okulda ben bile bu durumu duyduğuma göre yöneticilerin de kulağına gitmiş ve sevgili hocamız başka bir üniversiteye nakledilmişti.Kendisinden bir daha haber alamadık :)
Sonra yeni mezun bir bayan öğretmenimiz geldi.Hiç unutmam hep 100 alırdım sınavlarından.Bütün soruları cevaplardım.
Demek ki eğitimciye göre de başarı ve eğitim değişiyor.
Ben de Eğitimci oldum,Öğretmenim.Ama öğrenim hayatım boyunca öğretmenlerle ters olmanın zararlarına hem şahit oldum hem yaşadım.Bu yüzden hiçbir öğrencime diğerinden farklı davranmamaya,haksızlık yapmamaya dikkat ettim. 
Üniversite de böyle kalıplar vardır.Kimi hoca için "sakın sınav kağıdına bakmayı isteme yoksa hoca sana takar" :)denilir.Üniversitede 1. yılımda bir üst sınıfımdan bir arkadaş bana böyle demişti.Hiç önemsemedim.Sınav sonucumun düşük olduğunu düşünerek nerde hata yaptığımı görmek için "öğretim görevlisinin"odasına gittim.Sınav Kağıdımı çıkararak bana hatalarımı gösterdi.Hepsini gösterdikten sonra 85 olan sınav notumu 95 olarak değiştirdi.Valla ne yalan söyleyeyim çok şaşırdım."Finale daha çok çalışman şartıyla değiştirdim "dedi.Teşekkür ederek odadan çıktım.1.sınıf bir çömez olarak bu durum bana güven vermişti.Sınıftakilere durumu anlatınca herkes hocanın kapısında yatar kalkar oldu :)

....devam edecek

Hiç yorum yok: